Türkiye'nin 2. Erdoğan dönemi başlar…
2019 yerel seçimlerinde Ekrem İmamoğlu'nu destekledim… Hatta… Henüz… Her yüz kişiden sadece on altısının onu tanıdığını söylediği günlerde: Destekledim…
Gençti…
Güler yüzlüydü…
İnandığı fikri dinliyordu…
★
Şimdi ilk kez açıklıyorum…
Cem Yılmaz – Mazhar Alanson ikilisinin oynadığı: “Her şey çok güzel olacak” filminin adını…
“Seçim sloganı” olarak kullanmasını önermiştim…
Ve…
Kullanmıştı da…
Ama…
★
Bu sloganı:
Yakışıklı bir lise öğrencisinin hatırlattığını açıklamıştı…
Mahcup olmasın diye:
Bir şey demedim…
Ancak…
★
Videolarımı izleyenler…
Cem Yılmaz – Mazhar Alanson ikilisinin adını da vererek aynı sloganı…
İmamoğlu kullanmadan en az bir hafta önce:
Youtube kanalımda da söylediğimi hatırlayacaklardır…
★
Youtube kanalımın sürekli izleyicileri 31 Mart 2019’dan önce…
Ve ısrarla…
İmamoğlu’nu konuk etmemi istediler…
★
“Soru soran değil soruları cevaplayan” tarzım olduğunu…
O nedenle…
İmamoğlu’nu konuk edersem…
Başarılı olamayacağımı bahane ettim…
★
Takipçilerimden çok fazla ısrar gelince:
Murat Ongun’u ve Şükrü Küçükşahin’i aradım…
Ongun telefonuma cevap vermediği gibi…
Dönüş de yapmadı…
★
Küçükşahin ise kısa bir süre sonra aradı:
İmamoğlu yoğundu…
Konuğum olamayacaktı…
★
Ve ben:
“Kabul etmediğini açıklarsam İmamoğlu’na belki zararı olur” düşüncesiyle…
“Dede İmamoğlu’nu neden davet etmiyorsun?” sorularını:
Görmezden geldim…
★
Ve…
Yine de…
İmamoğlu’nu ilk 3 ay hiç eleştirmedim…
★
Daha sonra…
İmamoğlu…
İktidara yakınlıktan öte yalakalık yapan kimi gazetecilerle söyleşi yapınca…
Ve:
“Dede İmamoğlu ile kavgalı mısın?.. Baksana kimlerle söyleşi yapıyor sen neden davet etmiyorsun?” diye ısrarla sorulduğunda…
Daha önceki davetimi hatırlattım…
“Benim konuğum olmak istemedi, ikinci defa neden davet edeyim?” diyerek durumu takipçilerime anlattım…
★
Buna rağmen yine de…
İktidardan gelen bütün saldırılar karşısında:
İmamoğlu’nu korudum…
Ama bir gün…
★
İmamoğlu ve Ongun’u eleştirdiğimde…
Ongun öyle kötü bir üslupla aradı ki…
Bu ikisiyle (İmamoğlu-Ongun) ilgili bir daha…
Yazmamaya…
Konuşmamaya:
Karar verdim…
★
Canlarım…
Lütfen:
Tecrübeme güvenin…
Bence:
İmamoğlu kazara cumhurbaşkanı seçilirse…
Türkiye’nin “2. Erdoğan” dönemi başlar…
18 yıl önce yazmış söylemiştim
İmamoğlu’nun “2. Erdoğan” olacağından:
Neden bu kadar eminim?..
Söyleyeyim:
★
2004 yılında Tercüman Gazetesindeki köşemde:
Erdoğan’ın çok çabuk öfkelendiğini…
Tahammülsüz…
Ve…
Despotluğa çok yatkın olduğunu…
Bunun ise…
Halka ve ülkeye…
Zarar vereceğini:
Yazdım…
★
Ertesi gün…
Erdoğan’ın talimatıyla:
Gazeteden kovuldum…
★
Bir süre sonra…
Flash TV’de katıldığım bir canlı yayında Erdoğan için:
“Ak faşist” dedim…
★
Yine bizzat Erdoğan’ın talimatıyla…
Televizyondan da kovuldum…
Hatta…
Erdoğan, aleyhimde:
Hakaret davası açtı…
★
20 milyar lira (o zaman henüz paramızdan 6 sıfır atılmamıştı) tazminat talep etti…
Mahkeme 20 milyarı…
Aylık gelirime uygun bulmadığı için…
2 milyar liraya düşürdü…
★
Yani canlarım…
18 yıl önce Erdoğan hakkındaki görüşlerim:
Doğru çıktı…
Erdoğan’ın öfkesinin:
Hem halkımıza…
Hem ülkemize…
Hem partisine…
Ve hem de…
Kendisine çok zarar verdiğini…
Hep birlikte görüyoruz…
★
Unutmayın ki…
Milletvekili…
Ve başbakan olmadan önce…
Erdoğan da çok güler yüzlü…
Çok sakindi…
En müfteri
İletişim Başkanı Fahrettin Altun dedi ki:
“Demokratik bir siyaset için dezenformasyondan arınmış bir kamusal alana ihtiyacımız var.”
★
Atatürk başta olmak üzere:
Kılıçdaroğlu…
Akşener…
Demirtaş…
Kavala…
Ve…
Pek çok muhalifiniz aleyhinde…
İftira atanlar da yargılanacaksa:
Kabul…
★
Ama:
“Onun dokunulmazlığı var” demeyeceğinize söz verin…
★
Kimin mi?..
Erdoğan’ın…
Çünkü…
En çok iftirayı:
Beyefendi atıyor…
Alınlarının akıyla
Adam Hacca gitmeye niyetlendi…
Yüz koyunluk sürüsünü, başka da çocuğu olmadığı için…
Birlikte yaşadıkları (İç güveyi) damadına emanet etti…
Hac dönüşü, damadı dere boyundaki ağaçlardan birinin gölgesinde yemeğini yerken buldu…
Kayınpederini gören damat hızla ayağa kalktı…
Hacı babasının elini öptü:
“Hoş gelmişsiniz, Allah kabul etsin” dedi…
“İyi misin, hoş musun?” muhabbetinden sonra Hacı sordu:
“Bizim koyunlar nerede damat?..”.
Damat, önündeki yoğurt tasından bir kaşık aldı ağzına attı…
Sağ elinin tersiyle dudaklarının kenarını sildi…
“Hiç sorma Hacı baba” dedi… “Sen Kâbe’ye gittikten sonra bir gün gök gürledi, yer çatladı, doksanının ödü patladı…”.
“Eeee” dedi Hacı…
“Önden gitti baş toklu, arkasından beş b..lu, kendilerini kayadan attı, geriye dördü kaldı…”.
Hacı bir kez daha:
“Eeee” dedi sorar gibi…
Damat devam etti.
“Birisini verdim kasaba, birini sayma hesaba, dün öldü birisi, işte bu da son kalanın derisi” dedi…
Eliyle…
Yeni yüzülmüş koyun derisini gösterdi…
Hacı çok kızdı bu hesaba…
Uzandı, sininin üzerindeki yoğurt tasını alıp damadının yüzüne çarptı…
Damat, yüzünden süzülen yoğurtları iki eliyle avuçlayıp silerken:
“Yüz akıyla hesabımı verdiğim için şükürler olsun ya Rabbim…”.
Tahammül
Canlarım…
Her videomu:
“Tahammüllü olun” diye bitirdiğim için bazen:
Eleştiri geliyor…
★
Eleştiri sahibine soruyorum:
“Tahammülün alternatifini söyler misiniz?..”.
★
Tabiat çok tahammüllüdür…
Çünkü…
Tabiat:
Adı üstünde:
Doğa’dır…
Yani:
Doğal olandır…
★
Canlarım…
Tahammül:
Doğa’ya uygun davranmaktır…
★
Doğa’nın tüm seçimleri doğrudur…
Eğer doğa kendi iradesi dışına çıkmışsa…
Bilin ki:
İnsanın müdahalesi söz konusudur…
★
Doğa: Adildir…
Eğer doğa adil değilse…
Bilin ki sorumlusu:
Doğa’ya müdahale eden:
İnsandır…
★
Güneş meselâ…
Milyarlarca yıldır hiç acele etmedi…
Ne doğarken…
Ne batarken…
★
Sözümün özü canlarım:
Tahammül…
Tahammül…
Tahammül…
Yürüdü gitti
Erdoğan dedi ki:
“20 yılda elde ettiğimiz en olumlu ve iftihar verici başarılardan biri de kadınların hak ve özgürlüklerini genişletme konusunda gerçekleştirdiğimiz devrimlerdir…”.
★
Güldüm…
Güldüm…
Güldüm…
★
Sevgilim:
“Neden bu kadar çok gülüyorsun?” diye sordu…
Ona…
Erdoğan’ın kadınlarla ilgili bu cümlesini okudum…
★
“İstanbul Sözleşmesini tek imzayla kaldırıp atan bir kişinin bu açıklamasına gülünmez, ağlanır” dedi…
Ve…
Yürüdü gitti…
Yorumlayın
İrlanda Kraliyet ailesine yakınlığıyla bilinen ünlü yazar/düşünür Lord Chesterfield şöyle demişti:
“Saraylar hiç kuşkusuz nezaket ve terbiyenin egemen olduğu yerlerdir; böyle olmasaydı adam öldürülen harabeler olurlardı. Şimdi gülümseyip birbirlerini kucaklayanlar; eğer terbiyeleri araya girmeseydi, birbirlerine hakaret edip bıçaklarlardı…”.
★
Kompozisyon öğretmeniniz olsaydım…
Bu özlü sözü verir:
“Yorumlayın” derdim…
Memduh Bayraktaroğlu
korkusuz.com