Görüldüğü gibi değil: Türkiye AB'de "aday ülke" bile değil
Türkiye aday ülke değil, artık üçüncü ülke kabul ediliyor Tatsız ve şanssız tesadüfler bir araya geliyor.
Tayyip Erdoğan'ın Avrupa Birliği (AB) üyeliğini aklına getirmesinden bir gün önce...
Yargıtay Başsavcılığının Gezi tebliğnamesi...
Bir gün sonrasında, TELE 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ hakkındaki iddianame...
İkisi üst üste çakışıyor, AB kapısını daha açılmadan yeniden kapatıyor.
Ayrıca, seçildiği halde hâlâ hapis tutulan TİP milletvekili Can Atalay var.
Yargıtay'ın tebliğnamesi Gezi tutuklularının cezalarının onanmasını isterken, Merdan Yanardağ'a on yıl hapis verilmesini isteyen iddianame, İsveç'in NATO üyeliğinin kabulü karşısında, Türkiye'nin AB üyeliğini aniden hatırlayan Erdoğan'ın bütün umutlarını suya düşürüyor.
Aslında AB'de Türkiye sayfası çoktan rafa kalkmış bulunuyor.
Unutulan zirveler
Otuz, kırk yıl en önemli haberler arasında yer alan bir zirve, 2018'de otoriter rejime geçildikten sonra, Türkiye'de artık haber olmaktan çıkıyor:
AB Zirveleri.
Otuz, kırk yıl boyunca her AB Zirvesi sonrası yayımlanan bildiride Türkiye'ye mutlaka ayrı bir yer veriliyor.
"İlerleme Raporu" başlığı altında öneri, olumlu gelişme ya da eleştiri, niteliği ne olursa olsun, Türkiye o bildirilerde hep var.
Ya şimdi?..
Bizde haber bile olmayan son AB Zirvesi 29 - 30 Haziran'da Brüksel'de toplanıyor.
Artık ayrı bölüm yok
Otoriter, hukukun üstünlüğünün hiçe sayılması, temel hak ve özgürlüklerin askıya alınması, yolsuzluk iddialarının ayyuka çıkması üzerine...
AB'de çok çarpıcı bir gelişme yaşanıyor.
Türkiye AB'de aday ülke konumundan çıkartılıyor.
Bunun pratikteki sonucu olarak...
Zirve sonuç bildirgelerinde otuz, kırk yıllık gelenek geride bırakılıyor, Türkiye artık ayrı bir bölümde değil ancak, ‘Doğu Akdeniz' başlığı altında yer bulabiliyor.
On iki gün önceki, son 29 - 30 Haziran bildirgesinde görüleceği gibi.
O sonuç bildirgesinde, AB Türkiye'den umudunu öyle kesmiş ki...
Aday ülke sayılmadığı için Türkiye denilince, yıllarca vurgulanan demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü gibi AB'nin olmazsa olmaz kriterlerinden hiç söz edilmiyor.
Çünkü, Türkiye'yi artık radarından çıkartıyor.
Türkiye aday ülke değil, artık üçüncü ülke kabul ediliyor.
Devamında...
Türkiye'nin üyelik perspektifine son bildirgede hiçbir atıf yok.
Dışarıdan bakıldığında, aday ülke gibi ama, fiilen değil.
Erdoğan AB'ye üyelikten söz ederken, AB o defteri çoktan kapatmış!..
‘Doğu Akdeniz' derken de, söz Kıbrıs'a getiriliyor, Türkiye'nin Kıbrıs'ta iki devletli çözüm planına bir kez daha uzak duruluyor.
On bir ülkeye kolaylık
İsveç'e NATO'da "onay vermenin" karşılığında, AB'den herhangi bir beklenti olabilir mi?..
On üç gün önceki AB sonuç bildirgesi işte her şeyi açıklıyor.
Buna rağmen, yandaş medya her zamanki gibi, zafer naraları atsa da, hatta Anadolu Ajansı vize serbestisinden dem vursa da, gerçek çok başka, şu bilgi zafer naraları atanları acıtır mı, bilemem!..
Bakın:
AB, üyesi olmayan on bir ülke ile vize kolaylaştırma anlaşması imzalıyor.
Arnavutluk, Belarus, Azerbaycan, Bosna - Hersek, Ermenistan, Cape Verde, Gürcistan, Kuzey Makedonya, Karadağ, Moldova ve Ukrayna ile.
Cape Verde ya da Yeşil Burun Adaları Atlas Okyanusu'nda, Senegal açıklarında on adadan oluşan bir Afrika ülkesi.
Bir Afrika ülkesine vize kolaylığı, bize vize mengenesi!..
Gülümseme
29 - 30 Haziran sonuç bildirgesi AB'nin tavrını zaten gösteriyor da, onun çok ötesinde...
Erdoğan'ın zaman zaman çeşitli hakaretlerine maruz kalan AB ülkeleri, İsveç - NATO üyeliğini onaylama karşılığında, Türkiye - AB üyeliği masaya gelince...
Gülümsemeyle karşılıyorlar.
Hatta, onlardan biri, yukarıda aktardığım sonuç bildirgesini gönderiyor, "bak durumu gör" diyerek.
Arkasından ekliyor:
"Türkiye Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını uygulamadığı gibi, adalete, hukukun üstünlüğüne hala darbe vurmakla meşgul. Can Atalay örneğindeki gibi, kendi Anayasası'nı bile uygulamıyor.
Ya da Gezi davasında mahkumiyet kararlarının onanmasını isteyen Yargıtay tebliğnamesi
gibi.
Hukukun ve demokrasinin olmadığı bir ülke, aday ülke statüsünden çoktan çıkartıldı, ne AB'si?..
Önce demokrasi ve hukuk!.."
Elin oğlu bu kadar kararlı!..
"Ne istersek aldık" diye davul çalan o yeminli yandaşlar bunu anlar mı?..
Anlamaya çalışmaz ki, onların görevi sadece davul çalmak, zafer narası atmak!..