Bugun...
Başarısız Darbe Girişimi Kuleli Vakası


GÜNÜN YAZISI
info@pressturk.com
 
 

Kuleli Vakası Nedir? Neden Önemlidir? Fedailer Cemiyeti ve Kumkapı vakası hakkında bilgiler nelerdir? 

Değerli dostlar 15 Temmuz 2016 Tarihinde hepimizin şahit olduğu ve büyük bir facia atlattığımız bir olay vuku bulmuştur. Elhamdülillah milletimizin iradesi sayesinde bunun önüne geçilebilmiştir.

Tarihimizde buna benzer pek olay olmuştur. En çok bu olayı Hassan Sabbah mevzusuna benzetirler. Doğrudur da.

Peki hiç düşündünüz mü Tarihimizde bu olaya benzer olaylar olmuş mu diye?

Bu olaya benzeyen diğer bir vaka Kuleli Vakasıdır. Şuan yazacaklarım internet aleminde bir kaç paragraftan öteye gitmemektedir. Bu konu hakkında detaylı bilgileri sadece Tarih Kovanı okuyucu arkadaşlar görebilecektir.

O halde lafı uzatmadan konuya geçelim. Anlatacağım konunun ana başlıkları şu şekildedir.

Kuleli Vakası Nedir?

Tanzimat’a karşı başlatılmış olan ilk hareket KULELİ VAKAsıdır. Bu olay 1859 yılında cereyan etmiş olup devrin Padişahı Abdülmecit'i tahtan indirip Abdülaziz'i tahta geçirme planıdır.

Bu olay Tarih’te fazla iz bırakmamış nedeni ise çok hızlı gelişmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Ama daha sonra bu olayı inceleyenler bu olayın gizli bir örgütün gerçekleştirmeye çalıştığı bir hareket olarak tanımlarlar. Ama hiçbir araştırmacı bu olayı gerçekleştirmek isteyen örgütün ne olduğu, adının ne olduğu konusunda ortak bir karara sahip değillerdir. Bazıları bu örgütün Şeriatı Tutma Cemiyeti bazıları da bu örgüte Fedailer Cemiyetiolarak tanımlarlar.

Örgütün ne zaman kurulduğu, üyelerinin kimlerden oluştuğu noktasında net bilgiler mevcut değildir.
 

Kuleli Vakası Denmesinin Sebebi Nedendir


İsyan çıkarmak üzereyken yakalanıp tutuklananların yargılandığı yerin Kuleli olmasından dolayı bu olaya kuleli vakası denmiştir.
 

Fedailer Cemiyeti / Şeriatı Tutma Cemiyeti Hakkında Neler Bilinmektedir?


Örgütü oluşturanların kimler olduğu belli değilken mezhepleri konusunda bir bilgi mevcuttur. Buna da yakalanmış örgüt üyelerinden yola çıkarak söylenmektedir. Özellikle Örgüt üyeleri;
 
  • Osmanlı ordusundaki üst düzey Subaylar
  • İleri gelen aydınlar
  • Medrese öğrencileri
  • Şeyh
  • Müftü
  • Hoca’dan oluşmaktaydı.
     

    Fedailer Cemiyeti Ve Kuleli Vakasının Oluşum Şekli Ve Detayları


    Başlattıkları isyan hareketleri gerçekleşirse katılmayı vaat eden çok sayı da asker ve Osmanlı bürokrasisinde yer alan önde gelen kişilerdir. Dönemin Sadrazamı Fuat Paşa Avrupalı devletler iç işlerine karışmasın diye bu olayı küçük bir şey gibi gösterilmeye çalışılacaktır. Örgüte üye olan birçok kişiyi başka yerlere sürgün edeceklerdir. Buradaki amaç bir dahaki sefere siyasal bir eylemin içine girmemesini istemekten gelmektedir.

    Örgütün üyelerinin yargılanması ve dosyalarının incelenmesi sonucu örgütün amacının ne olduğu ortaya konmaya çalışılmaktadır. Ama buna da pek itibar edilmeyecek çünkü yargılamalar Kapalı bir şekilde yapılacaktır. Suçluların cevapları verilmediğinden dolayı detay verilemiyor. Ama bilinen örgütün amacı var olan padişahı tahtan indirmek Şehzade olan bir Sultanı tahta geçirmektir. Amaçları bunu yaparak Tanzimat rejiminin uygulamalarına son vermektir. Araştırmalarının bir kısmında Şehzade Abdülazizin bu komple girişiminin içinde yer aldığı ifade edilecektir. Dolayısıyla dönemin sadrazamının bu olayın üstünü örtmeye ve gizli tutmaya çalışmasının altında yatan sebep bu olabilir.

    Bu hareketin en önemli yanı; II. Mahmut’un 1826 yılında Osmanlı Ordusunun isyanlar çıkararak siyasete karışmasını, padişahların kellesini götürmesini engellemek için Yeniçeri ocağını kaldırıp yeni bir ordu kurmasıyla bittiğini düşündüğümüz Osmanlı ordusunun siyasete müdahalesini hortlatmış olasıdır. Yani artık Osmanlı Ordusu, Osmanlı siyasetin de yeni bir güç odağı haline geldiğinin göstergesidir.

    Olayın ortaya çıkışı; Örgüt üyelerinden bir muhbirin olayı ihbar etmesiyle ortaya çıkacaktır. Bu ihbardan hemen sonra daha kalkışma meydana gelmeden devlet örgüt üyelerinin hücrelerini basacak ve örgüt üyelerini tutuklayacaktır.

    Bu olay genelde bir grup kişi tarafından önemsiz bir olaymış gibi gösterilmektedir. Bir grup tarafından da çok önemli bir olaymış gibi gösterilmektedir.
     

    Kuleli Vakası Üzerinde Görüş Farklılıkları


    Ahmet Mithat Efendi; Bu olay birkaç kişinin bir takım fikirler etrafında harekete geçirmeye çalıştığı bir olay ve bunlar ideoloji olarak kendilerine Osmanlı hamiyeti, İslam gayretini almışlar. Bunlar büyük gaflet içindeler. Bunu söylerken bu örgütün üyelerinin Büyük kısmının Yüksek rütbeli kişiler olduğu bilincinde söylememektedir. Olayı gayet küçük pencereden bakmaktadır.

    Olayı büyük çerçeveden bakıp yazanlar ise Avrupalı kimseler olmuştur. Mesela Engerad, Vandan ve Vambery diye sayabiliriz. Bu 3 kişi Örgütün başında 3. Kolordu Tümen Kumandanı olan Hüseyin Daim Paşanın bulunduğunu söylemektedir. Onların yazdıklarına göre bu işlerin başında Yüksek rütbeli subaylar, üst düzey mülkiye erkanı, Şeyh Ahmet gibi dini odaklı kimselerin yanında Genç aydın kuşağın olduğu söylemekteler. Özellikle bunların içerisinde Rıza Teyfik ve Şinasisayılmaktadır.

    Şinasi’nin bu örgüt ile ilişkisi Sakal, Çok sıkı arkadaşının Örgüt üyeliğinden yargılananlardan birisi olması anlatılıyor. Şinasi bu olaydan kurtuluşu ise Örgütün toplantılarına katılmıştır ancak örgütün gizli yanlarına karışmamıştır denilmektedir. Örgütün fikri yapısının oluşmasında önde gelen kişi olmuştur. Yabancılar Şinasiyi bu örgütün içinde yer aldırtmasına rağmen Türkler ise dışında tutmaya çalışmaktadır.

    Engenard’a göre Osmanlı Ordusundaki Subayların etkili olmasının sebebi; Bu subayların amaçları devrimci bir odak oluşturmak bu devrimcilikle Osmanlının Anayasal Meşrutiyeti getirmekti. Bu Subaylar bu fikri 1840 Kırım Savaşında İngiliz ve Fransız subaylarla iletişime geçtiler onlardan fikirlerini benimsediler ve Liberal bir görüş beyan etmeye başladılar daha sonra savaşın neticesinde Osmanlının Bürokratik ve Sivil memurlarına anlatmaya başladılar, daha sonra bu grubun içerisine Osmanlı Uleması dahil edildi. Dolayısıyla bu hareketlenmenin başını çeken güruh Osmanlı Subayları tarafından teşkil edildi demektedir.

    Vanda da aynı görüşleri ifade etmektedir. Kendisi Polonyalı bir subaydır. Ona göre 1848 devrimindeki etkilerinden dolayı bu subaylar Kırım savaşı sırasında Mazgini ve Ganibandi övücü sözlerle karşılaştılar. Bundan etkilenen Subaylar Bu örgütün temelini Mazgini ve Ganibandi fikirleri üzerine oturttu denilmektedir. Hüseyin Daim Paşanın bu işin içinde olduğunu 1848 Macar devriminde Osmanlıya sığınmak zorunda kalan macar mültecilerini koruyan kişiydi ve onların fikri yapılarından fazlaca etkilendi demektedir. Bu yüzden bu örgütün başını Hüseyin Daim Paşa çekmiştir der.

    Türk tarafı bu olayı Hacı, Hoca güruhunun yaptığı bir şeymiş gibi anlatırlar. Bunu da bunların içerisinde Arnavut asıllı Cafer Paşa var, bu subay yargılandı tutuklandı yargılanmaya götürülürken denize atarak intihar etti der. Dolayısıyla hareketi üstlenmeyen güruhu nasıl ciddiye alabiliriz derler ve küçük görürler.

    Vanda Cafer Paşanın hayatını incelemiştir. Onun hayatını yazarak, O kişinin yaptığı hareketin arkasında duramayacak bir şahıs olmadığını kanıtlamaya çalışmıştır. Ona göre Cafer Paşa; İtalya ve Avusturalya da özel görevli olarak bulunmuş bir kişi hatta İngiltere de uzun görev yapmıştır. İngiltere de görevdeyken bir İngiliz Generalinin kızına aşık oluyor ve uzun süre onunla yaşıyor. Burdaki yaşantısından dolayı Avrupai tarzda oldupu bu yüzden o cahil cühela ile bağlantısı olmadığını ifade etmektedir.
     

    Kuleli Vakası Üzerine Yapılan Çıkarımlar


    Kuleli Vakası İki pencereden yorumlanmaktadır.
     
  • Kuleli Vakası Osmanlı’nın ilk devrimci olayıdır. Bu olaya böyle bakmak lazım diye değerlendiriyor.
     
  • Bu olay Tanzimat’ın ilericiliğini yıkıp Şeriatı geri getirmek isteyen gerici bir güruhun başlattığı köksüz bir hareketti yorumunu yapmaktadırlar.

    Hepsinin birleştiği ortak nokta Hedefte Saray ve Hükümet gerekçe olarak; Osmanlı’nın dış borçları, Osmanlıdaki bozuk idari sistem amaç olarakta; Osmanlı’da Meşveretli bir yönetimin kurulması bunun yolu olarak ta Osmanlı da o an şehzade olan Abülazizin tahta geçirilmesini hedef almaktadır.
     

    Osmanlıdaki bu kuleli vakası Avrupa daki 1848-1860 da tamamlanan İhtilal dönemine çok benzetilmektedir. Ama bu olaylardan farkı ise bu devrimin temelinde Liberal, Devrimci ve Anayasalcı düşünce var ama Kuleli baktığımızda 3 Nokta da ayrılmaktadır.

    1. Avrupa daki hareketlenme yabancı bir devletin yönetimi altında yaşayan bir milletin kurtarma savaşı idi. Özellikle Lehlerin ve Macarların kurtulmak istemesidir. Kulelide böyle bir yönü yoktur.

    2. Parçalı halde bulunan bir milleti bağımsız bir milli devlet haline getirmektir. Bu da yoktur Kulelide yoktur. Almanya ve İtalya’nın bağımsız devlet oluşu misaldir.

    3. Halk egemenliğine dayalı Anayasalı ve Parlamentolu Monarşi ya da Cumhuriyet kurma çabasıdır. Özellikle Fransa’da bu vardı. Kuleli vakasında bu olmadığını görmekteyiz.


    4.  
    Kuleli vakasını harekete geçirenlerin fikri yapısına baktığımız zaman onların genelde milliyetçilik akımı etkisinde olmayan tamamen Osmanlı birliğini savunan insanlar olduğunu söyleniyor. Ama Avrupadaki olaylara batığımızda hepsi Milliyetçilik esası üzerine kurulmuştur. Ama bunlarda milliyetçilik değil Osmanlıcılık üzerine kuruludur. Ayrıca bunlarda Anayasal Devlet Rejimi değil İslam’ın ve Osmanlı Geleneğine hakim olan bir Meşveret usulünün iyi bir Padişah ve Namuslu bir hükümet elinde halkı idare etmesini amaçlamaktalardır. 
     

    Kuleli Vakası Hakkında Kısaca Açıklama Ve Genel Çıkarımlar



    Efendim Kuleli Vakası hakkında sizlere bu açıklamaları yaparak Tarih'te gerçekleşmiş olan ilk Modern darbe tipi örneğini anlatmış bulunmaktayız. Bu bilgileri her Türk vatandaşı'nın öğrenmesi gereken elzem bilgilerdir. Zira Tarih geçmişten esinlenerek Geleceğe yön vermek olarak tabir ediyor isek geçmişteki olayları kavrayarak günümüzde bu tür olayların yaşanmaması için tedbirler almak bizlere düşmektedir. O halde tedbiri bizler geçmişi okuyarak öğrenebilir ve bu tür darbe girişimini önceden sezinleyerek tedbirler alabiliriz. Kısaca toparlayacak olur isek;

    -Kuleli Vakası Nedir?

    1859 Yılında Abdülmecit'i tahtan inidirip Abdülaziz'i tahta geçirme hareketidir.

    -Kuleli İsmi Nereden Gelmektedir? 

    Bu darbe girişimini hazırlayan kimselerin KULELİ'de yargılanmasından dolayı böyle adlandırılmıştır.

    -Darbe Başarılı Oldu Mu?

    Hayır başarılı olunmamış olup devletin içerisindeki örgüte üye olan kimseler temizlenme çabası içerisine girilmiştir.

    Bu içeriği beğendiyseniz lütfen paylaşın ?
     
 
 


Bu yazı 1545 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI