Evlilikte Tecavüz Sanıldığından Daha Yaygın!
Kadınlar, hukuksal alandan ekonomik alana, ev hayatından gündelik hayata kadar pek çok sıkıntı yaşıyor.
Evlilik içi tecavüz, ayrımcılık ve kadına yönelik şiddetti meşru gören tutum ve davranışların asla kabul edilemeyeceğini vurgulayan Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) cinsel terapistleri, merak edilen konulara açıklık getirdi… İşte çarpıcı başlıklar:
Evliliklerinde tecavüze uğrayan kadınların sayısının her geçen gün arttığına dikkat çeken CİSED Onursal Başkanı Dr. Cem Keçe; "Kişiler arasında, tecavüz kelimesinin anlamı her ne kadar zorla cinse ilişki kurmaya çalışma, cinsel ilişkiye zorlanma ve saldırı olarak bilinse de, tecavüz etmek ya da tecavüze uğramak eylemlerinin tanımı doğru olmamakla birlikte eksiktir de. Pek çok ülke de olduğu gibi Türkiye'de de, aynı yatakta uyumalarına rağmen eşi ya da erkek arkadaşı tarafından tecavüze uğrayan çok fazla kadın var. Karşılıklı uzlaşmayı içermeyen, vücuda zarar verme tehdidi ve güç kullanılarak yapılan oral, anal ya da vajinal ilişki olarak tanımlayabileceğimiz evlilik içi tecavüzler genellikle 3 şekilde gerçekleşi" dedi. Keşe bunları şöyle sıraladı:
Evliliğinde tecavüze uğrayan kadınların yaşadıklarının bir terapist tarafından ele alınmasının ve çözümlenmesinin önemine değinen CİSED Genel Başkanı Doç. Dr. Cebrail Kısa ise, "Tecavüze uğrayan kadının mutlaka bir uzmana başvurması gerekiyor. Çünkü birlikteliğinde karşılaştığı tecavüz kadının yaşantısını çok olumsuz etkiliyor. Evlilik ya da birliktelik sürecinde maruz kalınan tecavüzler de, tıpkı diğer tecavüzlerde olduğu gibi kurbanda;
- Cinsel isteksizlik,
- Kendisine ve partnerine olan saygısını kaybetme,
- Cinsel işlev bozuklukları,
- Yoğun korku, kaygı ve endişe,
- Beslenme ve uyku bozuklukları,
- Depresyon,
- İntihar eğilimi,
- Cinsel yönden eksik olduğu düşüncesi gibi olumsuz duygu ve sonuçlara yol açabilir" diye konuştu.
Evlilikteki ya da birliktelikteki tecavüzün önlemesi için toplumun her kesimine, sivil toplum kuruluşlarına, devlet kurumlarına ve medyaya görevler düştüğüne değinen CİSED Genel Başkan Yardımcısı Uz. Dr. Yasemin Yıldız ise, "Birliktelikteki ya da evlilikteki cinsel şiddet, tecavüz ve saldırganlığı durdurma öncülüğü ve sorumluluğu kadına aittir. Öncelikle kadının:
- Zihnindeki tecavüz tanımını değiştirmesi,
- Cinselliği bir görev olarak görmemesi,
- Cinselliğin zorlamayla olamayacağını anlaması ve anlatması,
- Sevgi, arzu, haz, şefkat ve bütünlüğün cinselliğin birer parçası olduğunu bilmesi ve öğretmesi,
- Korku, kaygı ve suçluluk duygularının ortaya çıkmasına neden olan cinselliğin sağlıksız bir cinsellik olduğunu özümsemesi ve özümsetmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu.