İstanbul'a kayyım atanacağını bilen CHP'liler... Hangi ittifakla?
İki gündür İstanbul'da yaşananlar... CHP İl Merkezi'nde binlerce polis... Biber gazı, müdahale... Yaralananlar... Gözaltılar... Bunlara neden olanlar CHP'de ihanetin belgesi olarak tarihteki yerini alıyor
Gürsel Tekin, CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının önünde
Her fırsatta “yargı bağımsızdır” nutukları atan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un kulakları çınlasın!
Temmuzun son haftası. Temmuz’un!.. Bu tarih belirleyici.
Temmuz’un son haftasında birileri CHP İstanbul eski İl Başkanı Nebil İlseven’e gidiyor.
Ona öneriyorlar:
“CHP İl Başkanlığına kayyım olur musun?”
Bu gerçeği önceki gün Barış Terkoğlu açıklıyor.
Tarihe not düşülmesi gereken bir gerçek.
Önerenler CHP’liler
O zaman soralım:
Nebil İlseven’e kayyım olmayı öneren birileri kim?
Bazı CHP’liler!
Ne, bazı CHP’liler mi?
Evet!
Nebil İlseven öneriyi getirenleri kovuyor:
“Siz ne saçmalıyorsunuz? Kimin aklıyla hareket ediyorsunuz? Sakın böyle bir işe girişmeyin!”
İlseven gelen CHP’lileri tanıyor, CHP içindeki bağlantılarını biliyor, dün kendisiyle sohbet ederken, isim vermek istemiyor.
Ağustos sonunda aynı kişiler:
“Sen kabul etmedin, biz de Gürsel Tekin’i bulduk!"
Temmuzdan 2 Eylül’e
Not düşmeye devam.
Mahkeme İstanbul CHP İl Başkanlığı’na kayyım atanmasına 2 Eylül’de karar veriyor.
-Bu CHP’liler daha temmuz ayında, 2 Eylül’de kayyım atanacağını nereden biliyor?
-İlseven’e kayyım olmayı öneren CHP’liler iktidarla temas halinde mi?
-Adalet Bakanı’na göre madem “yargı bağımsız” bir buçuk ay öncesinden bu hazırlık neden?
Kim bu CHP’liler?
Kayyım arayışına giren CHP’liler kim?
AKP iktidarına son vermeye çalışan Özgür Özel ve ekibini tasfiye etmeye kalkanların CHP içinde kimlerle bağlantısı var?
Aklıma bazı isimler gelse de isim vermenin yanlış olduğunu düşünüyorum.
Genel Merkez’e doğru
Adalet Bakanı Tunç İstanbul İl Başkanlığı’na kayyım atanmasının “15 Eylül’de CHP kurultayı ile ilgili mahkeme kararını etkileyebileceğini” söylüyor.
CHP’yi doğrudan CHP’liler eliyle adım adım tasfiye hareketi.
AKP ile iş birliği halinde.
AKP ile iş birliği olmadan kayyım arayışı, bu tür bir tasfiye girişimi im-kan-sız!
Burada yeni bir soru çıkıyor karşımıza:
Genel Merkez’e kayyım atanacaksa...
İstanbul’daki gibi, o “kişi” ile de temas kurulmuş olabilir mi?
İktidar CHP’lileri kullanıyor
Özgür Özel liderliğinde gençleşmiş, dinamik, 31 yıl sonra halkla kucaklaşmış CHP iktidarın büyük korkusu.
Yükselen CHP’yi durdurmak amacıyla AKP:
-Yargı eliyle CHP’nin başına çorap örmeye çalışıyor.
-Ayrıca, bazı CHP’lilerle ittifak kuruyor.
Siyaseten AKP’nin kendi çıkarına uygun bir girişim.
Ama, bazı CHP’lilerin...
İktidarla iş birliğine girerek...
Kendi partisinin önünü kesmeye çalışmanın tek bir izahı var:
Siyaseti ancak ve ancak “parti içi mücadele” olarak anlayan, halkın sorunlarına sırtını dönen, dolayısıyla sürekli seçim kaybeden...
Ve asıl...
AKP iktidarının devam etmesine en büyük katkıyı sağlayarak, kendi partisine ihanet edenler…
Bu kez haklı
Garip ama, Yılmaz Tunç bu kez haklı!
CHP’de partiyi ele geçirme kavgalarıyla ilgili olarak Adalet Bakanı Tunç:
“CHP ile ilgili yasal süreci başlatanlar yine CHP’nin mensupları ve delegeleridir.”
AKP’nin hamlesi çok yönlü.
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nu “himayeye almak”, bazı belediye başkanlarını yine AKP’ye bağlamak, bazı belediye başkanlarını içeri atmak, son olarak Gürsel Tekin’i keşfetmek!
Tarihten örnekler
Bugün yaşadıklarımız ne ilk ne de son... Sadece CHP’ ile de sınırlı değil. Bizim siyasi tarihimizde akla hemen gelenler şöyle:
1946’da CHP’den ayrılarak, Demokrat Parti’nin kuruluşu.
1955’te Demokrat Parti’den ayrılarak, Hürriyet Partisi’nin kuruluşu.
1967’de CHP’den ayrılarak, Güven Partisi’nin kuruluşu.
1970’te Adalet Partisi’nden ayrılarak, Demokratik Parti’nin kuruluşu.
1972’de CHP’den ayrılarak, Cumhuriyetçi Parti’nin kuruluşu.
İlginç olan şu.
Ayrılanlar hep sağa kayarak ayrılıyor.
Bununla beraber bugünün çok önemli bir farkı var.
Bugün henüz kimse partisinden ayrılmıyor.
İktidarla iş birliği içinde kendi partisinin önünü kesmeye çalışanlar var.
İhanetin belgesi
İki gündür İstanbul’da yaşananlar...
CHP İl Merkezi’nde binlerce polis...
Biber gazı, müdahale...
Yaralananlar...
Gözaltılar...
Bunlara neden olanlar CHP’de ihanetin belgesi olarak tarihteki yerini alıyor.
Öyle ki, “Filenin Sultanları”nın kazandığı zaferin sevincini bile kutlayamıyoruz.
Dün de doya doya İzmir’in kurtuluşunun sevincini…