İYİ Partili Ümit Özdağ: ''Ülkemize 3 milyon mülteci gelebilir''

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ, Suriye'nin kuzeyindeki İdlib'de yaşananlar hakkında açıklamalarda bulundu.

İYİ Partili Ümit Özdağ: ''Ülkemize 3 milyon mülteci gelebilir''

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ, Suriye'nin kuzeyindeki İdlib'de yaşananlar hakkında açıklamalarda bulundu.

İYİ Partili Ümit Özdağ: ''Ülkemize 3 milyon mülteci gelebilir''
12 Ocak 2019 - 12:16

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ'a, sınırda Menbiç ve Fırat’ın doğusuna yapılacak bir askeri harekat için hazırlıklar devam ederken Suriye’nin kuzeyindeki özellikle İdlib’de yaşanan gelişmeler hakkında açıklamalarda bulundu.

Soru: Son günlerde Türk kamuoyu Menbiç ve Fırat’ın doğusuna yapılacak bir askeri harekat ve ABD’nin geri çekilip çekilmemesine odaklanmış iken hareketlilik İblib’de başladı. İdlib’de ne oluyor?

Ümit Özdağ: Fırat Nehri’nin batısında muhalif grupların kontrolü altında bulunan son bölge olan idlib’de konuşlu silahlı gruplar arasında 2019 yılının ilk günlerinden itibaren şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Bu çatışmalar kapsamında Türkiye’nin terör örgütleri listesine aldığı Heyet Tahrir Şam, AKP’nin desteklediği örgütlere karşı başarı sağlamış ve önemli kazanımlar elde etmiştir. Heyet Tahrir Şam, kısa bir süre içerisinde 70’e yakın yerleşim birimini ele geçirmiştir. Ayrıca, stratejik önemi haiz M5 karayolunun kontrolünü tamamen sağlamıştır ve 9 Ocak tarihi itibarıyla Hama kuzeyinde yer alan Gab Ovası bölgesini muhalif gruplardan olan Ahrar-u Şam’dan geri almıştır.

Soru: Bu gelişmelerin Türkiye için önemi nedir?

Ümit Özdağ: İdlib’de 1 Ocak 2019’dan itibaren yaşanan çatışmalar Türkiye için üç açıdan önem taşıyor.

Öncelikle, Heyet Tahrir Şam tarafından ele geçirilen bölgelerde 2017 yılı Ekim ayından itibaren Gerginliği Azaltma Kontrol Gücü adı altında 12 ayrı bölgede gözlem noktalarımız ve Türk Silahlı Kuvvetleri birliklerimizin bulunmasıdır. Dört gözlem noktamız terör örgütü tarafından kuşatılmıştır bilgileri gelmektedir.

İkinci önemli husus ise yaşanan çatışmaların zamanlamasına ilişkindir. Amerika Birleşik Devletleri'nin Suriye’den çekilmesine yönelik aldığı kararın ardından Türkiye’nin ilgisinin Münbiç ve Fırat'ın doğusuna yönelmesi ile eş zamanlı olarak Heyet Tahrir Şam’ın bölgedeki faaliyetlerinin hızlanmasıdır. Bunun tesadüf olması mümkün değildir. Ayrıca bu gelişmenin Rusya’nın izni hatta teşviki olmadan olması da mümkün değildir. Trump’ın ABD’nin Suriye’den çekileceğini açıklamasından sonra başlayan Türkiye-ABD ilişkileri, Moskova’dan tepki gördü. Ve Moskova şimdi İdlib’de kaslarını gösteriyor, kendisi olmadan hiçbir oyunun kurulamayacağını gösteriyor.

Üçüncü önemli husus ise İdlib bölgesi güneyinde yer alan Han Şeyhun bölgesi ve civarına yönelik hava harekatlarının giderek artması ve Suriye Rejim güçlerinin İdlib doğusuna takviye birlik göndermesidir. Bu faaliyetlerden Rusya destekli Suriye Rejim güçlerinin İdlib bölgesine yönelik bir operasyon düzenlemesi ihtimalini artırmaktadır. İdlib bölgesine yönelik Suriye Rejim güçlerinin düzenleyeceği muhtemel bir operasyon neticesinde İdlib genelinde yaşayan yaklaşık 3 milyon insanın büyük bir kısmının ülkemize doğru hareketlenmesi ihtimali de göz önünde bulundurulmalıdır.

Soru: İdlib’de devam eden yüksek yoğunluklu çatışmalar neticesinde bölgede konuşlu TSK birliklerimize yönelik bir güvenlik riski oluşmuş mudur? Şayet güvenlik riski görülüyor ise TSK birliklerinin güvenliğine yönelik ne gibi tedbirler alınmıştır?

Ümit Özdağ: Yüksek çatışma bölgesi içinde bulunan askeri birlikler her an tehlike ile karşı karşıyadır. Ancak Heyet Tahrir Şam bu aşamada Türkiye’ye karşı saldırgan tavır alacağını zannetmiyorum. Fakat olayın şekillenmesini sağlayan güçler böyle bir süreci tetiklerler ise durum hızla değişebilir.

Bu haber 450 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum