Bu Gazeteci Emin'i ekşi sözlük böyle yazmış

İnsan onuru için yaşar onuru olmayan yalaka olarak devam eder derler Yani yancıdır Cumhuriyet gazetesinde rop eleştiren ona buna saldırmaya kaldıran bu adamı merak ettik ekşi sözlük te yazılanlar vah vah dedirtti

"... bunların ne eklemi, ne kemiği, ne haysiyeti ne de izzetinefsi vardır, uzun zamandır başbakan erdoğan'ın kapısında pazar ipiyle bağlıdır. iktidar; pazarlamacıya imkân vermiş, buna karşılık onur ve gururunu ipotek etmiştir. bedel olarak da havuz medyasının köşe çavuşlarından biri hâline getirmiştir. pazarlamacı, 1999'da mhp'nin ortak olduğu hükümet döneminde mhp'yi desteklemiş, ancak asıl niyetinin iktidar imkânlarından menfaatlenmek olduğu anlaşılınca dışlanmıştır. bunun üzerine de, mhp ve devlet bahçeli muhalifi kesilmiştir. emin pazarcı kıratındaki gazeteci müsveddeleri eliyle basın ahlakı ve gazetecilik mesleği sert darbelere maruz kalmıştır."



edip semih yalçın



‘emin’ miyiz?

emin pazarcı. önceden tercüman gazetesi’nde yazdı. halihazırda akşam gazetesi’nde yazıyor.

bir zamanların ülkücüsüydü. 1999’da mhp’nin hükümete ortak olduğu dönemde, devlet imkanlarından faydalanmak amacı güttüğü düşünülerek bu kesimden dışlandı. ardından devlet bahçeli muhalifi oldu. 2002’den bu yana ise havuz kalemliği görevinde.

her ne kadar çıkarcı, dönek gibi tabirlere maruz kaldıysa da ben samimi biri olduğu kanısındayım. en azından köşe yazıları, kitlelere samimi bir formda yansıyor.

nefret söylemlerini kullansa da kalemi kirli değil doğrusu. yazıları genellikle 400 kelime civarında. başta ilgi çekici bir iddia veya anıyla konuya girer, yazının ortalarında ise giriş yaptığı konuyla fikrini ilişkilendirir, sonunda ise yazıyı özetler nitelikte birkaç cümle ile bitirir. kelime dağarcının yüksek olduğunu söylemek zor. genelde sade ve süsten kaçınan bir anlatımı var. hicvi ve mizahi neredeyse hiç kullanmıyor.

köşe yazıları düz mantıkta, herkesin anlayabileceği bir çerçeve çiziyor. kendini ifade yeteneğinin ve konulara farklı bakış açısının olduğunu söyleyebilsem de, iyi bir okuyucuyu tatmin edeceğini söyleyemem.

yazıları güncel siyaset eğilimli ve merkez sağa yakın bir isim. milenyum öncesi yazılarında milliyetçi bir tutumu varken, günümüzde’ menderes, özal, erdoğan’ üçlemesine duyduğu hayranlık aleni.

kendisine ait bir dünya görüşünün veya ideolojisinin olduğunu söyleyemem. daha çok hükümet yazarlığı yapıyor. tayyip erdoğan’la arası bozulan esad hemen esed olabiliyor. 16 kasım’da ‘’fetullah gülen hoca efendi’’ olan hitabı 18 kasım’da ‘’persilvanya’’ ya dönüşebiliyor. barzani ve şivan perver’le miting ve gezi yapan erdoğan’ın amacı kutsanırken ve barzani’nin hakkını barzani’ye verirken(!) 7 haziran sonrası terör lanetlenebiliyor.

bir gazeteciyi hatta bırakın bir insanı ele alırsak; fikirlerinin değişmesini, bakış açılarının kaybolmasını döneklikle, hainlikle, uşaklıkla itham edemeyiz. fikirler elbette değişebilir. ancak yazarımız, baskın bir gücün destekçi kalemi olmaktan da öteye geçemeyecek.

not: üzülmeyiniz arkadaşlar.. baskın güç arttıkça havuzun suyu da artacaktır. ama aslolan niteliktir, sayının hiçbir önemi yok. bu tip güçsüz kalemlerin rakibimiz olması iyidir.

NOT...Bu yazı nın içeriğinin tamamı EKŞİ SÖZLÜKTEN alınmıştır ve fazlası ekşi sözlükte mevcuttur