İşte Saadet Partisi'nin adayı! 'Üzerinde çalışılan formüle göre…'

Yeniçağ yazarı Fatih Ergin, Saadet Partisi lideri Mahmut Arıkan'ın 'oh be dedirtecek' diyerek vurguladığı adayın Ali Babacan olduğunu iddia etti ve 'Kendi adıma söyleyeyim; Ali Babacan Türkiye'nin, 86 milyonun ne 'oh' diyeceği ne de 'wow' diyeceği bir isimdir…' değerlendirmesinde bulundu.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, geçtiğimiz günlerde NOW TV’de Cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili dikkat çeken bir açıklamada bulundu.

"Öyle bir isim üzerinde çalışıyoruz ki açıkladığımızda tüm Türkiye, 86 milyon 'oh be' diyecek, 'işte aradığımız bu' diyecek. Bunun çalışmalarını yapıyoruz" diyen Saadet liderinin aklındaki isim merak edilirken Yeniçağ yazarı Fatih Ergin’den çarpıcı bir iddia geldi.

Mahmut Arıkan’dan olay Silivri göndermesi! ‘Bir nüfus daha artmasın…’Politika

“Mahmut Arıkan’ın “Üzerinde çalışıyoruz” dediği, açıkladıklarında “Türkiye derin bir oh çekecek” denilen aday Ali Babacan’dan başkası değil” diyen Fatih Ergin, “Üzerinde çalışılan formüle göre Ali Babacan, Saadet, DEVA ve Gelecek Partilerinin kuracağı “kutsal ittifakın” cumhurbaşkanı adayı ilan edilecek. Henüz temas kurulmayan Yeniden Refah Partisi ile Anahtar Parti’nin de bu ittifaka dahil edilmesi planlanıyor. Yakında bu iki parti ile arka kapı diplomasisi için harekete geçilecek. Bu üç partinin 2023 seçiminde CHP listelerinden seçime girmeleri üzerinden hala süren tartışmalar ve polemikler de (konunun sürekli başlarına kakıldığını düşünüyorlar) kendi aralarında ittifak kurma ve cumhurbaşkanı adayı çıkarma fikrinde etkili olmuş” ifadelerini kullandı ve yazısını şöyle noktaladı:

“Kendi adıma söyleyeyim; Ali Babacan Türkiye’nin, 86 milyonun ne “oh” diyeceği ne de “wow” diyeceği bir isimdir…”

Fatih Ergin’in yazısından ilgili bölüm şöyle:

[Mahmut] Arıkan’ın, Gelecek ve DEVA Partilerinin dahi bu ismi bilip bilmediğini açıklamaktan özenle kaçınması, “Oh be dedirtecek adayın” zaten bu partilerden birinden olduğu için mi acaba?

Cevap vereyim, sadece izlenimlerime göre değil, edindiğim bilgilere göre de öyle.

Arıkan’ın “Üzerinde çalışıyoruz” dediği, açıkladıklarında “Türkiye derin bir oh çekecek” denilen aday Ali Babacan’dan başkası değil! Hem Saadet Partisi hem de DEVA Partisi kaynaklarından aldığım net bilgiler bunu söylüyor. Gelecek Partisi’nden de soruşturdum ama onlar ser verip sır vermedi…

Üzerinde çalışılan formüle göre Ali Babacan, Saadet, DEVA ve Gelecek Partilerinin kuracağı “kutsal ittifakın” cumhurbaşkanı adayı ilan edilecek. Henüz temas kurulmayan Yeniden Refah Partisi ile Anahtar Parti’nin de bu ittifaka dahil edilmesi planlanıyor. Yakında bu iki parti ile arka kapı diplomasisi için harekete geçilecek.

Bu üç partinin 2023 seçiminde CHP listelerinden seçime girmeleri üzerinden hala süren tartışmalar ve polemikler de (konunun sürekli başlarına kakıldığını düşünüyorlar) kendi aralarında ittifak kurma ve cumhurbaşkanı adayı çıkarma fikrinde etkili olmuş…

Şimdi, “Madem Arıkan’ın açıklamadığı aday Ali Babacan. Silivri’den neden korkuyorlar? Babacan AKP Hükümetlerinde bakanlık yaptı. Bakanlık dönemlerinden suç isnat edilip Silivri’ye mi gönderilecek?” diye düşünebilirsiniz.

Sahi, başında olduğu bakanlığa fahiş fiyattan dezenfektan satan bakanı teşekkürle gönderen AKP, Babacan’ı geçmiş defterleri açıp Silivri’ye gönderebilir mi?

Gördüğüm kadarıyla bu noktadaki kaygıyı ortaya çıkaran noktalar şunlar; SP ve DEVA çevreleri, üzerinde çalıştıkları ittifakın adayı olacak bir Babacan’ın, AKP tabanından ciddi bir teveccüh göreceğini, Erdoğan iktidarını ciddi şekilde sarsacağını ve Erdoğan’ın böyle bir tabloyu hiç istemeyeceğine inanıyorlar…

İktidarın, Ali Babacan’ın bakanlık dönemlerinden bir kulp bulup o dönemler beraber çalıştığı isimlere sıçratmadan Silivri bahanesi yapabileceğini belirtiyorlar. Buna da Aziz İhsan Aktaş ile iş yapan CHP’li belediye başkanlarının hapiste, AKP’li başkanların ise dışarıda olmasını örnek gösteriyorlar. Diğer yandan Ahmet Davutoğlu’nun Gelecek Partisi’ni kurmasından sonra Şehir Üniversitesi’ne yapılanları da hatırlattılar. Bu açılardan bakıldığında kaygılarında haksız oldukları söylenemez.

Evet, siyasette bazen bir ismi açıklamayarak gündem kurmak da başlı başına bir taktiktir.

“Oh be dedirtecek aday” söylemi, içeriğinden bağımsız olarak beklenti üretir. Beklenti ise tartışma doğurur. Tartışma da görünürlük sağlar. Belli ki Arıkan’ın çıkışı, bilinen ismi açıklamadan önce onun imajını yenileyecek algı inşasını hedefliyor…

Ancak kendi adıma söyleyeyim; Ali Babacan Türkiye’nin, 86 milyonun ne “oh” diyeceği ne de “wow” diyeceği bir isimdir…