Tanırım İyi Çocuklardır: Hakan Fidan ve Diğerleri!

Tanırım İyi Çocuklardır: Hakan Fidan ve Diğerleri! 20 Şubat 2012 09:59

Okunma Sayısı : 422
Yorum Sayısı : 0
 

MUSTAFA BİROL CEVİZOĞLU YAZISI

Münakaşa Oslo’da AKP Genel Başkanı ve BOP/BİP (Büyük Ortadoğu/İsrail Projesi) Eş Başkanı Tayyip’in “Özel Temsilcisi” ile MİT Müsteşar Yardımcısının PKK’lı katillerle yaptığı görüşmenin ses kayıtlarının bir internet sitesinde yayımlanması ile başlamıştı. Ardından geçen sürede bir çok önemli gelişme yaşandı ama herşeyin ortaya dökülmesine özel yetkili savcının MİT Müsteşarı Hakan Fidan, dönemin müsteşar yardımcısı Afet Güneş ve bazı MİT personelini ifadeye çağırması sebep oldu. Ancak savcı boşuna bekledi, ifadeye gelen giden olmadı. Anlaşılan ifadeye çağrılanlar kendilerine o kadar güveniyorlardı ki, “Gatakulli” diye kodlanan yollara bile baş vurmadılar. İfadeye gitmeyerek, kendilerini ifadeye çağıran iradeye açıkça meydan okudular. 
 
Başbakanın “Özel Temsilcisi” Hakan Fidan (O şimdi MİT Müsteşarı) ve dönemin müsteşar yardımcısı Afet Güneş’in PKK’lı katillerle görüşmesi basına yansımış, buna göre PKK’ya çok ciddi sözlerin verildiği ve resmen pazarlık yapıldığı anlaşılmıştı. Görüşmede en önemli kişi “Başbakanın Özel Temsilcisi” sıfatındaki Hakan Fidan idi. Fidan, orada PKK’lı katillere ne söylüyorsa Recep Tayyip Erdoğan adına söylüyordu. İddialara ve Oslo’daki görüşmeyi ayarlayan aracı devlete göre Kürt vampiri Apo ve PKK’nın talepleri makul bulunmuş, bu taleplerin yeni anayasaya girmesi üzerinde mutabakata varılmıştı bile. Yine basına sızan bilgilere göre Apo denen ite ev hapsi, neredeyse garanti altına alınmıştı. PKK’lı katillerin ele geçirmek için çaba harcadığı bölgedeki vali ve emniyet müdürleri bile PKK’nın itiraz etmeyeceği kişilerden seçilmişti. Başbakanın “Özel Temsilcisi” ve MİT Müsteşar Yardımcısına göre “devlet” PKK’nın metropollere getirdiği bombaları bile biliyordu. “Özel Temsilci” ve Afet hanım, Apo denen it ile Kandil’deki yılanlar arasında mesaj trafiğini yönetiyordu. 
 
Bu arada KCK tutuklamaları tüm hızıyla sürüyor, tutuklamaların bir an önce sona ermesi için BDP’li Demirtaş, başbakanı “bazı şeyleri açıklamakla” tehdit ediyordu. Ki zaten çok geçmeden KCK tutuklamalarında, MİT ile Öcalan denen it ve PKK denen cinayet şebekesi arasında yapıldığı iddia edilen beş protokolün ele geçirildiği duyuluyordu. BDP Diyarbakır İl Başkanlığında yapılan aramada ele geçirilen protokolde, “seçim barajının düşürülmesi, değişmez maddelerin kaldırılması, Kürtçe eğitim, af ve Öcalan’a ev hapsi” gibi hususların yer aldığı iddia ediliyordu. Demek ki Demirtaş boş konuşmuyormuş.
 
İşte böyle bir süreçten sonra özel yetkili savcı, başta dönemin “Erdoğan’ın Özel Temsilcisi”, günümüzün MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile dönemin diğer birkaç personelini ifadeye çağırdı. Eğer MİT müsteşarı ile emekli ve çalışan MİT personeli ifadeye gitseydi gazetelere yansıdığına göre önemli sorulara muhatap olacaklardı. Savcı; müsteşar ve ifadeye çağırdığı diğer personele;
 


  • MİT heyeti, istihbarat toplama ve bilgi edinme görevinin dışında örgütün yönetilmesine aracılık etti mi?
  • Silahlı faaliyet yürütmesi en baştan beri öngörülen KCK yapılanması MİT heyetinin gözetiminde mi tamamlandı?
  • MİT gerek doğrudan temaslarında gerekse örgüt içindeki ajanları aracılığıyla elde ettiği saldırı ve eylem talimatlarının önlenmesi ve engellenmesine yönelik harekete geçmedi mi?
  • İstihbarat toplama vazifesi aşılarak devletin bütünlüğü ve anayasal düzene karşı anlaşma noktasına gidildi mi?
  • Örgütün silahlı eylemlerine ve yapılanmasına göz yumuldu mu?
  • Öcalan ile örgütün üst yönetimi arasındaki mektuplaşma trafiği sağlandı mı?
  • MİT, örgüte verdiği taahhütler kapsamında güvenlik güçlerinin operasyonlarını engellemek için çalışma yürüttü ve örgüte geri bildirimde bulundu mu? diye soracaktı.

Fakat Fidan ve diğer MİT görevlileri ifadeye gitmedikleri  gibi, kendilerini savcıdan kurtaracak yasa değişikliği önce meclisten, ardından da cumhurbaşkanının onayından jet hızıyla geçti.

E, haliyle bu sorular sorulamadığı için şimdilik cevapsız kaldı. Ancak başbakanın unuttuğu birşey var. Bence Hakan Fidan’dan önce kendisini garanti altına almalıydı...

Çünkü son yılların en önemli araştırmacı gazetecisi (!) Mehmet Baransu, Taraf Gazetesindeki “Kozmik Köşe”sinde, “MİT Yeniği!” başlıklı yazısında “ortalıktaki toz bulutunun kalmasından sonra yeni bir ıslak imzalı belgenin ortaya çıkabileceği” imasında bulunarak başbakana adeta ayağını denk al diyordu. 

Peki, Baransu’nun ima ettiği yeni ve çok önemli “ıslak imzalı belge” ne olabilir?

Bana göre Oslo’da imzalanan mutabakatın aslı! Yani Oslo’da varılan anlaşmaya Ankara’da ve İmralı’da atılan imzaların olduğu gerçek belge! Belgenin içeriğinde ise muhtemelen PKK’ya verilen bazı sözler var. Onlar da;



  • Demokratik özerklik sözünün verilmesi,
  • Kürt kimliğinin yeni anayasada yer alması ve Kürtçe’nin ikinci resmi dil olarak kabul edilmesi,
  • Apo denen itin ev hapsine çıkarılması,
  • Apo ve üst düzey PKK yöneticilerinin, “düz ovada siyaset yapabilmelerinin” önünün açılması,
  • PKK’lı katillerin silahsızlandırılması, ancak zamanla bu katillerin bölgede “Polis” olarak istihdam edilmesinin sağlanması gibi asla olmayacak şeyler olabilir.

Bu belge şu an için, belgede imzası bulunan “Hakem Devletin” kozmik kasalarından birinde duruyor. Baransu bu belgeyi büyük bir ihtimalle gördü ve heyecanla yayımlayacağı günü bekliyor!

Bir arkadaşımın dediği gibi, bu süreçte daha bir çok kişinin mabadları da dahil olmak üzere muhtelif yerlerinde uçuk çıkacağa benziyor.

NG

422


Anahtar Kelimeler : Tanırım , İyi , Çocuklardır: , Hakan , Fidan , ve , Diğerleri! , MUSTAFA , BİROL , CEVİZOĞLU , YAZISI ,



Yorum Yap
Üye olup yorum yaptığınız taktirde yorumunuzda kullanıcı adınız görünecetir. Üye Ol / Üye girişi
 

Yorumlar

Toplam Yorum Sayısı : 0  

Bu habere ilk yorumu siz yapın

Diğer Medya haberleri

















Presstürk Kayıp İlanı Ver
 
 
 
 
 
  • Astroloji
 
  • Gazete Manşetleri
 
  • En Çok Okunanlar
  • En Çok Yorumlananlar