ABD, Rusya-Türkiye gerilimi planlıyor

ABD Başkanı Trump'ın, "ABD'nin Suriye'den sözde çekilmesi" hamlesiyle neleri planladığı yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. ABD, her zaman olduğu gibi bir taşla birçok kuşu vurmanın hesabında… Görülüyor ki bu hesaplardan biri de, büyük darbe yediği Astana sürecini dağıtmak, Rusya ile Türkiye'yi karşı karşıya getirmek…

ABD, Rusya-Türkiye gerilimi planlıyor

ABD Başkanı Trump'ın, "ABD'nin Suriye'den sözde çekilmesi" hamlesiyle neleri planladığı yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. ABD, her zaman olduğu gibi bir taşla birçok kuşu vurmanın hesabında… Görülüyor ki bu hesaplardan biri de, büyük darbe yediği Astana sürecini dağıtmak, Rusya ile Türkiye'yi karşı karşıya getirmek…

ABD, Rusya-Türkiye gerilimi planlıyor
07 Ocak 2019 - 08:37

Esasen Patriot hamlesiyle de aynı amacı hedefliyor.  "Patriot satarım ama S-400 anlaşmasını iptal etmelisin" teklifi bu amacı açıkça gösteriyor. Yine Birleşmiş Milletler'e Ukrayna tarafından getirilen "Kırım" oylaması ve Türkiye'nin bu oylamayla Rusya'nın aleyhinde oy vermeye zorlanması da bu amacı taşıyor. Yani ABD, dört bir koldan, son dönemlerde iyi giden Türkiye-Rusya ilişkilerini hedef alıyor. Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkilerin düzgün gitmesi, ABD'nin özellikle Ortadoğu'yu işgal projesini ciddi manada engelliyor. ABD, Türkiye'nin "Batı rıhtımı"nda demirli kalmasını istiyor; onu, Rusya ve Çin'in başını çektiği, ABD'yi her sahada özellikle de ekonomi sahasında mağlup eden doğu bloğuna kaptırmayı istemiyor. Amerikan kanalı Fox News'e konuşan ABD'li emekli Albay Douglas MacGregor, ABD'nin Suriye'den çekilme kararıyla bu noktadaki gizli niyetini deşifre etti. MacGregor, ABD Başkanı Trump'ın çekilme kararının Rusya'nın bölgedeki müttefikleriyle ilişkilerine olası yansımalarını değerlendirdi. Emekli Albay, "Rusya, çok uzun süredir Türkiye, İran ve Suriye'deki diğer taraflarla ilişki içinde. Ancak ABD'nin çekilmesi, Rusya'yı müttefikleri arasında seçim yapmak zorunda bırakacak" dedi.  MacGregor, şunları söyledi: "Suriye hükümet güçlerini bu bölgeye girmeye zorladık ve biz çekiliyoruz. Eğer Rusya, Türklerin Suriye'ye girmesine izin verirse, Suriyeliler ve İranlılar üzerindeki nüfuzunu kaybeder." Görüldüğü gibi, ABD'nin bir amacı da Rusya'yı bölgede zor durumda bırakmak… Rusya, Türkiye'ye operasyon izni vermezse, Türkiye'yi karşısına almış olacak; izin verirse, Suriye ve İran'ı karşısına alacak. Aşağı tükürse sakal, yukarı tükürse bıyık…  Üstelik Rusya, Suriye'nin kuzey doğusundaki PYD ile ilişkilerini de iyi tutmaya çalışıyor. Türkiye'ye izin verse, bu ilişkileri bozmuş olacak, vermese, Türkiye ile ilişkileri bozulacak. ABD, İdlib bölgesinde Rusya ve Suriye'nin mutabakat yaptığını ve de gözlerin Menbiç ve Fırat'ın doğusuna çevrildiğini görünce, bu çekilme hamlesiyle Astana müttefiklerini karşı karşıya getirip, İdlib, Afrin ve çevresini problemli hale dönüştürmeye, dikkatlerin yeniden Suriye'nin kuzey batısına dönmesine çalışıyor. Fırat'ın doğusunda PYD/YPG ve batısında da HTŞ, ABD'nin bu projesine uygun olarak yangına körükle gitmenin adımlarını atıyor. PYD, Rusya'yı arabuluculuğa davet ederek, Suriye yönetimiyle "özerklik" konusunda anlaşmaya çalışıyor. HTŞ ise, ÖSO unsurlarına saldırı düzenledi; tam da Menbiç ve Fırat'ın doğusuna Türk askeriyle beraber operasyona hazırlanırken, Menbiç sınırına yığınağa yoğunlaşmışken... Çıkan çatışmalarda 97 kişi öldü. Yani ABD, bu çekilme hamlesiyle bir taraftan "Türkiye'nin operasyon kartını" kullanarak Esad yönetimini PYD ile özerklik konusunda anlaşmaya zorlarken, diğer taraftan da Türkiye'nin ve ÖSO'nun PYD'ye operasyon yapmaması için her türlü provokasyonu hazırlıyor. Oyun içinde oyun… PYD/YPG uzun zamandır kendisini "Rojava özerk yönetimi" olarak tanımlıyor. Niyetleri belli… İşte bu sözde özerk yönetimin üst düzey yetkililerinden olan Bedran Çiya Kurd, Reuters'e yaptığı açıklamada, ABD'nin Suriye'deki varlığından bağımsız olarak, Esad ile anlaşmak için Rusya'ya bir yol haritası sunduklarını ve Moskova'dan yanıt beklediklerini söyledi. 14 Aralık'ta Moskova'da Rusya Dışişleri Bakanlığında görüşmeler yapan heyette yer alan Bedran Çiya Kurd, bu anlaşmanın hayata geçmesi durumunda iç savaşta parçalanan ülkenin en büyük iki toprak parçasının yeniden birleştirilebileceğini, geriye sadece Türkiye destekli Esad karşıtı güçlerin elindeki kuzeybatı köşesinin kalacağını kaydetti. En önemli önceliklerinin bölgede Türkiye'ye karşı bir kalkan oluşturmak olduğunu belirten Kurd, ABD askerlerinin de çekilmesi sonrasında ülkenin kuzeyinde oluşması beklenen boşluğu Rusya'nın yardımıyla Esad birliklerinin doldurmasını istediklerini söyledi. Kurd bir de, sanki ABD'nin bu plandan haberi yokmuş, bu planın ABD ile hiç alakası yokmuş gibi, Rusya'nın arabuluculuğu kabul ettiğini belirterek "Amerikalılar karşı çıksa bile bedeli ne olursa olsun Şam ile anlaşmaya varmak için kararlı olduklarını" kaydetti. Daha önce Rusya'nın arabuluculuğunda PYD ile Suriye yönetimi bazı görüşmeler yapmıştı ama PYD'nin özerlik ısrarı, ayrıca Fırat Nehri üzerindeki barajların, petrol sahalarının ve de diğer kaynakların kontrolünü talep etmeleri bir mutabakata kapı açmamıştı. Esad yönetimi ise, toprak bütünlüğünü ve tüm kaynakların Suriye yönetiminde olmasını istiyor. Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim kısa süre önce yaptığı bir açıklamada Suriye'de federal bir sistemin kabul edilemeyeceğini belirtmişti. Kurd ciddi bir diyaloğa girme konusunda Şam üzerindeki baskının arttığını öne sürerek "Top Rusya ve Şam'da. Bu temelde bir diyalog başlatabilir ve müzakere edebiliriz" dedi.  Elbette bu baskı, ABD'nin çekilme kararı ile Türkiye'nin bu bölgeye operasyon yapma isteği…  PYD, Suriye yönetimine "Eğer bizim dediklerimizi yapmazsanız, Türk askeri bu bölgeyi ele geçirecek" baskısı yapıyor.  ABD Dışişleri Bakanı Pompeo'nun Newsmax haber sitesine verdiği demeçte söylediği, "ABD, Türklerin Suriye'de Kürtleri kıyıma uğratmamasını güvence altına almaya çalışıyor" ifadeleri de Esad'ın PYD'yi özerk olarak tanımasını sağlamaya yönelik…  Hatta bu konuşmada, Pompeo'nun, "boğazlanma" kelimesini kullandığı ifade ediliyor. Netice; ABD'nin hesabı, Astana'yı dağıtmak, Türkiye ile Rusya'yı karşı karşıya getirmek, Türkiye ile Suriye'yi çatışmaya sürüklemek… Bütün bu hesapları Suriye'den çekilmek için değil, Suriye'de varlığını kalıcı hale getirmek için yapıyor. Prof. Dr. Haydar Baş'ın ifade ettiği gibi, bu bölgede vatan hesabı yapıyor. O halde çözüm, ABD'nin beklemediği bir hamleyi yapmak; yine Sayın Baş'ın tavsiye ettiği gibi, bölge ülkeleri olarak bir araya gelerek ortak bir çözüm bulmak… Türkiye ve Suriye yeniden bir araya gelmeli ve hem Türkiye'nin güvenliğini hem de Suriye'nin toprak bütünlüğünü sağlayacak, Suriye'de özerklik isteyenlerin planlarını boşa çıkaracak, terörü tamamen bitirecek, ABD'yi buradan gerçekten çıkartacak ortak bir yol bulmalıdır.  Buna ne ABD hayır diyebilir, ne Rusya, ne BM… Mülteci sorunu da böylece kendiliğinden çözülür.

Bu haber 464 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum