Bugun...
BU KADIN AŞIK 'MI SEVGİ' Mİ DOLU YOKSA ONURSUZUN TEKİ Mİ?


Melike KARAKURT
karakurtmelike@hotmail.com
 
 

Renee-Pelaige evlendiğinde 21 yaşındadır.Ailesi soyludur babası 'Kont' Montreuil  Sarayın yüksek mahkeme başkanıdır.Aile oldukça varsıldır.Saray bu aileye saygı gösterir.Yer Fransadır.
Genç kız annesinin arzusu ile 'Marki' ile evlenecek 'Kontes' ünvanını alacaktır.Ancak düğün günü küçük bir sorun çıkar damadın annesi gelinine takması gereken mücevherleri ona vermeyeceğini söyler.Kadın oğlunun babasından ayrılmış ve bir başına yaşamaktadır.Renee-Palagie kayın validesinin bu tutumu karşısında tavır koymaz sonrasında kaynana yaptığından pişman, o mücevherleri oğlunun karısına takdim eder.
Düğünün ardından genç çift odalarına çekilir.Damat 'Marki' son derce rahat, laubali  biraz da alaycı konuşmalarla tuhaflıklarını ilk dakikalarda göstermeye başlar karısına dönüp:'ilk kez mi bir erkek ile beraber oluyorsun? Kuzenlerin,kiracılarınızın oğulları,sana limonluğu gösteren bahçıvan yamakları olmadı mı' dediğinde karısı şaşırır.Genç adam karısı ile birlikte olduktan sonra' el değmemiş bakirelerden hoşlanmam' diyerek kalkıp giyinir.Yolculuğun;şehirdeki en yakın 'randevuevi' olduğunu söyler ve gider.
Marki değişik bir adamdır ve karısı onun yaptıklarını sessizce izler.Marki'nin iki sadık hizmetkarı,kocası yanına gelmediğinde başka odada kalırlar ve kimi zaman adamların kahkaha sesleri dışarıda çınlar.Üç adam birlikte olduklarında birlikte sabahladıkları gibi uşaklar odadan yarı çıplak çıkarak Markizin gözlerinin içine bakarak yaptıklarından rahatsızlık duymazlar.
Bütün bu olanların yanısıra  Marki:ne zaman karısının yanına koşarak gelse karısını'da sevdiğini söyler ona iltifatlar eder.Kadının kendisine zafını bilen Marki çok zekidir yaptığı sapkınlıkların bir fantazi olduğunu söyleyerek her seferinde Renee- Pelaige'nin gönlünü alır.
Kayınvalide Kontes bir gün sohpet ederken gelinine oğlu için; çocukken köydeki oğlanlarla dolaşırdı.Üstü başı inek pisliği, gübre şerbeti,ekşi keçi sütü kokardı.Amcası: sen asilzade çocuğusun keçi çobanları ile düşüp kalkma'dediğinde oğlum henüz 9 yaşındaydı'
Nitekim büyük arazilere sahip Marki bu arazilerin olduğu yerdeki Şatolarına gittiğinde köylülerin çocuk yaşlarındaki çocuklarını malikanelerinde çalıştırmak için alır sonra bu çocuklarla çinsel fantazilerini giderirdi.Marki'nin topraklarını işleyen köylüler içeride neler olup bittiğini bilseler de korkularından tek söz edemezler, içeride olanları tahmin ederler ya da öteki görevlilerden duyarlardı ayyuka çıkan rezillikleri.
Ve Marki'nin yaptıkları öylesine mide bulandırıcı ve saklanması,  önüne geçilmesi öylesine akıl almaz  vukuatlardır ki bu durum rezilliklere dönüşünce:'Saray' kendi sülalerinden gelen bu adamı defalarca kalelere hapsederek sansasyonu önlemeye çalıştılarsa da bunda başarılı olamadılar.
Markiz bütün bunları bildiği halde hep kocasının yanında oluyor onu hapisanelerden kurtarmak için her seferinde nufuzunu kullanıyordu.Dahası o günün şartlarında genç ve güzel bir kadının üstelik ünvanlı bir kadının at arabası ile şehir şehir hapisane hapisane dolaşmasını ve bu uğurda servetini tükettiğini bilenler bu gerçekten hanım efendi olan kadına bu fedakarlığı  hiç yakıştıramıyorlardı.
Markiz hangi konuda yaralı değildi ki? Üstelik annesi de damadından hoşlanmıştı bir zamanlar.Zaten kocası'annen artık yaşladı(kayınvalide o zamanlar 40 yaşlarında) beni alamayacağına göre seni bana vermesi beni canının çekmesindendir' demiştir. 
Ya kız kardeşi Anne-Palagie, o da kocasından hoşlanmıyor muydu.Marki açık açık onunla yatmak istediğini söylemiş sonra da İtalya ya kaçarken yanında yatak arkadaşı uşağını götürürken baldızını da alıp gitmemiş miydi.
Renee- Pelaige namı diğer Markiz de Sade kocasının yaptığı her şeyden haberdardı ve kocasının her şeye rağmen kimi zaman komik,akıllı hoş çekici  buluyordu.
Sade'lerin üç çocuğu oldu biri kız ikisi oğlan.Kocasının peşinden koşmaktan, çok sevdiği çocuklarına vakit ayıramayan Markiz çocuklarını da annesinin yanına bırakmıştı.
Hikaye böyle sürüp gidiyor.Bu gerçek hikaye Markiz adı ile yıllar önce bir yayın evi tarafından basıldı.
Şimdi size soruyorum? Markiz aşık bir kadın' mı devgi dolu bir eş' mi yoksa karaktersiz mi dir?.
Çünkü Markiz soylu varsıl aileden gelen genç işveli güzel bir kadındır.Kaybedeceği bir şey de yoktur! Ne servet ne ün!
Yoksa bir insanda olması gereken değer 'onur'mudur?
Siz ne diyorsunuz?
Sevgilerimle.      



Bu yazı 3121 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI