Albüm yapmayı hiç istemedim

Albüm yapmayı hiç istemedim 07 Şubat 2012 11:35

Okunma Sayısı : 894
Yorum Sayısı : 0
 

Leman Sam, 13 yıl aradan sonra yeni bir albümle karşımızda.

 “Bir sonraki albüm için asla bu kadar uzun süre beklemem” diyen sanatçıyla “Evim gibi” dediği Kaktüs Cafe’de buluştuk, yıllar sonra gelen “Nereye Kadar” albümünü konuştuk.

 
Sizin gibi bir sanatçı neden bu kadar uzun süre albüm yapmaz?           

- Aslında iki nedeni var. Sahneye çıktığım ilk günden itibaren hiç albüm yapmak istemedim. Bunun sebebini tam olarak bilmiyorum, psikolojik bir şey olabilir. Çünkü ben insanların gözüne bakarak şarkı söylemekten hoşlanıyorum. Bir makineye bakarak, kapalı bir stüdyoda güzel söyleyemiyormuşum gibi geliyor. Sahnede geri dönüşü hemen alıyorsunuz ya... Geçtiğimiz cumartesi bir konserimiz vardı, ben o gece hiç uyumadım mesela. Bunca sene sahnedeyim ama o adrenalin aynı. Halkla öyle bir iç içe geçiyorsunuz ki siz onlar oluyorsunuz, onlar da siz oluyor. Bu güzel bir duygu.

Diğer neden neydi?

- Tamamen sektörle ilgili sıkıntılar. Ben bugüne kadar yaptığım hiçbir albümde mutlu olmadım.

Bir de “Yaptığım hiçbir albümde para kazanamadım” demişsiniz...

- Kazanamadım. İlk yaptığım albümlerde sürekli ağlayan bir prodüktör vardı. “Ben de zor durumdayım, reklam veremem” diye ağlayan prodüktörler. Teknik olarak bu konuda hiçbir şey bilmiyordum. Kayahan’ın kulakları çınlasın, bir gün bana çok güzel öğütler verdi. “Leman, bunu kontrol etmezsen yanarsın” demişti. Kayahan’a insanlar “Bu ne hırs” diyorlar ama değil aslında. Bu sektörde sanatçı prodüksiyonu kontrol etmedi mi ipin ucu kaçıyor. Tabii, ben bunları kendi çalıştığım firmalar için söylüyorum, herkese söylüyormuşum gibi olmasın. İnsanlara inandığım, güvendiğim için çok tatsız durumlar yaşadım. Albümden para kazanmak aslında benim için o kadar önemli değil. “Maşallah” diyeyim, benim zaten konserlerim çok iyi geçiyor. Ancak yine de insan kendini aptal yerine konmuş hissediyor. İnsan en azından albümün ne kadar sattığını bilmek, mutlu olmak istiyor. Ben albümlerimin ne kadar kişiye ulaştığını daha yeni yeni sosyal medya aracılığıyla öğreniyorum. Ondan önce bana hiçbir şey söylemiyorlardı, ben hep kendimi küçük bir zümreye hitap eden biri zannediyordum, meğer çok tanınmışım. (Gülüyor)

DİNLEYİCİ KİTLEM ARTIK DAHA GENÇ

Uzun süre albüm yapmamanıza rağmen konserlerinize devam ediyor olmanız da ne kadar tanınıp sevildiğinizin bir göstergesi olsa gerek...


- Çok anlaşılmaz bir şey, değil mi? Benim sahnem albümle paralel gitmez. Sahneye çıkıp sadece albüm şarkılarını söyleyen bir şarkıcı değilim. Çok rengarenk söylediğim için neşeli bir sahne yapıyorum. Bunu da gençler daha çok seviyor. Bir dönem çok operalar söylediğimde sanki daha elitist bir zümreye hitap ediyormuşum, sanki halkla aramda bir hava yastığı varmış gibiydi. Sonra sanırım içgüdüsel olarak değiştirdim formumu ve şu an dinleyici kitlem çok genç. Bundan da çok mutluyum. 

Siz de gençsiniz ama...

- Dinleyici kitlesi genç olan bir şarkıcı gençleşir. Bu bir kural.

Sizin konserlerinizde sadece kendi şarkılarınızı seslendirmek gibi bir kaygınız da yok sanırım...

- O, benim karakterime yanlış geliyor. Ben bu konuda çok arsızım. O kadar çok şarkı söylemek istiyorum ki, kendimi mahrum bırakamıyorum. Severek söylediğim şarkıyı da karşı taraf kabul ediyor. Ben yorumcuyum, salt beste yapan biri olsaydım bile başka şarkıları muhakkak söylemek isterdim, karakterim böyle.

İLK DEFA BİR ALBÜMDE SÖZ SAHİBİ OLDUM

Bu albümü yapmanızda kızlarınız Şevval ve Şehnaz Sam’ın büyük baskısı olduğu doğru mu?


- Evet, iki baskı var. Birisi halk; konserlerde, sosyal medyada artık albüm çıkarmamı söyleyenler, sokakta çevirenler... Bir de Şevval beni kaynana gibi yedi. Albümde de yazdım; zaman zaman küserek, zaman zaman münakaşa ederek, zaman zaman da “Anneciğim haydi” diye rica ederek albüm için uğraştı. Şevval’in eli var bu albümde. Son güne kadar da yanımdaydı. Kayıtlarda, resimleri seçerken koordinatör gibi çalıştı. İyi de oldu aslında ama Kalan’la çalışmasaydım albümü yapmayacaktım. 

Peki, uzun süre sonra albüm çıkarmak size neler hissettiriyor?

- Çok mutluyum. Hem yeni şarkılar paylaşacağım için hem içime sinen bir şey yaptığım için çok mutluyum. 

Sizi mutsuz eden albümleriniz de oldu mu?

- Ben ilk defa bir albümde söz sahibi oldum. Diğer albümleri yaptığım dönemlerde ya çocuklar küçüktü, okula gidiyorlardı ya da ben çok ağır çalışıyordum, çok ilgilenemedim. Fotoğraf kapaklarım özensizdi. Onların içinde sadece bir kapağı ben seçmiştim. Hiçbir şeylerinde elim yok o albümlerin. Sadece şarkıları söyleyip çıktım. Bu albümde ise hemen hemen her şey benim süzgecimden geçti. O yüzden çok içime sindi. “Ayak Sesleri” albümümü çok severim ama onun kapağında da iş kadını gibi bir resmim var. Bakarım bakarım, “Allah’tan insanlar böyle şeylere takılmıyorlar” derim. O zamanlar daha tecrübesizdik tabii. Şimdi olgunluk dönemimdeyim, sesimdeki o oturmuşluğu da hissedeceksiniz. Bu albümde sesimi de daha çok beğendim.

HER ALBÜME BİR TÜRKÜ

“Nereye Kadar”, akustik bir albüm. Özellikle klavye olmadığını vurguluyorsunuz, neden?


- Çünkü piyanoyu kabullenebilirim, sahnede de klavye gerekli olabilir ama kayıtta klavye benim müziğimde çok yapay geliyor. Orada klarnet canlı çalıyor, muhteşem gitarlar çalıyorsa klavye sesi beni mutsuz ediyor. Daha çok telli ve nefesli çalgıları seviyorum. 

Albümde Metris Türküsü’ne de yer vermişsiniz...

- Ben aslında her albümüme mutlaka bir tane türkü koyarım. Hasan Saltık (yapımcı), “Bu albümde türkü kullanmayalım” demişti. Ben de “Tamam, daha kentli bir şey olsun” dedim. Albüm bitmeden önce “Metris diye bir türkü var, onu söyler misin?” diye sordu. Bu arada bu diyalog, Metris’teki tutuklamalardan önceydi, gerçekten. Ben de “Severim o türküyü, söylerim tabii” dedim. Hatta demosunu koyduk. Çünkü o türküde mükemmellik yanlış durdu, bu yüzden demoyu kullandık. 

Klibi hangi şarkınıza çekeceksiniz?

- Ben Mavi Tango’ya çekmek istiyorum. Çünkü onun içinde çok hikaye var.

YENİ ALBÜM İÇİN ÇALIŞMAYA ŞİMDİDEN BAŞLADIM

Bundan sonraki albümler için de bu kadar uzun süre bekleyecek misiniz?


- Hayır, asla. Ben çalışmaya şimdiden başladım. Tatlı bir rehavete dalıp ara verince insan olaydan uzaklaşıyor.

ÇOCUKLARIMA HİÇ BASKI UYGULAMADIM

Kızlarınızın sizin yolunuzdan gideceğini tahmin ediyor muydunuz?


- Evet, çünkü onlar çocukluklarından beri hep sanatla iç içeydiler. Üniversitede biri gazeteciliği bitirdi, diğeri güzel sanatlarda grafik okudu ama ne iş yapacakları belliydi. Onlar çok küçük yaşlardan itibaren şarkı söyleyen, beste yapan, dans eden, resim yapan çocuklardı. Ben onlara hiçbir şey dayatmadım. Ne istiyorlarsa onu yaptılar. Ben çok baskı gördüğüm için çocuklarıma hiç baskı uygulamadım. Sadece Şevval’e motor konusunda biraz sinirleniyorum. Şehnaz’a da bazı şeyleri çok kafasına taktığı için kızıyorum.

Hürriyet KELEBEK

S

 

894


Anahtar Kelimeler : Albüm , yapmayı , hiç , istemedim , , Leman , Sam , , 13 , yıl , aradan , sonra , yeni , bir , albümle , karşımızda. ,



Yorum Yap
Üye olup yorum yaptığınız taktirde yorumunuzda kullanıcı adınız görünecetir. Üye Ol / Üye girişi
 

Yorumlar

Toplam Yorum Sayısı : 0  

Bu habere ilk yorumu siz yapın

Diğer Röportaj haberleri

















Presstürk Kayıp İlanı Ver
 
 
 
 
 
  • Astroloji
 
  • Gazete Manşetleri
 
  • En Çok Okunanlar
  • En Çok Yorumlananlar