A'dan Z'ye Varlık Barışı

Devlet, kayıtdışı kalmış varlıkları ekonomiye kazandırmak amacıyla bir kez daha 'Varlık Barışı' kapısını açtı. Düzenleme yalnızca şirketleri değil, gerçek kişileri ve vergi mükellefi olmayanları da ilgilendiriyor. 'Varlık Barışı' ile ilgili merak edilenleri Avukat Dr. Burak Aslanpınar yanıtladı.

* Varlık Barışı düzenlemesi ne zaman çıktı? Ne getirdi? 7582 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme, 4 Haziran 2026’da yürürlüğe girdi. Yurtdışında veya Türkiye’de bulunan bazı varlıkların ekonomiye kazandırılmasına imkân tanıyor.

Varlık Barışı’ndan kimler yararlanabilir? Düzenleme yalnızca şirketlere veya vergi mükelleflerine yönelik değil. Gerçek kişiler, tüzel kişiler, gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri ve hatta gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan kişiler de şartları sağlamak kaydıyla yararlanabilir. Bu nedenle şirketleri, şahısları, vergi mükellefi olmayan kişileri ve kayıtdışı kalmış belirli varlıklara sahip olanları ilgilendiriyor.

* Hangi varlıklar kapsama dahil? Para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları giriyor. Bu varlıkların yurtdışında bulunması halinde Türkiye’ye getirilmesi; Türkiye’de bulunması halinde ise banka veya aracı kurumlara bildirilmesi söz konusu. Dikkat edilmesi gereken önemli nokta taşınmazlar doğrudan Varlık Barışı kapsamında değil. Ancak yurtdışında bulunan ve kapsama girmeyen varlıkların, örneğin taşınmazların 31 Temmuz’a kadar kapsamdaki varlıklara dönüştürülerek Türkiye’ye getirilmesi mümkün olabiliyor.

Başvuru süresi ne zamana kadar? Son tarih 31 Temmuz 2027. Bu tarihe kadar yurtdışındaki varlıklar, Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bildirilebilir. Türkiye’de bulunan varlıklar bakımından da aynı süre içinde bildirim yapılabilir. Ancak “nasıl olsa süre uzun” düşüncesi her durumda doğru olmayabilir. Çünkü hakkında vergi incelemesine başlanmış veya Takdir Komisyonu’na sevk edilmiş kişiler bakımından sonradan yapılan bildirimler inceleme sonucunda bulunan matrah farklarının mahsup edilmesine engel olmayabilir. Bu nedenle zamanlama oldukça önemli.

*  Hiç vergi ödenmeyecek mi? Genel kural, bildirilen varlıkların değeri üzerinden yüzde 5 oranında vergi ödenmesi olarak belirlenmiş. Bu vergi için banka veya aracı kurumlar tarafından peşin tahsil edilir ve ilgili vergi dairesine beyan edilip ödenir. Ancak varlıkların vadeli hesaplarda, devlet iç borçlanma senetlerinde, kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında belirli sürelerle tutulacağının taahhüt edilmesi halinde oran düşüyor. En az beş yıl tutulursa yüzde 0, dört yıl tutulursa yüzde 1, üç yıl tutulursa yüzde 2, iki yıl tutulursa yüzde 3, bir yıl tutulursa yüzde 4, eğer bir yıl dolmadan çıkılır ise genel oran olan yüzde 5 oranı uygulanıyor.�

YURTDIŞINDAN BİLDİRİM YETERLİ Mİ

* Yurtdışındaki varlıklar için bildirim yapmak tek başına yeterli mi? Hayır. Bu varlıkların, bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Türkiye’deki banka veya aracı kurum hesabına transfer edilmesi ya da fiziki olarak getirilmişse bu hesaplara yatırılması gerekir. Aksi halde düzenlemenin sağladığı vergi incelemesi ve tarhiyat (Vergi alacağının kanunlarda gösterilen matrah ve oranlar üzerinden hesaplanarak miktarının belirlenmesi işlemi) yapılmaması korumasından yararlanılamıyor.

Türkiye’de bulunan varlıklar için de başvuru yapılabilir mi? Evet, yapılabilir. Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları da bildirilebilir. Gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmayan kişiler de Türkiye’de bulunan bu kapsamdaki varlıklarını banka veya aracı kurum hesaplarına yatırarak ve bunu belgeleyerek düzenlemeden yararlanabilir.

İZAHA DAVET YA DA GÖNÜLLÜ UYUM

”Varlık Barışı”, vergi incelemesine karşı koruma sağlar mı? Düzenlemenin en önemli sonucu bildirime konu edilen varlıklara isabet eden tutarlar bakımından vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması. Ancak bu koruma mutlak ve sınırsız değil. Bildirim, ödeme, Türkiye’ye getirme, deftere kayıt, özel fon hesabı, iki yıl işletmeden çekmeme ve taahhüt şartları gibi yükümlülüklere uyulması gerekiyor. Ayrıca başka nedenlerle başlayan vergi incelemelerinde matrah farkı bulunursa, bu farkın bildirilen varlıklardan kaynaklandığının tespiti halinde bildirilen tutar kadar tarhiyat yapılmaması gündeme gelebilir. Örneğin 10 milyon TL bildirilen bir durumda, incelemede 15 milyon TL matrah farkı bulunur, bunun 10 milyon TL’sinin bildirilen varlıkla bağlantılı olduğu kabul edilirse sadece kalan 5 milyon TL üzerinden tarhiyat yapılabilir.

İzaha davet veya gönüllü uyum yazısı gelenler yararlanabilir mi? Maliye tarafından son zamanlarda sık sık gönderilen gönüllü uyum yazısı veya izaha davet yazısı gelmiş olması tek başına Varlık Barışı’ndan yararlanmayı engellemez. Ancak vergi incelemesine başlanması veya takdire sevk gibi aşamalara geçilmeden önce hareket edilmesi önem taşıyor.

DEFTER TUTANLARDA DURUM NE

Defter tutan mükellefler için özel şart var mı? Evet. Bildirilen varlıkların kanuni defterlere kaydedilmesi gerekiyor. Bilanço esasına göre defter tutanlarda bu tutarlar özel fon hesabında izleniyor. Bu fon hesabı iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemez ve sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamaz. Serbest meslek kazanç defteri veya işletme hesabı esasına göre defter tutanlar ise bildirilen varlıkları defterlerinde ayrıca göstermek zorunda.

 Para bankadan erken çekilirse ne olur? İndirimli oran uygulanması için verilen taahhütlere uyulmazsa, düzenlemenin sağladığı koruma kaybedilebilir. Bu durumda zamanında alınmayan vergi ve gecikme faizi tahsil edilir. Ancak vergi ziyaı cezası (Kayba uğratılan verginin 1 katı tutarında ceza) uygulanmaz.

VERGİ AFFINA ENGEL Mİ

Varlık Barışı’ndan yararlanmak mı, vergi affını beklemek mi daha doğru? Öncelikle böyle bir düzenlemenin çıkacağının kesin olmadığını belirtmek gerekir. Kaldı ki ileride vergi affı, yapılandırma veya matrah artırımı çıksa bile Varlık Barışı’ndan yararlanmış olmak bunlardan yararlanmaya engel değil. Bunun yanında daha önceki yıllarda getirilen matrah artırımı gibi düzenlemelerde çoğu zaman her yıl ve her vergi türü için ayrı ayrı ödeme yapılması gerekiyordu. Varlık Barışı’nda ise kişi, sahip olduğu kapsamdaki varlığı bildirerek bu tutar üzerinden koruma sağlamak amaçlanıyor. Bu yönüyle, özellikle hakkında henüz vergi incelemesi başlamamış kişiler bakımından, yalnızca “ileride af çıkar” beklentisiyle beklemek her zaman doğru bir tercih olmayabilir.

Sonuç olarak neye dikkat edilmeli? Başvuru süresi, varlığın niteliği, Türkiye’ye getirme şartları, vergi oranları ve kayıt yükümlülükleri dikkatle değerlendirilmeli. Aksi halde düzenlemenin sağladığı koruma kaybedilebilir.