Reklam
Bugun...
RÜŞVETÇİLERDEN NASIL KURTULACAĞIZ?


Burhan ÖZBEY
burhanozbey41@gmail.com
 
 

Yazının başlığı ve devamı olan aşağıda ki satırlar da bize ait değil…

Buyurun önce birlikte okuyalım:

“Bu iktidar belediye üzerinden geldi, belediyelerle gidebilir.

Şu alçak, hain, lanet olası rüşvetçilerden yakanızı bir an önce kurtarın nasıl kurtaracaksanız. Bunlar herkesi haraca bağlıyor. İhalelere hile karıştırıyorlar, imar işlerinde bu işler çok fazla. İli, ilçesi yok.

Bu işe vakfı, camiyi de karıştırıyorlar. Cami avlusunda rüşvet pazarlığı yapıyor bu ahlaksızlar.

Açık söylüyorum, bunları ihbar edelim. Direnelim, teslim olmayalım.

İhale şartnamesini adrese teslim hazırlıyorlar. Yine kazanacak olursanız ihaleyi iptal ediyor.. Rakamları o kadar şişiriyorlar ki, normal bir teklif zaten çok düşük diye eleniyor. Araya başka naylon şirketleri sokuyorlar.

Minareyi çalan kılıfını hazırlamış. İhaleyi almak için KİK, İdare Mahkemesi, kim uğraşacak. İdareyle inatlaşmayalım diyor birileri.. İhaleyi alsan ne olacak, bu defa bir eksiklik bulup ödemeyecek.

Bu işi yapanların adı, Ahmet, Mehmet, Ali, Hasan, Hüseyin! Namaz da kılıyorlar, hacca da gidiyorlar.

“Vay o namaz kılanların haline ki”, diye “din günü”nü hatırlatmak gerek bu adamlara!

Müslümanların yüz karası bu adamlar.

Hani o “Şeytan sizi Allah’la aldatmasın” diye bir ayet var ya, bunlar da cami ile vakıfla aldatıyorlar!

O kadar arsız ve yüzsüzler ki, “nasıl yaparsınız bunu” derseniz, biz milletvekilinin oğlundan da aldık” diyorlar.

Rüşveti alan da, haksız bir kazanç için rüşvet teklif eden de mel’undur.

Bu bir memleket meselesi haline geldi. O haram lokma sadece yiyeni ve ailesinin dünya ve ahiretini mahvetmiyor, ahiretini de mahvediyor. Bir de memleket elden gidiyor bu aşağılık heriflerin yüzünden..

Elbette namuslu siyasetçiler ve bürokratlar da var. Ama öte yandan bu hainler de var. Bunlara dokunmayınca, bunlar daha da şirretleşiyor, mafyalaşıyor, milleti  haraca bağlamaya kalkıyorlar..

Öyle kötü örnekler var ki, 3 kuruşluk işi 10 kuruşa yapıyorlar, aradaki farkı paylaşıyorlar. Siyasetçi, bürokrat, işadamı herkes bu şeytani halkaya katılıyor

Bu işi yapanların yaptıkları yanlarına kâr kalmamalı. Duruma göre, gerekiyorsa hapse girmeli. Bunların görevden uzaklaştırılmaları yetmez. Bu suçları tespit edenlerin geçmişten bugüne haksız olarak edindikleri malları da tıpkı FETÖ’cülerin mallarına el konmalı ki, alemi ibret bir ceza olsun ve başkaları bir daha bu işe cür’et ve cesaret edemesinler. Başkalarının üzerindeki mal varlıklarını da araştırmalı. Bu işi yaparken kimlerle bu haltı yedikleri ortaya çıkartılıp, münferiden ve müştereken cezalandırılmalı.”

***

Yukarıda okumuş olduğunuz satırlar, Yeni akit gazetesinin İslâmcı yazarı A. Dilipak’ın 5 Ağustos tarihli “Rüşvetçilerden Nasıl Kurtulacağız” başlıklı yazısında yer almaktadır…

Demek bıçak kemiğe dayanmış…

Kepazelik, rezalet, haysiyetsizlik almış başını gidiyor…

Her yer yolsuzluk, her yer suiistimal ama sözde alınlar secdeye değiyor, güya camilerde hoca efendiler arkasında saflar tutuluyor…

Yalan dolanın ise hesabı yok…

Dilipak’ın iddialarını biz yazsaydık, “süper dindar(!)” kardeşlerimiz, görevli troller, hemen saldırmaya başlar, bizi bozguncu, gezici, dinsiz hatta terörist olarak suçlarlardı…

***

Hey gidi dünya!

Şu güzelim ülkemin, vatanımın haline bak…

Dinle, Allah’la aldatanların haddi hesabı yok.

Yobazlık, sahtekârlık, din tacirliği aldı başını gidiyor…

İstisnalar dışında…

Rantın başında ki sözde dindar siyasiler, dünya nimetlerine boğulmanın doyumsuz mutluğu içinde; mal mülk, ihtişamının doruğunda tatlı yaşamlarını sürdürmekteler…

***

Dini, siyasetteki varlıklarının, makamlarının vazgeçilmez malzemesi olarak istismar etmenin, her türlü cambazlığı içindeler…

Cuma namazları sonrasında, cami avlularında boy göstermek, hamaset nutukları atmak, cambazlığın göze çarpan en etkili aksiyonu değil mi?

Dilipak, yazısında örnekler vererek, “rüşvetçilerden nasıl kurtulacağız?” diye yakınmakta…

YANIT:

Halkın dirayetiyle, halkın meydanlara yollara inmesiyle ve halkın demokratik tepkisiyle kurtulacağız…

Evet her türlü beladan kurtuluş için yegane çözüm: miting alanlarına ve meydanlara inecek HALKTIR!...

Kör, sağır ve duyarsız siyasetçi değil…

Kurtuluşun ne yazık ki başkaca da yolu yok!...

BURHAN ÖZBEY



Bu yazı 1873 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI