Mustafa Yıldızdoğan ile söyleşi

Mustafa Yıldızdoğan ile söyleşi 18 Şubat 2012 21:03

Okunma Sayısı : 1716
Yorum Sayısı : 1
 

Yine ruhum ile gönlümün, aklım ile yüreğimin savaşı var eserlerde. Aşk var, ayrılık var, düğün var halay var ve benim için en önemlisi ana var. Yani Türk'e ait olan, Türk'ü anlatan ne varsa hepsi var...

YILDIRAY ÇİÇEK :Sayın Yıldızdoğan öncelikle bu yoğun programınızda bizlere vakit ayırdığınız için teşekkürlerimi sunuyorum. 3 yıl aradan sonra "Yandığım Gün" ismini verdiğiniz yeni albümünüz 7 Şubat'ta dinleyicilerinizle buluştu. Albümünüz hayırlı-uğurlu olsun. Okuyucularımıza "Yandığım Gün" isimli albüm hakkında biraz bilgi verir misiniz?

MUSTAFA YILDIZDOĞAN :Bununla birlikte 17. Albümümüzü çıkarmış olduk. Albümde 8 eserimiz var, söz ve besteler tümü şahsıma aittir. Albümün yönetmenliğini ve aranjörlüğünü Ercüment Ekin yaptı. Ayrıca albüm kendi müzik firmam olan MYD den çıktı. Dağıtımını da ÇINAR Müzik yapıyor.

YILDIRAYÇİÇEK : Albüm içerisinde "Yazık Bu Memlekete" isimli bir eseriniz var. Millî ve manevi konularda çok duyarlı bir sanatçı olarak memlekete hangi noktalarda yazık oluyor, biraz okuyucularımıza bu durumu değerlendir misiniz?

MUSTAFA YILDIZDOĞAN : Bu güne kadar çıkardığımız bütün albümlerde birlik ve beraberlik hususundaki hassasiyetimizi ortaya koyduk, aynı hassasiyetimizi bu albümde de "Biriz" eseriyle dile getirdik. Ayrışma ve ötekileştirme bariz bir şekilde ortada dururken, bu gidişe dur diyebilecek bir irade ortaya koyamamanın ezikliği içinde "Yazık bu memlekete" diyorum.

Zalim ve hainlerin mazlum, mazlumların da hain gibi gösterilme gayreti karşısında "yazık bu memlekete" diyorum.

Atatürk'ü sevmenin ve Türküm demenin neredeyse suç teşkil ettiği ve ikinci sınıf insan muamelesi görmesi karşısında "yazık bu memlekete" diyorum.

30 yıldır devletimi ve milleti meşgul eden, 30 bin vatan evladının kanına giren bebek katiline televizyon kanallarında neredeyse övgüler yağdırılmasına ve Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında "sayın" denmesine ve barışın adresi olarak gösterilmesi karşısında "yazık bu memlekete" diyorum.

Büyük Ortadoğu Projesi himayesinde Müslüman ülkelerde tutuşturulan ve Müslümanın Müslümana kırdırılmasından başka bir şey olmayan "Arap Baharı" ateşi karşısında medyanın bu ateşe hep bir ağızdan rüzgâr taşımaları ve kamuoyunun sessiz sessiz seyretmesine "yazık bu memlekete" diyorum. Bu konuyu o kadar çok uzatabiliriz ki...

YILDIRAY ÇİÇEK :Mevcut iktidar geçtiğimiz yıllarda "Kürt Açılımı" gibi bazı yıkım projelerine birçok sanatçıyı alet ederek, bu projeyi onlar üzerinden meşrulaştırmaya çalıştı, vatanın bölünmezliği, bayrak sevgisi, şehitlerimizin anısına sahip çıkma konusunda hassasiyet sahibi bir sanatçı olarak, bu tür yaklaşımlara nasıl bir yorumunuz olur?

MUSTAFA YILDIZDOĞAN :Açılım ve açılım neticesinde vuku bulan olaylar, devletin ve milletin nezninde unutulmaz bir yara olarak kalacaktır. Bir yanda sınırda kurulan ve hainlerin ayaklarına götürülen mahkeme, bir yanda da davul zurnalar ile karşılanan hainler... Bu görüntü akıl ve irade sahibi olan her ferdin hafızasında "kara" leke olarak kalacaktır. Birde evladını, kardeşini, eşini bu memleket için şehit veren aileleri düşündüğümüz zaman, şehit ailelerinin ruh halini anlayabilmek ve hissedebilmek mümkün değil. Sanatçıların kullanılması hususunda, Hükümetten ziyade davete iştirak eden sanatçılara bakmak lazım. Birde gerçek sanatçılığın tarifini yapmak lazım.

Güçlü olanların yanında olursam, güçlü olurum, bundan da "nemalanabilir miyim?" düşüncesiyle kimliğini ve kişiliğini mazide bırakan zavallı düşünce sahipleri sanatçılığın tarifine sığmıyor veya ben sığdıramıyorum. 

Mustafa Kemal Atatürk diyor ki; 
-"Sanatkâr el öpmez; sanatkârın eli öpülür!"
Sanatçıların toplum için ne kadar önemli kanaat önderleri olduklarını, topluma hizmetleri karşısında onurlandırılmaları ve ödüllendirilmeleri gerekliliğine inanırım. Çünkü sanatçılar onurlandırılmaya ve ödüllendirilmeye layık insanlardır. Bu arada en güzel gerçek sanatçı tarifini yine Mustafa Kemal Atatürk şu veciz sözü ile yapmıştır. -"Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, Bakan olabilirsiniz; hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat sanatkâr olamazsınız." 

Unutmayalım ki, Büyük rüzgârlar karşısında eğilen ve kırılan kavak ağaçlarıdır, boylarına aldanmayın. Kavak ile çınar ağacını karıştırmamak lazım ama Çınarlarında kıymetini bilmek lazım.

YILDIRAY ÇİÇEK :Sanatçı kişiliğiniz, ürettiğiniz eserler gençler tarafından büyük bir dikkatle örnek alınmaktadır. Sizin yolunuzdan yürüyerek sanatçı olmak isteyen gençlere tavsiyeleriniz neler olacaktır?

MUSTAFA YILDIZDOĞAN :En önemli nokta "onurlu" olmaktır. Mümkünse eğitimli olmak, bunla birlikte bıkmadan usanmadan çalışmak, araştırmak ve okumak. Bunun sonucunda da başarı zaten kendiliğinden geliyor. Temeli sevmek, duvar zorluğa göğüs germek, çatısı üretmek olan bir ev gibi... En önemlisi de kendini bilmek, çünkü kendini bilmek haddini bilmekle oluyor. 

YILDIRAY ÇİÇEK : Yurt içi ve dışı konserleriniz sürekli devam ediyor. Bu konserlerde yaşadığınız duygulardan, insan manzaralarından biraz bahseder misiniz? 

MUSTAFA YILDIZDOĞAN :23 senedir sahnelerdeyim, ister Anadolu'da olsun ister Avrupa'da olsun, bir sanatçı olarak o insanlarımızın bize verdiği değer karşısında onların duygularına layıkıyla tercüman olabildiğimi sanmıyorum. Onlar haklarını helal etsinler. Çünkü her şeyin en güzeline onlar layık. 

Vefa arıyorsanız şu vefasız dünyada, bizi biz yapan o insanlara koşun. Gerçekten; yürekleri Çoruh gibi coşkulu, onurları Erciyes gibi yüce, hali garip, cebi garip omuzlarında çileli yük, umutları sönmeyen ateş, hayalleri ise Turan kadar büyük.

YILDIRAY ÇİÇEK :Albümde yer alan diğer eserlerden de söz eder misiniz?

MUSTAFA YILDIZDOĞAN :Yine ruhum ile gönlümün, aklım ile yüreğimin savaşı var eserlerde. Aşk var, ayrılık var, düğün var halay var ve benim için en önemlisi ana var. Yani Türk'e ait olan, Türk'ü anlatan ne varsa hepsi var. Her yaşta, herkesin kendinden bir duygu esinti bulacağını sanıyorum.

Türkü neden koymadın diyecek sevenlerim. En kısa zamanda 5-6 ay sonra tamamı türkü olan bir albümle sevenlerime ulaşacağım. Buradan da sizler aracılığınızla müjdesini vermiş olalım.

YILDIRAY ÇİÇEK: "Yandığım Gün" isimli albümünüzde hangi esere klip çekmeyi düşünüyorsunuz?

MUSTAFA YILDIZDOĞAN :Bir hafta sonra www.yildizdogan.com da, www.facebook.com/MYDmuzik ve twitter da bir anket yapıp neticesinde gönüldaşlarımız hangisine çekmemizi isterse ona çekeriz. Bizlere zaman ayırdığınız ve bu içten sohbetiniz için tekrar teşekkürlerimi sunuyorum.

YILDIRAY ÇİÇEK :Okuyucularımıza ve dinleyicilerinize son olarak vereceğiniz bir mesajınız var mı?

MUSTAFA YILDIZDOĞAN :Ben teşekkür ediyorum. Albüm emek işi. Bu emeğin karşılığı tabi ki gönüldaşlarımızın albümü almaları. Dinliyorlarsa internetten yasal sitelerden dinlemelerini rica ediyorum.

Yıldıray ÇİÇEK/ORTADOĞU

NG

1716


Anahtar Kelimeler : Mustafa , Yıldızdoğan , ile , söyleşi , Yine , ruhum , ile , gönlümün , , aklım , ile , yüreğimin , savaşı , var , eserlerde. , Aşk , var , , ayrılık , var , , düğün , var , halay , var , ve , benim , için , en , önemlisi , ana , var. , Yani , Türk'e , ait , olan , , Türk'ü , anlatan , ne , varsa , hepsi , var... ,



Yorum Yap
Üye olup yorum yaptığınız taktirde yorumunuzda kullanıcı adınız görünecetir. Üye Ol / Üye girişi
 

Yorumlar

Toplam Yorum Sayısı : 1  
Misafir - 03 Mart 2012 09:03
aferin sanaaaaaaaaaaa mustafa yıldız dogan hayranınım ben seniniiiiiiiiiiiiiii seni seviyorummmmmmmmmmmmmmm çok ğüzelllllllllll

Diğer Röportaj haberleri

















Presstürk Kayıp İlanı Ver
 
 
 
 
 
  • Astroloji
 
  • Gazete Manşetleri
 
  • En Çok Okunanlar
  • En Çok Yorumlananlar