Nil Neden Erkek oldum

Nil Neden Erkek oldum 27 Şubat 2013 10:49

Okunma Sayısı : 8112
Yorum Sayısı : 0
 

Nil Erkoçlar (Rüzgar Erkoçlar) Niçin Erkek Olduğunu Özel Röportajla Açıkladı! Ameliyatla Rüzgar erkek ismi ile erkek olan Nil Erkoçlar nasıl erkek olduğunu anlattı. Nil Erkoçlar’ın erkek olarak cinsiyet değiştirmesi sosyal medayada büyük yankı buldu.

 

Cinsiyet değiştiren Nil Erkoçlar, gelen ölüm tehditleri sonrası evini ve şehri terk etti; yurt dışına yerleşme kararı aldı.

 

Nil Erkoçlar'ın cinsiyet değiştirip "Rüzgar" adını alması hala günün en çok konuşulan konusu... medyada bu kadar yer almaktan bunalan Rüzgar, radikal bir karar daha aldı, gidiyor...  

Cinsiyet değiştirme operasyonunu ailesine bile haber vermeden yaptırdığı iddia edilen Rüzgar Erkoçlar'ın bir radikal karara daha aldığı öne sürüldü.

ŞEHRİ TERK ETTİ, KORUMA İSTEYEBİLİR

Rüzgar'ın ölüm tehditleri aldığı ve bu nedenle uzun süredir beraber olduğu Müge isimli sevgilisiyle oturduğu evi terk edip şehir dışına çıktığı belirtildi.  Vatan gazetesinin haberine göre, birkaç hafta gözlerden uzak kalmayı planlayan Erkoçlar, tehditler devam ederse devletten koruma talebinde bulunacak.

SAHTE HESAPLAR AÇILDI

Erkoçlar adına çok sayıda sahte twitter ve facebook hesabı da açıldı. Kısa sürede yüzlerce kişinin takip etmeye başladığı onlarca hesapla ilgili yasal işlemlerin başlatıldığı açıklandı.

TÜRKİYE'DEN AYRILACAĞIM

Erkoçlar'ın, bağlı bulunduğu ajansa gelen iş tekliflerini "Ben artık oyunculuk yapmak istemiyorum, çok sıkıldım. Türkiye'den ayrılacağım, yurtdışına yerleşeceğim" diyerek reddettiği  öğrenildi. AKŞAM


Erkek olduğunu ve yeni adının Rüzgar olduğunu açıklayan Nil Erkoçlar’ın yeni Fotoğraf ve resimleri ve ilgili haberleri sanal ortamda tıklanma rekorları kırıyor. Cinsiyetini değitirerek Rüzgar adıyla erkek olan nil erkoçlar a Twitter , facebook ve sosyal medyadan birçok yorum gelerek adeta soru ve yorum yağmuruna tuttular. Nil Erkoçlar neden cinsiyet değiştirip erkek olduğunu ve nasıl tedevi görerek erkek olduğunu açıkladı.

Cinsiyet değiştirme operasyonuyla gündeme oturan Nil Erkoçlar’la bir dönem aynı seti paylaşanlar konuştu.Rol aldığı Emret Komutanım dizisinin yönetmeni Mustafa Altıoklar: Cesaretinden dolayı tebrik ediyorum. Gayet iyi bir oyuncudur, yeni projelerde yer vermeyi düşünürüm. Bir erkek rolü, neden olmasın? Sinema kariyerine devam etmeli.

Seni Yaşatacağım dizisinde annesini canlandıran Berna Laçin: Nil’i çok everdim. Kalbi çok güzel bir kızdı. O zaman ruhu ve bedeni arasında bir çelişki olduğunu görmüştüm. Çok radikal bir karar, umarım bundan sonraki hayatında mutlu olur. Bundan sonra kendisine Rüzgar diyeceğim. En kısa sürede karşılaşırım umarım. 


10 yaşında başladığı oyunculuk hayatında güzelliği ile dikkat çeken oyuncu 26 yaşında aldığı bir kararla yaşamına erkek olarak devam etmeyi tercih etti. 3 hafta önce geçirdiği bir dizi ameliyatla cinsiyet değiştiren Erkoçlar yaşamına dair çarpıcı ayrıntıları Hürriyet Gazetesi’nden Ayşe Arman’a anlattı. 
Yapımcı Erol Köse’nin Twitter’dan duyurduğu konu Türkiye gündemine adeta damgasını vurdu. Nil Erkoçlar’ın cinsiyet değiştirip erkek olmayı seçmesi tartışmaları da beraberinde getirdi.


Beyaz Tv ekranlarında Barbaros Şansal ve Sibel Üresin ünlü oyuncunun cinsiyet değişikliğini yorumladı.


Evlilik danışmanı Sibel Üresin


DİN BUNA SICAK BAKMIYOR" 

İslam dininin cinsiyet değiştirilmesine onay vermediğini hatırlatarak, "İslam buna onay vermiyor. Ben insanların görüşlerine saygı duyuyorum. Kişisel tercihi kendisini bağlar. Allah’ın rahmeti gazabından daha büyüktür. İnsan olduğu için saygı duyuyorum. Din buna sıcak bakmıyor.

Barbaros Şansal ise ünlü oyuncunun tercihiyle ilgili Sibel Üresin’in aksine daha olumluydu. 

Şansal, Nil Erkoçlar’ın cinsiyet değiştirmesiyle ilgili olarak şu ifadelere yer verdi: "İnsanlar doğarken dinleri, adlardını dillerini kolayca özgürce seçemiyor. İslam hiç bir şekilde tercihle cinsiyet değiştirmeye sıcak bakmıyor. Doğuştan çift cinsiyetli doğduysanız idrar yolunuzda hangi cinsiyetin içindeyse o yöne operasyon yapılarak o cinse gitmesi konusunda açıkca gelenekler var. İlahiyatçılardan Diyanet’ten bunları öğrenebiliriz. Hiç bir şeyin sonradan olunmadığına inanıyorum." 




Cinsiyet değiştirip erkek olan Nil Erkoçlar, Rüzgar Erkoçlar askere mi gidecek?

Ameliyatla cinsiyet değiştirip erkek olan oyuncu Rüzgar (Nil) Erkoçlar, askerlik şubesine çağrılacağı iddia edildi.



Oyuncu Nil Erkoçlar’ın cinsiyetini değiştirip erkek olmasının ortaya çıkması ve adını Rüzgar Erkoçlar olarak değiştirmesi ardından askere gidip gitmeyeceği tartışma konusu oldu.

Vatan Gazetesi’ne isim vermeden konuşan bir askeri hukuk uzmanı, ’Şahıs nüfusa erkek olarak kendini tescil ettiği zaman askerlik şubesi tarafından çağrılır’ ifadesini kullandı.

Askeri hukuk uzmanı konuya ailişkin yaptığı açıklamanın devamında,"Yoklaması yapılır, doktora yollanır. Burada ’Askere gitmeye uygun değilim’ beyanında bulunmaz ve doktorlardan da çıkan karar olumlu ise askere gider. Ama uygun olmadığını, sonradan erkek olduğunu anlatırsa doktor ya uygun değildir kararı verir ya da askeri hastaneye yollar. Oradaki tabiplerden oluşan sağlık kurulu, kontrolleri yapar ve çürüğe ayırır, elverişli değildir diye karar verir. Ama sağlık kurulu elverişli olduğunu düşünürse askere gitmek zorundadır. Birliğine teslim edildikten sonra kadınsı hareketleri olursa o zaman da askeri hastaneye sevk edilip elverişli olmadığına karar verilir."dedi.



Nil Erkoçlar nasıl erkek olduğunu anlattı

Erkoçlar ameliyat sürecini ve yaşadıklarını Hürriyet’ten Ayşe Arman’a anlattı. İşte o röportaj...


Farklı olduğunu hissettiğinde kaç yaşındaydın?
- 5 ya da 6…
Neydi peki farklılık?
- Görüntüm kızdı ama diğer kız çocukları gibi değildim. Barbie’lerle, bebeklerle oynamıyordum. Aklım fikrim erkek oyunlarındaydı. Evcilik oynanacaksa da ben mutlaka baba olacaktım. Sonra futbol oynamayı seviyordum. Mahallede takıldığım çocukların hepsi erkekti. 14’üme geldiğimde anladım ki, ben kız filan değilim, basbayağı erkeğim.

Ailen?
- Bana çok destek oluyorlar, hep oldular. Ama onların da yaşananları kabul etmeleri kolay olmadı. Ben ortanca çocuğum. Bir ablam, bir de kız kardeşim var. Bizimkiler benim erkek olmamı çok istemişler. Ama kız doğmuşum. Biyolojik olarak tabii!

Küçüklüğünde etek, elbise giydirilince rahatsız oluyor muydun?
Hem de nasıl. 10 yaşında filandım, bir çocuk markasının erkek reyonundan şort veya tişört aldı annem, daha doğrusu ben seçtim, o da itiraz etmedi. Dünyalar benim oldu! İçinde kendimi en rahat hissettiğim giysilerimdi. Saçlarımı, Amerikan tıraşı kestirince de kendimi çok beğenmiştim. O halimle bir akrabamızın düğününde kızlar tuvaletine girecektim, orada çalışan biri, “Oraya giremezsin! Erkeklere girmen gerekiyor” demişti de ne kadar mutlu olmuştum 

Peki içindeki bu savaşı birilerine anlatabildin mi?

- Hayır. Çok uzun süre kendi içimde yaşadım. Zaten konduramıyorsun da kız gibi hissetmiyorum ama hissettiğim şeyin tam adını da koyamıyorum. Ergenlikte duvara tosladım. Çünkü fark ettim ki, kızlardan hoşlanıyorum.
Tıpkı bir erkek gibi. Ama bir kadın bedeni içindeyim. Bu korkunç bir şey! İmalat hatası. Kadınları beğeniyorsun, onlardan heyecan duyuyorsun ama senin ambalajın da kadın. Üstelik güzel bir kadın. Fakat eşcinsel değilsin. Ben lezbiyen olmadığımı biliyordum. Hep doğuştan bana verilmiş o biyolojik bedenden kurtulmak istedim. Onu kırıp çıkmak, özgürlüğe kavuşmak istedim…

Peki regl olduğunda ne hissettin?
- Çok geç regl oldum. Lise sondum. 
Daha zayıf olayım, kadınsı kıvrımlarım olmasın” gibi düşüncelerin…
- Yok, zaten zayıftım. Çok fazla ‘kadın formu’nda değildim.
Peki ruhsal olarak ne tür değişimler yaşıyordun?
- Hapishanede gibiydim. Bedenim kadındı, ruhum erkek. Ve nasıl yaparım da bedenimi ruhumla özdeşleştirebilirim diye uğraşıyordum. Sırf ruhsal tatmin için gidip erkek dükkânlarından alışveriş yapıyordum ama o da kesmiyordu. Hep bir şeyler eksik kalıyor

Lisede filan hiç zorluk yaşamadın mı?

- Yaşamaz mıyım, yaşadım ama hep içimde. Diğer kız arkadaşlarım nasılsa, ben de öyleydim görünüşte, hep etek giymek zorundaydım. Öyle görünmez listeler var, kadınsan şunları şunları yapacaksın, erkeksen bunları, bunları. Ben hep “Başkaları ne der?” düzenine göre hayatımı sürdürdüm.

Şu an karşımda bir erkek duruyor. Ama google’daki fotoğraflarına baktığımda da çok güzel bir kadın…
- Bu benim hem ödülüm hem lanetim. Bu dünyaya kadın bedeninde gelmişim, üstelik güzel bir kadının bedeninde. Güzellik tuhaf bir şeytan tüyü. Küçüklüğümden beri, “Ne güzel bir kızsın sen!” laflarıyla büyüdüm. Güzel olmak karşılıksız sevilmemi sağlıyordu. Beni hiç tanımayan insanlar sırf şirin, tatlı, güzel buldukları için benimle ilgileniyorlardı. 

Oyunculuğunun, durumunu gizlemekte bir faydası oldu mu?

- Oldu. İyi oyuncuymuşum demek ki, kimse bir şey anlamadı. Ama ‘hayatımı kolaylaştırdı mı’ diye sorarsan, hayır. Düşünme fırsatım bile olmadı. Sürekli çalışıyordum. Hiç durmadan. Kendi içime dönüp düşünebileceğim bir zaman kalmıyordu bana. Sadece iş. Sadece iş. Ve o işin ardı arkası kesilmedi.

Peki bu kadar güzel bir kadına asılmıyor muydu adamlar?
- İşte esas sorun oydu. Erkekler sürekli laf atıyor, beraber olmak istiyor, anlatamıyorsun. Hep susmak zorunda kalıyorsun. Her şeyi kendi içimde yaşadım. Ben kadın bedeniyle oyunculuk yaptığım dönemde, bir görüşmeye gideceğim zaman, o dişi kıyafetleri giymeden banyoda ağlardım. Çok zordu. Parlatıcı sürmek bile işkence gibi geliyordu bana.
Hele topuklu ayakkabı giymek… Şu an o kadar rahatım, özgürüm ki, oynamama gerek yok, kendimim. Senelerce oynadım. Tamam dizilerde oyuncuydum ama onun dışında kendi gerçek hayatımda da oynuyordum Nil diye bir kadını. Sadece kamera önünde değil yani. Sete gittiğimde de bir kadın gibi davranmam gerekiyordu, el hareketlerimden mimiklerime kadar, oysa içimde fırtınalar kopuyordu...

Ailenden kimse, “Tedavi olacaksın. Psikiyatristlere götüreceğiz seni. Düzelteceğiz” filan demedi mi?

- Ben içimdekileri dışa vurmuyordum ki. Anneme 5 sene önce anlatmaya başladım. 5 yıl önce ona dedim ki “Ben kadınlardan hoşlanıyorum!”
 “Nasıl yani?” dedi. Beni lezbiyen zannetti. Yanlış anlamasın diye, “Ama ben eşcinsel değilim” dedim, “Kadınlardan kadın gibi hoşlanmıyorum, kadınlara karşı erkek gibi hissediyorum.” Zaten o yüzden bu yola girdim, o yüzden ameliyat oldum, o yüzden hormon alıyorum. İnsan her şeyden önce kendini sevmeli, ben kendimi sevmiyordum, kendimle barışık değildim. Ancak bu ameliyattan sonra barışabildim.

Peki insan ameliyata girerken ne hissediyor?

- Girerken değil de, çıktığımda ne hissettiğimi söyleyeyim: Yeniden doğmuş gibi hissettim. Nil öldü, Rüzgar doğdu
Göğüslerin kesildi mi?
- Evet. Penis mi yapıldı?
- Evet. Bacağımdan kemik alındı, üzerine bir de kas dokusu eklendi. Hormon almak nasıl etkiliyor insanı?
- Sinirli oluyorsun. Yavaş yavaş kafa yapının da değiştiğini görüyorsun. Şu an daha iyiyim. Daha alışmış durumdayım. Ama cinsiyet değiştirme operasyonu ve süreci gerçekten zor ve eziyetli. Kimse bunu spor olsun diye, zevk olsun diye yapmak istemez. Katlanması kolay bir şey değil

Bu kadar set, diziler, insanlar… Hiçbir şeylerden şüphelenmiyorlar mıydı?

Bu kadar mı iyi gizliyordun?

- Evet iyi gizlemişim. Zaten işime gidiyordum, merhaba, merhaba, işi bitirip eve dönüyordum
Peki adamlar memene bakıyorlar, popona bakıyorlar, yatağa atmak istiyorlar…

- Kusacak hale geldim. Bir yere kadar ruhun dayanıyor sonra mümkün olamıyor. Artık ben bu bedenle devam edemeyeceğimi anladım. Ya bu beden bitecekti ya da ben…

Bunun dışında gizli bir hayatın var mıydı?
- Ben hayatım boyuncu hiçbir erkekle birlikte olmadım, sevişmedim. Hiç erkek sevgilim olmadı. Hoşlanan insanlar oldu ama cinsel olarak hiçbir erkekle olmadım. Hep kadınlarla birlikte oldum. Bir dizi yemeği oluyor mesela, “Erkek arkadaşın gelmiyor mu?” Hani “sevgilim sevgilim” diye lafını ediyorum ya, “Nerede sevgilin?” diyorlar, “Niye getirmedin” diyorlar, her defasında bir başka yalan söylemek zorunda kalıyordum.
- Yok kimseyi suçlamadım. Erkek olduğumu biliyordum. Bu konuda bir tereddüdüm yoktu. Sorun, kendimi yansıtamıyordum. O yüzden de kimseyle samimi olamadım, hep bir mesafe vardı insanlarla aramda. Bir ortama girmek istemiyordum, sohbet etmek istemiyordum, çünkü ben, ben değildim. İşim biter, ben giderdim
Bu anlattığın 26 yıllık yalnızlık…

- Biraz öyle. Her şeyi kabul ederek bu yola girdim. İnsanların beni kabullenmesini de beklemiyorum. İsteyen eder, istemeyen etmez. Ama benim gerçeğim bu, ben erkektim, sadece bedenim farklıydı, şimdi özüme döndüm.

Ameliyata nasıl karar verdin?

- Hep erteliyordum. Biraz sonra, biraz daha sonra… Ama bir baktım ki kendin gibi olamadığın zaman, her şey ‘emanet’ duruyor. İstediğin kadar para kazan, o da tatmin etmiyor. Ben parayı değil, kendim olmayı tercih ettim. Oyunculuğu bırakmayı bile göz aldım…

Peki ameliyata karar verince hemen “Gel” dediler mi?
- Hayır, tabii ki öyle değil. İki sene Çapa’ya gittim. Çeşitli testler yaptılar. Psikolojik tedavi uyguladılar. Ben her terapide hissettiklerimi anlattım. Bir süre sonra doktor kararıyla hormon almaya başladım, yedi aydır kullanıyorum. İki senenin sonunda da “Artık kadından, erkek bedenine geçmeye hazırdır” diye heyet raporu aldım. O rapor olmadan ameliyat olabilmek mümkün değil.

Ünlü olman ekstra sorun yarattı mı?
- E, o yüzden gündeme geldim. Ama unutmasınlar ki, benim de bir ailem var. Bu süreçte onların da hırpalanmasını istemiyorum.
Bu anlattıklarında ‘yanlış’ olan ne var ki? İnsanlar seni neyle suçluyorlar?

İŞTE NİL ERKOÇLAR’IN AMELİYAT SONRAKİ GÖRÜNTÜLERİ (FOTOGALERİ)



Nil Erkoçlar


Nil Erkoçlar

Nil Erkoçlar

 

Nil Erkoçlar





8112




Yorum Yap
Üye olup yorum yaptığınız taktirde yorumunuzda kullanıcı adınız görünecetir. Üye Ol / Üye girişi
 

Yorumlar

Toplam Yorum Sayısı : 0  

Bu habere ilk yorumu siz yapın

Diğer Kadın haberleri