"O" duruşmada neler oldu:
İmamoğlu'nun avukatları Soylu'nun tanık olarak dinlenmesini talep etti!.2023'teki genel seçimlerden sonra 2024'te de yerel seçimlerin yapılacağını göz önünde bulundurursak davanın kararının açıklandığı çarşamba günkü son duruşmanın Türkiye'nin siyasi tarihinde ayrı bir yerinin bulunacağı muhakkak.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde tarihi davadaki karar anını aktaran tutanakta yer alan bilgiler önemli
Türkiye’de siyaset, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu hakkındaki kararı sonrasında bambaşka bir boyuta evrildi kuşkusuz.
İmamoğlu’nun Yüksek Seçim Kurulu üyelerine hakaret ettiği gerekçesiyle 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılıp siyasi yasaklı duruma düşmesi, birbirinden farklı senaryoları beraberinde getirdi hâliyle.
Seçimlerin zamanında yapılmasına altı aydan biraz fazla zaman var. İmamoğlu’nun hapis cezasıyla ilgili sürecin henüz kesinleşmemesinin, hem iktidarın hem de muhalefetin seçim stratejilerini nasıl biçimlendireceğini şimdiden kestirmek oldukça zor.
Altılı Masa'nın cumhurbaşkanı adayıyla ilgili şu ana kadar bir ilerleme kaydedememesi, buna karşın iktidarın muhalefetin kesinleşmeyen adayına yönelik nasıl bir propaganda yürüteceği muamma.
Bu atmosferde 28 Haziran’a kadar sürekli yeni gelişmelerle karşılaşma olasılığı hayli fazla.
Tarihi duruşmanın tutanağına göre yaşananlar
İBB Başkanı İmamoğlu’na cezayı veren İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesi Başkanı Mehdi Komşul’un siyasi bağlantıları yavaş yavaş ortaya çıkıyor.
2023’teki genel seçimlerden sonra 2024’te de yerel seçimlerin yapılacağını göz önünde bulundurursak davanın kararının açıklandığı çarşamba günkü son duruşmanın Türkiye’nin siyasi tarihinde ayrı bir yerinin bulunacağı muhakkak.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde tarihi davadaki karar anını aktaran tutanakta yer alan bilgiler önemli.
Duruşma tutanağını burada birebir yayımlamak yazıya ayrılan yer nedeniyle mümkün değil maalesef.
Dikkat çekici bölümlerini Büyüteç’te aktaracağım.
Gergin başlayan duruşma
Hâkim Mehdi Komşul ve duruşma savcısı Furkan Okudan’ın yürüttüğü yargılamada yaşananları şöyle özetlemek mümkün.
Tutanakların okunmasıyla henüz duruşmanın başladığı anlarda mahkeme heyeti ile İmamoğlu’nun avukatları arasındaki elektriğin olumlu seyretmediği anlaşılıyor.
Duruşma açılır açılmaz İmamoğlu’nun vekili Avukat Kemal Polat söz aldı:
“Dilekçe içeriğimizi tekrar ediyoruz. Geçen duruşmada mahkeme ret talebimizi geri çevirmişti. Biz de buna karşı itiraz etmiştik ancak, Ağır Ceza Mahkemesi CMK 28. maddeye göre reddi değerlendirerek karar vermişti. Bu nedenle, yeniden dosyanın Ağır Ceza Mahkemesine gönderilerek ret konusunda karar verilmesini talep ediyoruz.”
Mahkeme Başkanı Komşul, iddia makamı olarak Savcı Okudan’a söz verdi:
“Bir önceki celse hakimin reddine ilişkin olarak işletilen CMK hükümlerine göre verilen ara kararlara karşı itiraz yoluna gidilmekle bu kararların İstanbul Anadolu 17. Ve İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemelerince itirazen görüşülerek ve kesin nitelikte karar verilerek hükme bağlandığı anlaşılmakla sanık müdafinin CMK 31. Maddesi uyarınca redde ilişkin yeniden dosyanın Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesi konusunda talebimiz bulunmamaktadır.”
Akabinde Mahkeme Başkanı Komşul, ara kararında şöyle dedi:
“Sanık müdafisinin hakimin reddi ile ilgili İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi ile İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin vermiş olduğu bu karar ile sonuçlandığı, verilen kararın kesin olduğu ve yeterli olduğu anlaşılmakla bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verildi.”
“Soylu’yu tanık olarak dinletelim”
Avukat Polat yeniden söz aldı:
“Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul etmiyoruz. Bu hususun tutanağa geçmesini talep ediyoruz. Celse arasında birtakım gelişmeler oldu. Birincisi dosyaya sunmuş olduğumuz bir mütalaa vardır. Daha önceki sunmuş olduğumuz hukuki mütalaa ile birlikte baktığımızda Adalet Bakanlığı Ceza Hukuk Komisyonu’nda görev alan ve ülkemizi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde temsil eden Sayın Durmuş Tezcan ile yine Adalet Bakanlığı Ceza Hukuk Komisyonu’nda görev alan Doç. Dr. Murat Önok ile Doç. Dr. Hasan Sinal tarafından uzman mütalaası verilmiştir.
Bu hocaların yanı sıra dün mahkemeye sunduğumuz TCK hazırlanması sırasında Meclis Alt Komisyonu’nda görev yapan üç hocamız Prof. Dr. İzzet Özgenç, Prof. Dr. Adem Sözüer ve Prof. Dr. Ahmet Gökçen tarafından mütalaa verilmiştir. Bu hocalarımızın sunmuş olduğu mütalaa ile yedi ayrı üniversiteden yedi ayrı hocamızın mütalaası vardır. Bu mütalaaların değerlendirilmesini talep ediyoruz. Mütalaalarda bir önceki celse talepte bulunmamıza karşın uzman tanık olarak dinlenmeyen tanıklarımızın dinlenmemesi konusu da eleştirilmiştir. Gerek bu celse sunmuş olduğumuz uzman mütalaasının imzacısı üç hocamızın ve bir önceki celse sunmuş olduğumuz mütalaadaki uzman hocalarımızın uzman tanık olarak sayın mahkemenize davet edilerek dinlenmesini talep ediyorum.
Son vermiş olduğumuz mütalaada eleştiri konusu yapılan ve görüş beyan edilen bir konuda mahkemeye CD sunduk. Bu CD’de Sayın Süleyman Soylu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı dava konusuyla ilgili şahsımın, yani İçişleri Bakanı’nı kastettiğini söylemiş yani ‘hakareti bana yöneltmiş, ben de kendisinden şikayetçiyim’ demiştir. Bu CD’nin çözümünü ve Sayın Süleyman Soylu’nun tanık olarak mahkemece dinlenmesini talep ediyoruz. Geçen celse dinlenmesinden vazgeçilen iki tanığımız vardı. Sayın Murat Ongun ve Necati Özkan’dır. Hazır bulunan tanıklarımızın dinlenmesini talep ediyoruz.”
Hakim Komşul, Avukat Polat’ın talebini değerlendirip bir ara karar daha verdi:
“CMK 178. Madde gereğince dinlenmesinden vazgeçilen ancak sanık müdafisi tarafından hazır olduğu bildirilen tanıkların dinlenmesinin CMK’nın amir hükmü gereği olduğu anlaşılmakla tanıkların dinlenmesine karar verildi. Tefhimle açık yargılamaya devam edildi.”
Tolga Şardan | Büyüteç
@sardan_tolgatolgasardan@gmail.com
YARIN: Tanık Murat Ongun ve Necati Özkan anlatıyor...