Bugun...
NAZIM'IN KADINI OLMAK,


Melike KARAKURT
karakurtmelike@hotmail.com
 
 

Nazım Hikmet 1901 yılında Selanik'de doğdu 1963 yılında Moskova'da öldü biliyorsunuz.
Aslında 62 yıllık bir yaşam insanoğlu için çok çok kısa.
  Londra'da bulunan Sanat Merkezi Southbank Centre, son elli yılın en güzel 50 aşk şiiri arasına Nazım Hikmet'in; 'Severmişim Meğer' şiirini'de aldı.
  Nazım'ın sevdiği kadınlar ve aşkları'da  pek çoktur kısacık yaşamında.Hemen hepsine: dizelerle hasretliklerini yürek yangınlarını bir gönül adamı olarak yazmıştır yazmıştır.
Pirayeye yazdıkları onlarca mektup bir o kadar'da şiiri vardır.

  'Ne güzel şey hatırlamak seni
  ölüm ve zafer haberleri içinden,
  hapiste
  ve yaşam kırkı geçmiş iken...

  Ne güzel şey  hatırlamak seni:
  bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin
  ve saçlarında
  vakur yumuşaklığı canımın içi  İstanbul toprağının...
  İçimde ikinci bir insan gibidir
  seni sevmek saadeti'...
Kızıl saçlı Piraye, Nüzhet, Münevver, Galina, Vera, Yelena, Roman yazarı Cahit Uçuk, Opera Sanatçısı Zeliha Berksoy, onun hayatına giren kadınlardır.
  Aslında Nazımın çocukluk aşkı Sabiha Hanımdır. Ve Nazım; 'Gözleri siyah kadın o kadar güzelsin'ki' şiirini ona yazmiştır.
Yaş 17... Nazım yine aşıktır.'Rüyaya daldıran şarabın sun' diye başlayan dizeleri ise Azize Hanım içindir.
Yıl 1920...Nazım; Ben sizin için çıldırıyorum, siz bana aldırış bile etmiyorsunuz' diye serzenişte bulunduğu kadın ise Şüküfe Nihal Hanımdır.
'Bir Ayrılış Hikayesi' şiirini Nazım bu gururlu kadın için satırlara dökmüştür.

  'Erkek kadına dedi'ki:
   Seni seviyorum,
  ama nasıl,
  avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbini sıkıp
  parmaklarımı kanatarak
  kırasıya
  çıldırasıya...

  Büyük şair ve yazar, romantik kominist, her vakit tutkulu aşık ve sürgünde geçen onlarca yılın kahramanı Nazım...
En çokta kadınları sevdi ve memleketini.Belki'de o kadınlar olmasaydı ne yaşamı bu denli heyacan verici, ne de şiirleri böylesine anlam yüklü ve baştan çıkarıcı olmazdı kim bilir?
Bakarmısınız şu kendinden geçmişliğe duygular kabarınca,

  'Sen esirliğim ve hürriyetimsin,
   çıplak bir yaz gecesi gibi yanan esintimsin,
   Sen memleketimsin.

  Sen ela gözlerinde yeşil hareler,
  sen büyük, güzel ve muzaffer
  ve ulaşıldıkça ulaşılmaz olan hasretimsin'

Sözümü: Piraye'ye yazdığı bir şiirin başlığı gibi bitirmek istiyorum.
'EEEEEEEEEY' Nazım. Hiç kimse hiç bir şair hiç bir kadına senin gibi yazamadı. O kadınlar ne şanslıymış beeeee!

  Sevgilerimle.



Bu yazı 2488 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI