bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort halkalı escort istanbul escort istanbul escort istanbul escort mecidiyeköy escort pimapen tamir dtunnel
Yeni dünya düzeninde Türkiye'nin yeri ne
Yakın coğrafyamızdaki gelişmeler, içinde bulunduğumuz finansal-ekonomik kriz, ABD Başkanı Trump’ın dayatmaları ve bu dayatmalara karşı oluşan doğal uluslararası direnç, ABD-Çin, ABD- Rusya rekabeti, İran’a yaptırımlar, küresel ve bölgesel jeopolitik değişimlerin ve güç mücadelelerinin işaretlerini oluşturmaktadır.

Yeni dünya düzeninde Türkiye'nin yeri ne


Bu süreç, öncelikle Trump’ın neyi amaçladığını anlamayı gerektirmektedir. Trump’a göre, Amerika’nın büyümesini, zenginleşmesini sağlayan ve serbest ticareti esas alan liberal ekonomik düzen uzun bir süredir Amerikan çıkarlarından çok, Çin’in çıkarlarına hizmet etmektedir.

ÇİN EKONOMİSİNİN BÜYÜMESİ ABD LİDERLİĞİNİ TEHDİT EDİYOR

Trump’a göre serbest ticaret sayesinde Çin ekonomisi Amerika açık verirken büyüdü. Çin kaynaklarını kullanarak ordusunu güçlendirdi ve Asya-Pasifik’ten Avrupa’ya ve Afrika’ya açılımı sağlayan Yol Kuşak Projesi ile jeopolitik etkinliğini yaymaktadır. Bu durum, Amerika’nın kurduğu uluslararası düzeni ve Amerikan liderliğini tehdit etmektedir.

Trump, dış ticaret açığını kapatmak, ulusal üretimi artırmak ve öncelikle Çin’in yükselişini önlemek amacı ile çareyi gümrük vergileri ile korumacı ekonomi modeli uygulamakta görmektedir. Bir başka ifade ile Trump, Amerika’nın büyümesini ve zenginleşmesini sağlayan serbest ticaret düzenini yıkarak, Çin’in küresel liderliğe yükselişini engellemeye, Amerikan liderliğini korumaya çalışmaktadır. Trump, ticaret savaşları olarak da tanımlanan bu inisiyatifi, başarıyı amaçlayan farklı bir stratejiye dönüştürmektedir. Trump’ın uluslararası ilişkilerde, bir yanda değişik yöntemlerle Kuşak Yol Projesini engellemeye çalışırken diğer yanda, amaçları istikametinde ekostratejik hamlelere öncelik verdiği de ifade edilebilir.

Bu durum, Amerikan devletinin felsefesini oluşturan liberal ekonomik değerler ile çelişki oluşturduğu için Amerikan derin yapısı, Trump’ı İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan ve Amerika’yı küresel liderliğe taşıyan uluslararası düzene ve Amerikan çıkarlarına karşı tehdit olarak görmekte ve yıpratmaya çalışmaktadır.

GÖRMEK İSTESEK DE İSTEMESEK DE...

Burada cevaplandırılması gereken kritik sorular şunlardır;

- Trump’ın siyasi ömrü bu stratejiyi uygulamaya yeterli olacak mıdır?

- Bu stratejinin başarılı olma şansı nedir?

- Eğer bu strateji başarısız olursa ABD hangi hamleleri yapacaktır?

-Küresel ve bölgesel jeopolitik bu gelişmelerden nasıl etkilenecektir? Başta Çin olmak üzere küresel ve bölgesel aktörler hangi karşı hamleleri yapabilecektir?

-Türkiye bu gelişmelerden nasıl etkilenecektir? Bu süreç Türkiye için hangi tehditleri ve fırsatları ortaya çıkarmaktadır?

Görmek istesek de istemesek de eski dünya düzeninin yerine yeni bir düzen kurulmaktadır. Aslında bu süreç Berlin Duvarı’nın yıkılması ile başlamıştır. Çin öne çıksa ve 2050 yılında küresel liderliği ele geçireceğini iddia etse de yeni düzenin nasıl kurulacağını ve bu değişimin ne kadar süreceğini şimdiden öngörebilmek mümkün değildir.

Yeni küresel ve bölgesel dengeler oluşuncaya kadar uzun, istikrarsız ve sancılı bir süreç bizi beklemektedir. Bu değişim sürecinde yeni birliktelikler ve ayrılıklar olabilir. Trump’ın yaptırımları ile kendilerini aynı tehdit karşısında gören Çin, Rusya, İran, Türkiye gibi ülkelerin yakınlaşması bunun göstergesidir.

TÜRKİYE SÜRECİ ANLAMALI

Ekonomik-finansal krizle beraber yaşadıklarımız, Amerikan’ın tehditlerini, Rusya’dan, İran’dan ve Çin’den gelen sıcak mesajları, Türkiye’nin Aysa eksenine kaymasını istemeyen İngiltere Fransa’nın yaklaşımlarını, aslında içinde bulunduğumuz güç mücadelesinin ve yeni düzen arayışının işaretleri olarak görmemizi gerektirmektedir.

Türkiye, öncelikle bu süreci anlamalı ve tanımlamalıdır. Türkiye’nin değişim sürecinden kaynaklanabilecek tehditlere karşı öncelikle;

- Ekonomik-finansal alt yapısını güçlendirmesi,

- İç cepheyi kuvvetli tutması,

- Konvansiyonel ve konvansiyonel olmayan çok cepheli dış tehditleri karşılamaya hazır olması,

- Gerektiğinde güvenliğini artırmak için iş birlikleri kurması,

- Fırsatları zamanında değerlendirmesi ve

- Güven verici politikalar uygulaması önem kazanmaktadır.

Bu süreci denge politikaları ile sürdürebilmek giderek zora girmektedir. Bu süreçte denge politikaları uygulanmasının en iyi çare olduğunu iddia etmek yeterli değildir. Bu tezi savunanların, denge politikalarının uygulanmasının nasıl mümkün olabileceğini ve politikaların nasıl uygulanacağını da izah etmeleri gerekmektedir.

Nejat Eslen

Odatv.com

NOT: Konu ile ilgili ayrıntılı bilgi için yazarın ‘Küresel Güç Mücadelesi, 21 nci Yüzyılda Jeostrateji’ adlı kitabına başvurabilirsiniz.


Tarih: 22.08.2018 09:34