Saray uyar mı, CHP ve sol uyanır mı?.
Kamu kurumları gibi, Saray hangi alanda, ne gibi tasarruf yaptığı ile ilgili 28 Temmuz gününe kadar Hazine ve Maliye Bakanlığı'na bilgi verecek mi?..
"- Yeni taşıt satın alınmayacak.
- Yeni taşıt kiralanmayacak.
Ads by Kiosked
- Temsil giderlerinde kapsamlı kısıtlamaya gidilecek.
- Törenlerde kapsamlı kısıtlamaya gidilecek.
- Tanıtım giderlerinde kapsamlı kısıtlamaya gidilecek."
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek kamu kurumlarına yukarıda aktardığım konularda tasarrufa gidilmesi yönünde bir genelge gönderiyor.
Ayrıca, kamu kurumlarının tasarruf önlemlerine dönük işlemlerine ilişkin bilgileri 28 Temmuz gününe kadar Maliye ve Hazine Bakanlığına bildirmesini zorunlu kılıyor.
Kim bilir bu kaçıncı tasarruf genelgesi!..
Hangisi işe yaradı?.. Hiçbiri!.. Hangisine uyuldu?.. Hiçbirine!..
Ads by Kiosked
Şimdi soru şu:
Akıl almaz harcamaların merkezi Saray bu tasarruflara ne ölçüde uyacak?..
Uçaklar, sayısı bilinmeyen araçlar, korumalar ve on milyon lirayı aşan günlük masrafın ötesinde sınır tanımayan tören, tanıtım ve temsil giderlerinden ne ölçüde vazgeçecek?..
Malum...
"İtibardan tasarruf olmaz!.."
Halkın ezici çoğunluğu zam ve vergi fırtınasına tutulmuşken, Saray giderlerinden ne kadar tasarruf yapacak?..
İkinci soru da şu:
Kamu kurumları gibi, Saray hangi alanda, ne gibi tasarruf yaptığı ile ilgili 28 Temmuz gününe kadar Hazine ve Maliye Bakanlığı'na bilgi verecek mi?..
Ben de, ne kadar garip sorular soruyorum!..
Cılız tepkiler
Zam ve vergi fırtınası karşısında muhalefet bütün zavallılığı ile bir kez daha dökülüyor.
Biri çıkmış, "yazıklar olsun" diyor.
Öteki, "bu IMF programıdır" diyor.
Başkası, "bu kabul edilemez" diyor.
Kabul et, etme, yüzde 244'lere varan zamlar halkın büyük çoğunluğunu eziyor.
Bu arada Ahmet Davutoğlu Altılı Masa'ya öneride bulunuyor, Meclis'in olağanüstü toplantıya çağrılıp, zamların görüşülmesi için.
Olağanüstü toplantı için en az 110 milletvekilinin imzası gerek. Toplantının açılması için ise, 200 milletvekilinin bulunması şart. Altılı Masa 110 imzayı bulur, toplantı yeter sayısına ulaşmak için ise, Yeşil Sol Parti'nin (HDP) katılımına ihtiyaç var.
Yandaş medyaya bakıyorum dün, bazılarının birinci sayfasında tek satır zam haberi yok.
Bazıları da, "Maliye Bakanlığının ÖTV açıklaması" başlığı altında, küçücük bir zam haberini lütfedip yayımlamış!..
Yandaş medya zaten malum, Meclis'in olağanüstü toplanma önerisi ötesinde, muhalefetten gelen ilk cılız tepkiler sürpriz değil.
CHP artık sağda
Neden sürpriz değil?..
Sağ blok belli, sadece iktidar kanadında değil, muhalefet kanadındaki sağ blok da belli.
Ya CHP?..
CHP de artık iyice sağa kaymış bulunuyor.
Bunun son somut kanıtı T24'te dün yayınlanan bir röportaj.
Yaptığı söyleşilerle ses getiren, değerli meslektaşım Cansu Çamlıbel dün Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ ile röportaj yapıyor. Özdağ'ın açıklamaları, CHP adına, tarihe not düşecek nitelikte:
"Sayın Kılıçdaroğlu bize üç Bakanlık ve MİT Başkanlığı sözü verdi."
Kılıçdaroğlu'nun kurduğu Altılı Masa zaten sağ partilerden oluşurken, dışarıdan katmaya çalıştığı yedinci parti, Zafer Partisi de, yine muhafazakâr bir parti!..
CHP sağa kaymamış da, ne olmuş?..
"Sola ihtiyaç var"
Her ne kadar, CHP'liler ve CHP'nin eski büyükleri, CHP'ye "sosyal demokrat" kimlik yakıştırsalar bile, bizdeki pek çok siyasal bilimci dahil ama, onun ötesinde...
Yabancı siyasal bilimciler de, Kılıçdaroğlu sayesinde CHP'yi "artık sağa kaymış bir parti" olarak tanımlıyor.
Bunun son örneği, Amerika'da yayınlanan Foreign Affairs dergisinde yer alan bir makale.
Makalenin başlığı şöyle:
"Türk Demokrasisi Nasıl Kurtarılır?.."
Yazıda CHP sağa kaymış olmakla ciddi biçimde eleştirilirken, şu fikir öne çıkıyor:
"Erdoğan'ı dizginlemek için canlı bir sola ihtiyaç var."
Düşünün, Amerika'da yayınlanan bir dergi, Türkiye'ye ve özellikle CHP'ye "demokrasinin kurtulması amacıyla solun toparlanmasını, solda birleşilmesini" öneriyor!..
Solun görevi
Çözümü yıllardır sağda arayan ve sürekli hüsrana uğrayan Kılıçdaroğlu'na bu makale ders olur mu?..
Sanmıyorum.
Ancak...
Bu mesaj aynı zamanda sol partilere de.
İlk adım, soldaki partilerin bir araya gelmesi olabilir.
Her zaman söyleniyor:
Aralarında ne gibi ideolojik farklılık var ve hangi konularda anlaşamıyorlar?..
Yok öyle!..
Farklılık varsa, giderecekler!..
Anlaşmazlıklarını çözecekler!..
Birbirlerinden ayrı durdukları sürece, tek başına gösterdikleri tepkiler ne yazık ki, bir işe yaramıyor.
Bir araya gelirlerse...
Başında Kılıçdaroğlu'nun olmadığı CHP'yi de, yola getirmeleri mümkün.