Bugun...
DİKTATÖRE BAK DİKTATÖRE (2)


Burhan ÖZBEY
burhanozbey41@gmail.com
 
 

Konuyla ilgili birinci yazımızda ayrıntılı açıklamalar yapmıştık…

 

Bugün İran asıllı ABD’li akademisyen ve Yazar Fathalı MOGHADDAM’ın bu köşeden sizlere sunacağımız yazılarımıza esas teşkil eden; “DİKTATÖRLÜĞÜN PSİKOLOJİSİ” kitabından aktarımlar yaparak, konuyu birlikte paylaşmaya çalışacağız…

 

Buyurunuz…

 

“Diktatörlükle yönetilen halkları ne düşündüğünü açıkça söyleyerek topluca eyleme geçmekten alıkoyansa;yüzlerine doğrultulmuş olan namlulardır.

Diktatörlerin halkı ve halklarını ayaklar altında çiğneyebilmelerinin tek yoludur kaba güç. Yüzüne dolu bir silah doğrultulduğunda, çok az sayıda insan ‘kahrolsun diktatör’ diye bağırmaya cüret edebilir.” (Syf: Giriş)

 

“Toplumlar durağan değildirler ve devamlı değişirler: bu nedenle diktatör-demokrasi arasında gidip gelen sarkacın izlediği çizgideki yerleri bazen değişebilirler ve kimi değişimler dramatik sonuçlar doğurur….

Demokratik toplumların bile rahatlıkla sarkacın diktatörlük ucuna kayabilecekleri tehlikesine özellikle dikkat çekiliyor. Birleşik Devletler gibi kapitalist demokrasiler de dahil, tüm toplumlar her an diktatörlüğe kayabilirler.(Syf: 9)

 

“Toplumsal çaresizlik hissini taze tutmak için diktatörler korkuyu ve baskıyı sıklıkla kullanırlar” (Syf: 12)

 

“…. Humeyni elindeki sınırsız güce adeta kene gibi yapışmıştı. Tıpkı devrik Libya lideri Muammer Kaddafi gibi Humeyni’de sürekli hükümette resmi bir mevki sahibi olmadığını ve bu yüzden istifa etmesinin gerekmediğini iddia etti.”

Diktatörlük (TEK ADAMLIK) tahtına oturmak için muhaliflerini susturdu. Hapislerde çürüttü ve ona karşı çıkmayı deneyenleri öldürdü.”(Syf: 17)

 

“Derin acılarla dolu bu dönemde ben de (kitabın yazarı) İran’daydım.

Humeyni yandaşlarının, demokrasinin sesini nasıl acımasızca kestiklerine, adeta boğduklarına şahit oldum.

Devrim sırasında başkaldıran halk, tutukluları mucizevi bir hızla özgürlüklerine kavuşturmuştu.

Hapishaneler adeta sevinç sağanağı gibi boşalmıştı.

 Aynı hapishanelerin politik mahkumlarla ve onların cellatlarıyla yeniden tıka basa dolması çok sürmedi.

O cellatlar ki toplumu Humeyni’nin yolunda yürümeye zorlamak için tutulmuş zalimlerdi…” (Syf: 18)

 

“Humeyni katıksız, safkan bir diktatördü (TEK ADAMDI) ve onun yönetiminde İran Kapalı, karanlığa düşmüş ve dünyadan büyük ölçüde yalıtılmış, tek başına bir ülkeye dönüştü.

Artık İran denince akla hileli seçimler, devlet destekli cinayetler, kitlesel politik tutuklamalar, işkence, rüşvet ve baskı geliyordu…”(Syf: 19)

 

“Amerika’da şehir meydanlarında görüşlerinizi özgürce dile getirebilir, yerel radyolarda fikirlerinizi açıklayabilir, gazetelerde karşıt görüşleri yayınlayabilir ve görüşlerinizi daha farklı yollarlar da paylaşabilirsiniz.

Amerikalılar başkanın bile EN AĞIR BİR ŞEKİLDE ELEŞTİRİLMESİNDEN rahatsızlık duymazlar.

 

İran’daysa biri şehir meydanına gidip Ruhani Lider’i eleştirmeye cüret ederse kendini hapiste bulur ya da başına daha kötü bir şey gelir. Aynı şey Kuzey Kore, Suuidi Arabistan ya da diğer 21. Yüzyıl diktatörlüklerinde de (TEK ADAMLIKTA) geçerlidir…”(Syf: 28)

 

“Diktatörlüklerin eninde sonunda yıkılacaklarına ve uzun vadede zaferi demokrasinin kazanacağına körü körüne inanmak, çılgınca bir hayalden öteye gidemez. Diktatörlükle (TEK ADAMLIKLA) kıran kırana savaşmak için onun psikolojik temellerinin iyice anlaşılması önemlidir. (Syf: 46)

 

Diktatörlüklerde (TEK ADAMLIKLARDA) kıran kırana çatışmalar tepede yaşananlardır,

Diktatör (TEK ADAM) iktidardaki elitin hiçbir üyesi gösterdiği yoldan çıkmasın diye dişiyle tırnağıyla savaşır. (Syf: 48)

(Devam edecek)

 

BURHAN ÖZBEY



Bu yazı 1692 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI