Bugun...
ŞİMDİ BAHAR VE ASK MEVSİMİ GELDİ.


Melike KARAKURT
karakurtmelike@hotmail.com
 
 

Öykü: antik çağda M.Ö 331 yıllarında baharın yaz mevsimine göz kırptığı bir zamanda geçer.Ve o güne dek dut ağacının meyveleri de hep beyaz olurmuş.
  Doğu ülkelerinin en güzel kızı Thisbe ile en yakışıklı delikanlısı genç Pyramus, Semiramis'in ülkesi Babylon'da yaşıyorlarmış.
Komşu olan bu gençler birbirlerine aşık olmuşlar ve evlenmek istemişler.Aileler buna karşı çıkmış.
Pyramus; duvarları bitişik olan iki evin arasına bir delik açıp sevdiği kız ile buradan görüşmeye konuşmaya başlamış.Her gece iki genç yıldızlar sönüp dağların arasından güneş doğuncaya dek uykusuz gecelerde aşklarını yinelemişler günler geceler boyu.
Sonunda bu görüşmeler de yetmemiş ikisine ve bir gece kaçmaya karar vermişler.Mezarlıktaki dut ağacının altında buluşmak adına sözleşmişler.
  Thisbe,heyecanla mezarlığa vardığında delikanlı henüz oraya varmamış genç kız bir kenara sinip beklemeye başlamış' ki ardında bir kükreme ile irkilmiş.Arkasına baktığında;ay ışığında ağzı kanlarla kaplı aslanı görmüş.
Aslan çeşmenin başındadır av sonrası karnını doyurup su içmeye gelmiştir.
Thispe korkar usulca mezarlıktan çıkıp uzaklara yol alır.Ancak buradan kaçarken dut ağacının altına şalını düşürür.
Pyramus mezarlığa vardığında sadece aslan vardır yeleleri kan lekeli aslan parçalanmış şalın yanında uyumaktadır.Genç adamın gözleri fal taşı gibi açılır vakit kaybetmeden elindeki mızrağı defalarca hayvanın karnına saplar ve onu öldürür.Sonra mızrağı kalbine sokup dut ağacının dibine yığılır.
  Thisbe mezarlığa döndüğünde gördükleri karşısında göz yaşlarına boğulur.Dut ağacının meyveleri simsiyahtır.Yere çömelir ellerini Pyramusun yüzünde kan sızan dudaklarında gezdirip ağıt yakar.Genç adam henüz ölmemiştir uzun uzun aşkının gözlerinde bakışlarını son kez gezdirip nefesi durur.
Thispe; sevdiği adamın kendisini aslanın öldürdüğünü sanıp hayvanı sonrada kendini öldürmek istediğini anlayınca iki canı yok etmiş mızrağı o'da kalbine saplar ve dut ağacının altına Pyramus'un üstüne yıkılır.
Bu olaydan sonra Semiramis ülkesinde beyaz dutları hiç gören olmamış.
  Evet:şimdi bahar şimdi aşk mevsimi.'En büyük aşklar hiç yaşanılmamış aşklardır'denirse'de ben:Baharın coşku ile yeşile sarıya pembeye mor'a velhasılı her renge koştuğu, çiçeğe meyveye dönüşeceği bu tatlı'telaşlı günlerde,aşıkların aşklarına dört el ile sarılmalarını öneriyorum.
Aşk yaşamak isteyenlerin ise içlerindeki kıpırtılara ses verip yaşları ne olursa olsun; ister kadın ister erkek,sadece yüreklerinin götürmeyi istediği yere kadar değil, varsa daha ötelere kadar gitmeleri gerektiğini düşünmekteyim.
Dut ağaçlarının meyveleri ister beyaz ister siyah her mevsim güneşe gülüp  meyveye duracak.Doğa sonsuza kadar o baharları yaşayacak.Ama insanoğlu unutmasın'ki kendisi için her şeyin bir gün ama bir gün sonu olacak.
Hepinize:içinizde renk renk açan, yüreğinizi ve özünüzü güzelleştiren, insan olma sevincini yaşayan ve yaşatan, üretkenliğinizi, heyecanınızı pekiştiren ve asla bittiğinde; aşk ile biriktirdiğiniz kazanımları  asla çöpe atmayacağınız ve o değerleri içinizde saklamanız dileklerimle bahar ile bütünleşmiş cıvıl cıvıl aşklar diliyorum.

Sevgilerimle.  



Bu yazı 2605 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI