Reklam
Bugun...


Yılmaz Özdil: Parka
Oy devşirmek için dümenden “açılım” yaptıkları günlerdi. Cahil cühelayı tavlamak için sanatçı kılıklı şarkıcıları türkücüleri kullanıyorlardı. Bunlardan biri de, darbukacı balık Ayhan’dı.

Yılmaz Özdil: Parka
+ -
Reklam

“Sen adamın kralısın, kasım kasım Kasımpaşalısın” şarkısıyla asrın liderimize bağlılığını bildiren bu arkadaş, aniden kıymete binmişti… Yandaş televizyonlarda ekrana çıkarılıyor, yandaş gazetelerde röportajları yayınlanıyordu. Film gibi hayat hikayesini anlatıyordu.

“80 ihtilali öncesiydi.
Hacıhüsrev’deydim.
Çocuğum o zamanlar.

Abiler vardı, hava karardıktan sonra caminin duvarına yazı yazıyorlardı, ellerinde koca koca Marshall boya kutuları olurdu. Geceleri onları beklerdim, gizli gizli seyrederdim. Bir gece gördüler beni, ne arıyorsun lan burda deyip, çıkıştılar.

Ben de onlara, boyanız bittiyse boya kutularınızı istiyorum dedim. Niye diye sordular. Darbuka yapacağım abilerim dedim. Gülüp gittiler. Ertesi sabah, camiye benim için darbuka bırakmışlar…

Bakırdan, kocaman, güzel bir darbuka… Sonraları sordum o boyacı abilere, kim bıraktı diye… Mahir Çayan’ın emriyle satın aldıklarını söylediler.

O söylemiş arkadaşlarına, çocuğa darbuka alınsın diye… Allah rahmet eylesin, ilk darbukamı Mahir Çayan almıştı yani… İlk gerçek darbukam oydu.”

Okurken yüreğimiz cızz etmişti.
Gözlerimiz buğulanmıştı.

Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in serbest bırakılması için Ünye’deki NATO radar istasyonunu basan, idam edilecek olan arkadaşlarına karşılık Kanadalı ve İngiliz teknisyenleri kaçıran, Kızıldere’de 26 yaşındayken öldürülen devrimci öğrenci lideri Mahir… Hacıhüsrev’deki bu gariban roman çocuğa darbuka hediye etmişti.

O günlerini asla unutmayan balık Ayhan, devrimci emanete asla ihanet etmemişti, idealist abilerinin izindeydi, “aslına bakarsanız, müzik değil felsefe yapıyorum” diyordu.

Bunları okuyunca, balık Ayhan’a “yalaka dümbelek” dediğimiz için adeta suçluluk hissetmiştik.

Balık bu rüzgarla siyasete kulaç attı.

“Sen adamın kralısın kasım kasım Kasımpaşalışın” şarkısını söyleye söyleye Akp’ye başvurdu, milletvekili aday adayı oldu.

Tekirdağ roman orkestrası eşliğinde, davul zurnayla konuşma yapan balık Ayhan, “sayın başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ediyorum, onunla gurur ve onur duyuyorum, açılım sayesinde buradayım, açılımın içini nasıl dolduracağımı herkes görecek” dedi. Göbek atarak alkışladılar.

Gel gör ki…
Balığın hevesi kursağında kaldı.
Milletvekili adayı yapılmadı.
Seçimden sonra suratına bile bakılmadı.
Haybeye şarkı yazmıştı.

Bunun üzerine… “İlk darbukamı Mahir Çayan aldı” diye röportaj verdiği gazeteye, gene röportaj verdi.

“Hayatım roman olur, hayatımın film olması için yazdığım senaryolar var, hatta, ilk darbukamı Mahir Çayan aldı diye yazdım, herkes gerçek sandı, oysa senaryoydu” dedi!

Giyesin parkacıkları…
Atasın palavracıkları…
Kafalayasın takunyacıkları’ydı.

Akp tarafından refüze edilince…
Mahir filan tanımam anacım’dı.

E şimdi bakıyoruz… Türkiye’nin hangi yarımkürede olduğunu bilmeyen, Türkiye’nin kaç coğrafi bölge olduğunu bilmeyen Rıdvan Dilmen, “ben Tayyip Erdoğan’ı parkasız Deniz Gezmiş olarak görüyorum, sol görüşlü bir insan olarak görüyorum” dedi!

Parkasız asrın liderimizden rica ediyorum… Şu yalaka şeytanı futbol federasyonu başkanı mı yapacaksınız, milli takım hocası mı yapacaksınız, ne yapacaksanız bir an önce yapın, siz de kurtulun biz de kurtulalım!




Bu haber 997 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI