Bugun...
Ne oldum demeyeceksin bu hayat'ta!


Ramazan ÇALKAP
rcalkap@gmail.com
 
 
Asıl sorulması gereken soru ne olacağım? Olmalıdır.
Sizlerin uzun yazıları sevmediğinizi biliyorum o yüzden anlatabildiğim kadar kısa anlatmaya çalışacağım.
Anlatsam roman olur derler ya, nihayetinde herkesin bir hikayesi olduğuna inanıyorum. Sene 1992 reklam camiasının kurulduğu 1989'dan itibaren yaptığı ciddi yatırımlarla kısa sürede adından söz ettiren, reklam ajanslarının tercih ettiği en donanımlı (teknoloji) 7/24 hizmet veren reprodüksiyon şirketinin kurucusu ve yöneticisi olduğum, edindiğim bilgi ve birikimlerimi aktararak bi anlamda manevi görevimi yerine getirmek istiyorum. 
 
İnsanlar edindiği bilgileri, ve birikimlerini diğer insanlarla paylaşıldığında daha değerli olduklarına inananlardanım. Reprodüksiyon (orijinal bir nesnenin kopyasını çoğaltmak, teksir etmek) reklam ajanslarının yaptığı tasarımlarını gazete-dergi-bilboard-broşür-afiş ve tüm basılı materyallerini baskı öncesinde renkayırımı&film, renk ve rötuş çalışmalarını yapan şirketin sahibiydim.
 
Kırılma noktamız olan 5 Nisan 1994 (devalüasyon) kararları ile hayatımız 180 derece değişti, bu tarihe kadar enflasyon ile yaşamaya alışmıştık, devalüasyon ile ilk kez bizim jenarasyon tanışmıştı, hani şu an'ki usd döviz kur'u 3.65-3.90 falan ya hikaye bunlar, bizler bunun 5 Nisan sabahı şimdi ki kur ile bi hesabını yapalım 14.60'lira falan oldu, bizler bu ülkenin gerçekleriyiz. Bu kadar idealist, bu kadar yatırımcı, bu kadar yenilikçi olmanın bedelini bizler çok ağır şekilde ödedik. 
 
Şu anda ne'mi yapıyorum? 56 yaşındayım ticaret'le uğraşıyorum, kazancım bana yetiyor şimdilik, öyle ne çok lüks ne'de çok kötü durumdayım. Anı yaşamaya çalışıyorum ilereye dönük plan yapmıyorum-yapamıyorum. İşler kötü giderse diye ne olur bilemiyorum. Bunları anlatmamdaki amaç biraz içimi dökmek aslında, biraz'da siz kardeşlerimle yaşıtlarımla veya abilerimle dertleşmek. Belki benim hayatımdan bişeyler çıkarıp kendi hayatınıza imkanınız varken ufak tefek müdahalelerinizle hayatınızı yönlerdirmek olacaktır. 

Şu andaki tek tesellim huzur. Başımı yastığa koyduğum zaman işimi adam gibi yapmışsam paramı haketmişsem (helal yollarla) kimsenin kabini kırmadıysam bana yetiyor inanın. Sonuçta kimsenin garantisi yok bu hayatta. Ekmek almaya diye çıkarsın bir daha geri dönemeyebiliyorsun. Hayat bu genç yaşlı tanımıyor. Ben hayatta parayı da gördüm hatta fazlasıyla, fakirliği de gördüm. Hayat marka giyinerek, pahalı arabalardan tarz-still olma çabasından ibaret değil. İnanın huzur olmadıktan sonra elinizde ne olursa olsun mutlu olamazsınız. Bunu da parayla satın alamazsınız.
 
O yüzden sizden nacizane ricam, kalp kırmamaya kalp kazanmaya ve kendi ayaklarınız üzerinde durmaya bakın. İnsanları hor görmeyin küçük görmeyin belki de sizin bilmediğiniz ama onların yaşadığı kimbilir neler vardır?
belki de umutları vardır. Bunu yapın ki iç dünyanızda huzura ve mutluluğa erişin, inanın hayat sizi sonrasında mutlak ödüllendiriyor. Sağlama alın kendinizi.
 
Dağ gibi bir serveti yıkmaya 1 kıvılcım yeterken, yine bir kıvılcım'da sizi tekrar zirveye çıkarabilir. Hayat her daim insanın karşısına yeni fırsatlar, yeni şanslar çıkarıyor, yeter ki siz o an hazır olun. Yani iş sadece bilgi ve beceri'de bitmiyor, hayat'ta biraz da şansın olması gerekiyor... 

Kafanızı ağrıttıysam özür dilerim, bu da benim hayatım... 
 


Bu yazı 10298 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI