Muharrem Bayraktar Bombalar neden patlıyor?

Ankara’daki patlamadan bir gün önce istihbarat birimlerinden medyaya aktarılan bir bilgide, PYD’nin eylem yapmak üzere Türkiye’ye bazı militanları gönderildiği bildirildi. Değişik gazetelerde çıkan haber aynen şöyle:

Muharrem Bayraktar Bombalar neden patlıyor?

Ankara’daki patlamadan bir gün önce istihbarat birimlerinden medyaya aktarılan bir bilgide, PYD’nin eylem yapmak üzere Türkiye’ye bazı militanları gönderildiği bildirildi. Değişik gazetelerde çıkan haber aynen şöyle:

Muharrem Bayraktar Bombalar neden patlıyor?
19 Şubat 2016 - 22:52

 

“Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) PKK’nın Suriye kolu PYD/YPG bağlantılı 14 kişilik bir terör grubunun ülkeye sızdığını belirledi. MİT raporunda, “Teröristlerin hedefinde Avrupa ve Körfez ülkelerinden Türkiye’ye turistlerin geldiği uluslararası bir havaalanı var” denildi. Türkiye, 13 Şubat’tan itibaren “angajman” kuralları çerçevesinde Suriye’deki YPG hedeflerini vuruyor. MİT, Suriye’de faaliyet yürüten 14 teröristin PYD Lideri Salih Müslim’e bağlı Kürt grupların yardımı ile yasadışı yollardan ülkemize girdiği tespit etti. MİT’in Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı ile paylaştığı “kozmik” raporda, Salih Müslüm’e bağlı grupların yardımı ile eylem yapmak için Türkiye’ye sızan 14 teröristin isimleri de belirlendi.” Bu haberin çıkmasından bir gün sonra Ankara’da bombalar patlıyor, 28 ölü 61 yaralı. Ne gariptir ki devletin istihbarat birimleri PYD adına Türkiye’ye eylem için gelen kişileri isim isim biliyor, nereyi bombalayacağını biliyor, ne zaman Türkiye’ye girdiklerini biliyor ama “eylemi engelleyemiyor!”  Yani istihbarat hiçbir ile yaramıyor. Bu gibi hiçbir işe yaramayan istihbaratlar da vatandaşın kafasını karıştırıyor. İlk gelen bilgiler,  Ankara’daki saldırının PYD-YPG unsurlarınca gerçekleştirildiği yönünde. İlk olarak BBC’de çıkan haberde olayın NUSRA Cephesi tarafından gerçekleştirildiği yönünde idi. NUSRA, PYD, IŞİDveya bir başka örgüt, hangisi olursa olsun her biri Suriye’de savaşan taraflar. Türkiye ise burnunu bu savaşın içine soktuğu için savaşın ateşi kendi şehirlerimizi de yakmaya başladı. Bir birini vuran örgütler, Türkiye’yi de vurmaya başladı. Önce destek verip sonra koalisyon üyeleriyle birlikte bombalar yağdırmaya başladığımız IŞİD, anında karşılık verdi ve Ankara-Kızılay, İstanbul-Sultanahmet, Şanlıurfa-Suruç ve Diyarbakır’da yaptığı saldırılarla yüzlerce vatandaşımızın ölümüne sebep oldu. Eğer Ankara’daki son eylem gerçekten PYD’nin işi ise (ki konuda da son derece kuşkulu bir durum var, zira PYD lideri Salih Müslim eylemcinin adını ilk kez duyduk” diyor) demek ki Azez’e attığımız obüs toplarına karşı Türkiye’ye içerden bir cephe açtılar demektir. “Ya da başka bir provokasyonla karşı karşıyayız.”  Yani her halükarda Suriye’de savaşan tarafları, kendi marifetimizle, kendi ülkemizle de savaşır hale getirdik. Türkiye öncelikli olarak kendi topraklarını koruma ve kollama refleksi ile hareket etmesi gerekirken Suriye’nin Halep şehrinin, Azez kasabasının, Minnig havalimanının güvenliğini koruma derdine düştü. “Türkiye’de neden bombalar patlıyor?” sorusuna bir de bu açıdan bakmakta fayda var. Türkiye bu saldırıyı bahane ederek Suriye’ye girme emellerini realize etmeye kalkarsa daha büyük felaketler karşımıza çıkacak demektir.

Bu haber 5423 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum