Mimar Sinan'ın Sırları

Mimar Sinan'ın Sırları

Okunma Sayısı : 21249
Yorum Sayısı : 0
 
06 Aralık 2012 21:12

 

1.Olay=Birkaç yıl önce, Süleymaniye Camii’nin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı anlaşılmış. Eğer çözüm bulunamazsa, koca cami kısa bir zaman içinde yıkılacakmış.


Eğer çözüm bulunamazsa, koca cami kısa bir zaman içinde yıkılacakmış. Caminin tüm taşıyıcı yükü kemerlerindeymiş. Bu kemerlerin ortalarında bulunan kilit taşları zamanla aşınmış.
Ama elde yazılı bir proje olmadığı için nasıl değiştirileceği bilinmiyormuş. Hemen Türkiye’nin en yetkin mühendis ve mimarlarından oluşan bir heyet oluşturulmuş. Ortaya bir sürü fikir atılmış.
Her kafadan bir ses çıkmış ama sonuç alınamamış. Tartışmalar sürerken caminin içinde büyük bir karmaşa sürüyormuş. Ülkenin çeşitli bilim kuruluşlarından bir sürü mimar, mühendis kemerleri inceliyormuş.
Bu adamlardan biri ortalarda dolanırken, kazara, gizli bir bölme bulmuş. Bölmede, üzerinde eski yazı olan bir not varmış ,Uzmanlara inceletilen kağıdın orijinal olduğu belgelenmiş.
Bu kağıt parçası bizzat Mimar Sinan’ın imzasını taşıyan bir mektupmuş. Mektupta yazılanlar günümüz Türkçesine tercüme ettirilince ortaya söyle bir metin cıkmış.
” Bu notu bulduğunuza göre kemerlerden birinin kilit taşı aşındı ve nasıl değiştirileceğini bilmiyorsunuz.” Koca Sinan, kademe kademe, kilit taşının nasıl değiştirileceğini anlatıyormuş.
Bu oyuk içinde yer alan bir şişe ve şişe içindeki notta söyle bir şey yazıyormuş: ” Her kim bu tas eskidiğinde yenisiyle değiştirmek isterse eski taşın yerine takılacak.
Yeni kilit taşının iki tarafından yağlı iple taşı bir taraftan sokup öteki taraftan çeksin ve sonra ipin dışarıda kalan kısımlarını kessin”. Heyet Sinan’ın söylediklerini aynen yapmış.
Süleymaniye camisi böylelikle kurtarılmış.Bu mektup su an Topkapı Sarayı’nda saklanıyormuş.
2.olay=1950-60 arası bir tarihte inşaat mühendisi, mimar ve jeofizikçilerden oluşan bir Japon heyeti Türkiye’ye gelmiş. Heyet İmar ve iskan Bakanlığı’ndan izin alarak ülkemizdeki tarihi yapıları incelemeye başlamış.
Ayasofya’yı, Yerebatan Sarnıcını filan gezdikten sonra sıra Sinan’ in kalfalık eseri Süleymaniye Camisi’yle Sinan’ın öğrencisi Mimar Davut Ağa’nın eseri Sultanahmet Camisi’ne gelmiş. Japonlar bu camiler üzerinde günlerce inceleme yapmışlar.
Japonlar bu camiler üzerinde günlerce inceleme yapmışlar. Her geçen gün şaşkınlıkları daha da artıyormuş.
Çünkü Japonlar daha ilk incelemede camilerin gevsek bir zemin üzerine inşa edildiğini anlamışlar. Ama bunca yıl, bu camilerde bir çatlak dahi olmamasına akil sır erdirememişler.
Bunun üzerine Türkiye programının gerisini tamamen iptal edip, bu iki cami üzerine yoğunlaşmışlar. Araştırmalarının sonucunda herhangi bir sarsıntı sırasında bu iki caminin sabitlenmediğini aksine yerinde oynayarak yıkılmaktan kurtulabildiği ortaya çıkmış. Minareleri incelediklerinde ise dumurlara ikiye katlanmış.
Minarelerin çok daha gelişmiş bir raylı sistem mekanizması üzerine oturtulduğunu ve her yöne yaklaşık 5 derece yatabildiğini görmüşler. Daha derin araştırma yapmak için Edirne’ye, Sinan’ın ustalık eseri Selimiye Camisi’ne gitmişler. Oradaki olağanüstü sistemleri görünce iyice dumur olmuşlar.
Selimiye’nin tüm sırlarını aylarını harcayarak çözmüşler. Japonya’ya döndüklerinde ise Sinan’ın sırlarını uygulamaya sokarak şehirlerini Sinan’ın kullandığı sistemlerle kurup muazzam gökdelenler dikmişler. Yani su an gelişmiş ülkelerin gökdelen yapımında kullanıldıkları çoğu sistem, yüzyıllar önce Sinan’ın geliştirdiği mekanizmalarmış.

3.Olay=Bir gün Selimiye Camii’ne girenler,kubbenin altında bir Japon’un ayaklarını kıbleye doğru uzatmış sırtüstü yattığını görmüşler.Tabii hemen Japon’u, “Burası kutsal bir yer. Bu şekilde yatmak bizim inançlarımıza göre saygısızlıktır.
Lütfen oturun veya ayakta durun” diyerek uyarmışlar.Ancak, Japon trans vaziyetteymiş,gözlerini kubbeden ayırmadan söyle sayıklıyormuş; ”Bu imkansız. Ben yılların mühendisiyim.
Bu kubbe var olamaz. Hayal görüyorum….. Bu kubbenin orada o şekilde durması fizik ve matematik kurallarına aykırı.
Bu imkansız, orada hiçbir şey yok,orada hiçbir şey yok.”

4.Olay=Selimiye camisisinin zemini gevsek toprakmış.Bu nedenle minarelerinin yakin zamanda yıkılacağı fark edilmiş.Uluslar arası bir grup bilim adamı toplanmışlar.Nasıl kurtarırız bu tarihi minareleri diye kafa kafaya vermişler.
Sonuçta en son teknoloji olan metal kelepçelerle minarelerin temellerini sabitlemenin en iyi çözüm olduğuna karar vermişler.
Minarelerin temellerini açınca, koymayı düşündükleri kelepçelerin aynısıyla karsılaşmışlar. Mimar Sinan bilmem kaç yüzyıl önce ayni şeyi düşünmüş meğerse….?

5.Olay= Mimar Sinan’ın Selimiye Camii’nin kubbesini o genişliğe oturtmak için 13 bilinmeyenli bir denklemi matematiğin bilinen 4 ana işleminden farklı besinci. bir işlem yaratarak çözdüğü söylenir.
Ayrıca minarelerin şerefelerine çıkanların yolda birbirlerini görmemeleri ise büyük bir bir dehanın urunudur. Almanlar ayni sistemi meclislerinin önündeki dev kürede kullanmışlar.
Mimar Sinan bu sistemi 2 metre çapındaki minarelere yüzyıllar önce monte edebilecek bir dehadır.Almanların dehası ise, o çirkin metal yığınına Selimiye’den fazla turist çekebilmelerindedir.

“Türk Milleti tarihte bu oluşumların acılarını görmüş ve çözüm yollarını bulmakta güçlük çekmemiştir. Bundan sonra da çekmeyecektir.” ”Bu Kudret Damarların da Akan Asıl Kanda Mevcutdur.”
K.ATATÜRK

Sonuç= 1500 yıllarda Mimar Sinan bu buluşları yapmış ve depreme dayanıklı ve ayro dinamik minareler yapmış biz ise bir ev veya araba bile yapamıyorsak düşünelim.

21249

Anahtar Kelimeler : Mimar , Sinan'ın , Sırları , ,

Yorum Yap
Üye olup yorum yaptığınız taktirde yorumunuzda kullanıcı adınız görünecetir. Üye Ol / Üye girişi
 

Yazarın Diğer Yazıları

Everest kadar yolsuzluğu başörtüsüyle kapatamazsınız... - 21 Aralık 2013 09:12

‘Yolsuzluk yapan mağduru oynayamaz’ - 20 Aralık 2013 10:12

“Sallanan salı”yı kim nasıl yorumladı! - 18 Aralık 2013 22:12

Deprem Riski Taşıyan Binalarla İlgili Bilinmesi ve Yapılması Gerekenler - 15 Aralık 2013 17:12

TÜRK HALKI CAMİ CEMAATİ OLMAZ - 11 Aralık 2013 11:12

Skor: Yüce Atatürk - 10 Aralık 2013 10:12

Mustafa’yı bırakmayın; sizi kaçmaya zorlar! - 09 Aralık 2013 09:12

Valla müstahak size hemşerim... - 08 Aralık 2013 09:12

“Meclis”ler de darbe yapar! - 07 Aralık 2013 07:12

Aklınıza mı gelmedi, yoksa işinize mi - 05 Aralık 2013 10:12

Nasıl gelirsen, öyle gidersin - 04 Aralık 2013 08:12

Gemicik belgelerini bekliyoruz - 03 Aralık 2013 09:12

Bir bavul ülkenin bağırsaklarını boşaltıyor! - 02 Aralık 2013 10:12

Ölümlü Tanrılar - 01 Aralık 2013 11:12

'Bavul' bumerangı medyayı da vurdu - 30 Kasım 2013 11:11

Diyarbakır’da 'imam' nikâhı - 29 Kasım 2013 20:11

Rüyalar hakkındaki ilginç gerçekler - 28 Kasım 2013 10:11

Bu yazı insanı gülmekten öldürür! - 26 Kasım 2013 10:11

Çankaya yolu Washington’dan geçer! - 25 Kasım 2013 11:11

Devlet bankalarından yandaşlara besleme hortumu - 24 Kasım 2013 12:11

Firavun’a baş mı eğeceksin! - 23 Kasım 2013 17:11

Bu topraklarda tarihi yazan kaypaklıktır... - 22 Kasım 2013 08:11

“Ne oldu” diyor hâlâ Diyarbakır’da... - 21 Kasım 2013 09:11

KİMSE KÖR ROLÜ YAPMASIN - 19 Kasım 2013 22:11

Ankara’nın adı “Atatürk” olsun - 17 Kasım 2013 21:11

DENİZE DÜŞTÜ BARZANİ'YE SARILDI - 17 Kasım 2013 08:11

“Süreç” bölge halkını PKK’ya ve “özerkliğe” itiyor - 16 Kasım 2013 10:11

NE VALİLER GÖRDÜK - 15 Kasım 2013 02:11

AKP bir yol ayrımına giriyor - 13 Kasım 2013 20:11

Ahlâk bekçiliğine soyunan Valinin ilginç hikâyesi! - 12 Kasım 2013 08:11

Erdoğan’ı “Erbakan’ın kaderi” mi bekliyor! - 11 Kasım 2013 08:11

Kürdistan’ı Ankara’da kurduracaklar; hem de 10 Kasım’da! - 09 Kasım 2013 10:11

Batan geminin kaçanları!.. - 08 Kasım 2013 09:11

İmdat frenini çeken çekene - 06 Kasım 2013 19:11

Balyoz’un gizli “yıldızları” - 05 Kasım 2013 23:11

“Adam” olmanın dersini verdi - 05 Kasım 2013 08:11

Kalibrelerine göre medyanın yalakaları ve yandaşları - 03 Kasım 2013 16:11

Huzurlarınızda medyanın cesuryürekleri! - 30 Ekim 2013 08:10

Herkes eteğindeki taşı dökmeye başladı - 29 Ekim 2013 09:10

“Esir subaylar”a mektup yağıyor - 27 Ekim 2013 09:10

Cengiz Çandar AKP’yi “Washington”la tehdit etti - 26 Ekim 2013 10:10

Eyyy demokrasi!.. - 25 Ekim 2013 10:10

Etme bulma dünyası! - 24 Ekim 2013 11:10

Türkiye Orta Doğu’da yaya kaldı - 23 Ekim 2013 09:10

Görmez o sözleri Suud Kabilesine de söylesin - 22 Ekim 2013 09:10

Hollanda Yenilgisi ve ‘Tayyibizm’ - 20 Ekim 2013 11:10

Şu ibret belgesine bakın - 19 Ekim 2013 10:10

Bayramlık ağzımızı 4 gün için kapatalım - 17 Ekim 2013 10:10

O koltuğu boşaltınız! - 15 Ekim 2013 11:10

‘Bir Grup’ Ne Demek? - 14 Ekim 2013 10:10

 
  • Yazarlar




 
 
 
  • Astroloji
 
  • SOFRA CADISI
 
  • Gazete Manşetleri
 
  • En Çok Okunanlar
  • En Çok Yorumlananlar