Spor yazarları, Beşiktaş-Fenerbahçe derbisini yorumladı

"Karanlığına 'Fener' yaktı" Spor yazarları, Beşiktaş'ın evinde Fenerbahçe'yi 1-0 yendiği müsabakayı köşelerinde değerlendirdi.

 

Ali Ece: İlk yarıda Beşiktaş’ın en iyileri sezona yedek stoper olarak başlayan Emirhan ve Tayyip Talha’ydı. Emirhan çizgiden son anda çıkardığı topla Beşiktaş’ı maçın başında ipten alırken devre boyuncu çok kritik müdahalelere de imza attı. Svensonn da ilk yarıda stoperlerinin iyi performansını tamamlayan kalitede bir oyun oynadı üstelik bu kez önündeki Rashica, Beşiktaş formasıyla en kötü ilk yarısını oynarken bunu başardı. İlk yarıda Beşiktaş’ın bir diğer performansı bozuk ismi maalesef Salih’ti, kararsızlık en kötü karardan daha kötüdür denir ya o kötü kararsızlık hem savunma hem de hücumda yanlış tercihler yapmasına neden oldu. Beşiktaş 29’da gole çok yaklaştığında yine Rafa muazzam dar alanda hızlanma ivmesini konuşturdu, kaleci Livakoviç iyi kurtarsa da seken topta Immobile’nin o pozisyonu gole çevirmesi gerekirdi: Vuruşu düşünce açısından teoride çok doğru gözükse de şu konjonktürdeki Beşiktaş’ta en iyi vuruş kesinlikle gol olan vuruştur! (Fanatik)



 

Cem Dizdar: İkinci yarıya iki takım yine eşit görüntüde başlamış olsa da ilk devreye göre tempo ciddi anlamda düştü. Temkin oyununa geçti iki takımda. İşler o ‘’tek gol’’e kalmış gibi devam ederken 73. dakikada ‘’çeşitli temaslar’’la Beşiktaş’ın Ciro Immobile’ye yazılan golü geldi. Gerçi önce Rafa Silva ve son anda Ernest Muçi karşı karşıya da topu Dominik Livakoviç’e vurdu ama yine de tek maçlık gol, tek golle bitti! Ve şimdi önce bir Fenerbahçe sorusu… ‘’Yapı’’ yine iş başında mıydı? Ve iki Beşiktaş sorusu… İki maçtır sahada olan Salih Uçan’ı tercih etmeyen Giovanni van Bronckhorst’un bu konuda gerçekten yanıldığını düşünen kaç kişi var. Yetiştirilmesine katkı veren Serdar Topraktepe acaba Semih Kılıçsoy’u neden ilk on bir de düşünmedi? Var mı yanıtı olan? (Fanatik)


 

Uğur Meleke: Maçın kırılma noktası ise iki hocanın da kulübelerine başvurduğu 65-70 aralığı oldu. Mourinho ilk bir saatte sahada kadro kalitesinin karşılığını veren bir oyun olmamasına, zirve yarışında kalmak için kazanması gerekmesine rağmen sanki lig dördüncülüğünü hedefleyen Tottenham’daymış ya da Roma’daymışçısına sıradan değişiklikler yaptı. Tempoyu yükseltemedi. Golü yiyene kadar da vitesi artıracak ofansif hamle yapmadı. İlk dördü hedefleyen Roma’da, Tottenham’da ya da Manchester United’da derbi beraberliği işinize yarayabilir, ancak Süper Lig’in dinamikleri farklı. Ve Mourinho hâlâ bence Roma’yı yönetiyor gibi davranıyor. Serdar Topraktepe ise kulübesi Mourinho kadar zengin olmamasına rağmen doğru değişikliklerle dokunmayı başardı maça. 70’le 80 arası Oxlade’i sol açığa, Rafa’yı merkeze aldı, bir miktar önde baskı yaptı ve golü de o bölümde buldular zaten. Kadro kalitesi nispetinde Serdar Topraktepe’nin bu derbide doğru hamleler yaptığını söyleyebiliriz rahatlıkla. (Hürriyet)


 

Güntekin Onay: Beşiktaş, uzun yıllardır en olumsuz koşullarda, kadro kalitesi ne olursa olsun, eksikler, cezalar, maç içinde eksik kalmalar gibi felaket senaryolarına rağmen her daim Fenerbahçe’yi yenmeyi bilmiştir. Dün de böyle oldu. 26 maçtır deplasmanda maç kaybetmeyen, formda ve süper geniş kadroya sahip Fenerbahçe dün maça favori çıkmasına rağmen Beşiktaş kadar galibiyeti istemedi. Beşiktaş, top Fenerbahçe’nin ayağındayken son derece disiplinli idi ve haftalar sonra yüksek yardımlaşma ve organizasyonla oynadılar. Hem de Gabriel Paulista ve Felix Uduokhai yokken. Gedson Fernandes ve Emirhan Topçu olağanüstü bir futbol oynadılar. Rafa Silva Fenerbahçe orta sahası ve savunmasını çok yıprattı. Kaleci Mert Günok kritik pozisyonlarda görevini yaptı. Jonas Svensson da çok çalıştı. Ancak dün Beşiktaş’ın galibiyetindeki en önemli faktör Serdar Topraktepe’nin kurguladığı oyun planı idi. Fenerbahçe’nin oyunu kontrol etmesine izin vermeyen Beşiktaş, haklı bir galibiyet elde etti. (Hürriyet)


610

Güntekin Onay: Beşiktaş, uzun yıllardır en olumsuz koşullarda, kadro kalitesi ne olursa olsun, eksikler, cezalar, maç içinde eksik kalmalar gibi felaket senaryolarına rağmen her daim Fenerbahçe’yi yenmeyi bilmiştir. Dün de böyle oldu. 26 maçtır deplasmanda maç kaybetmeyen, formda ve süper geniş kadroya sahip Fenerbahçe dün maça favori çıkmasına rağmen Beşiktaş kadar galibiyeti istemedi. Beşiktaş, top Fenerbahçe’nin ayağındayken son derece disiplinli idi ve haftalar sonra yüksek yardımlaşma ve organizasyonla oynadılar. Hem de Gabriel Paulista ve Felix Uduokhai yokken. Gedson Fernandes ve Emirhan Topçu olağanüstü bir futbol oynadılar. Rafa Silva Fenerbahçe orta sahası ve savunmasını çok yıprattı. Kaleci Mert Günok kritik pozisyonlarda görevini yaptı. Jonas Svensson da çok çalıştı. Ancak dün Beşiktaş’ın galibiyetindeki en önemli faktör Serdar Topraktepe’nin kurguladığı oyun planı idi. Fenerbahçe’nin oyunu kontrol etmesine izin vermeyen Beşiktaş, haklı bir galibiyet elde etti. (Hürriyet)



 

Fatih Doğan: Beşiktaş'ın alameti farikası yüreğiyle oynaması ve Serdar Topraktepe'nin cesur kararlarıydı. Elindeki bütün güçleri sürmesi bazı futbolcuların kırgınlıklarını da giderdiğini gösterdi. 71'de Semih ve Ndour öncesinde Chamberlain'i alması takımı dinamizm olarak ayakta tuttu. Immobile ve Chamberlain karışımı galibiyeti getiren gol bu oyunun ödülüydü. Morinho, oyuna dokunuşta gecikti. 1-0'a gelmeden hamleleri yapmalıydı. Sonrasında nefesi yetmedi. Bu galibiyet, kaoslardan bunalan Beşiktaş için güçlü bir ışık oldu. Karanlığına Fener yaktı. (Sabah)


 

Ömer Üründül: F.Bahçe oyuna hiç ağırlık koyamadı. Sadece Dzeko'nun 3 pozisyonu vardı. İkisini çok kötü kullanarak kaçırdı. En zorunu iyi kullandı onu da Emirhan çizgiden çıkardı. Sonrasında da F.Bahçe beklemediği anda bir de gol yiyince hem rakibin direnci iyice arttı hem de taraftar desteği. Bu arada çok önemli bir pozisyonda Tadic bitiklikten kaleciye geri pası verdi! Uzatma bölümünde En-Nesyri'nin direkten dönen kafasıyla beraberlik şansı da kaçırıldı. Ve çok önemli bir 3 puan kaybedildi. Serdar Hoca'yı tebrik etmek lazım. Yokluklar içinde büyük iş başardı. Takımın performansı açısında en yetersiz ismi iki yıldız Rafa Silva ve Immobileydi. Genç hakem Mehmet Türkmen'i bu olumsuz futbol iklimimizde yönettiği bu derbi için kutlamak isterim. (Sabah)


 

Ali Gültiken: Bu maç Serdar Hoca'ya yazar ama artı yönde. Muazzam bir oyun planlaması ve uygulaması izledik. Özellikle kurguladığı orta alan, Salih, Gedson ve Al-Musrati ile oyun kontrolünü rakibe hiç vermedi. Bu maçta Beşiktaş için öncelik oyun kontrolünü elinde tutabilmekten geçiyordu, bunu da maçın tamamında gerçekleştirdi. Hiçbir bölümde Fenerbahçe'nin oyun temposunu yükseltmesine müsaade etmedi. Bunu da bütün bir blog olarak takımını birlikte tutarak yaptı. Savunma bloğunda mükemmel performanslar izledik. Özellikle Emirhan ve Tayyip Talha hem bireysel hem birlikte ortaya koydukları performansla oyunun içindeki gizli kahramanlar oldular. Bu maçı sahadaki futbolcular kadar teknik heyetin ve Serdar Hoca'nın da 90 dakika oynaması gerekiyordu, oynadılar da. (Sabah)



 

Gürcan Bilgiç: Kötü gidişi sonlandırmak, nefes almak adına müthiş bir mücadele gösterdi Beşiktaş. Maç boyunca Fenerbahçe'nin ustalarının devreye girip, dengeyi bozması beklendi ama olmadı. Dzeko jeneriklik kontrolünden sonra topu auta attı, Tadic kaleciye nişanladı. Fenerbahçe bu kadar kaçırırken, rakibin golünün kendi kaosundan gelmesi de futbol cilvesi. Chamberlain ortalıyor, defansa çarpıyor, top mücadelesi başlıyor, Livakovic oraya odaklanıyor, tıngır-mıngır gol oluyor. Tam Fenerbahçelik yani… Bu kaçan gollerin mesajları da açıktır. Bazen "Olmayınca, olmuyor"… Yediği golden sonra baskıyı, rakip stoperlerin "kalite problemini" test etmeye çalışmak da maçın taktik anlamında sorgulanır elbette. Yazıda veya yorumda hakem kararından bahsetmeden, sadece oyunun hikâyesini yazmak da önemliydi bizim açımızdan. Genç hakem Mehmet Türkmen'i de tebrik etmemiz gerekir. Bize maçı konuşturup, "şans-şanssızlık" veya "taktikten" konuşmayı sağladığı için. (Sabah)


spor yazarlarıbeşiktaşfenerbahçesüpe rlig