Türkiye'nin jaguarları Bursa'da yetişiyor

Türkiye'nin ilk kalecilik okulu olma özelliğine sahip olan Kayhan Akgün Kalecilik Okulu, Türk futbolunun kalitesini yükseltmeye devam ediyor.

Bursaspor'un efsane kalecilerinden Kayhan Akgün'ün antrenörlüğünde 2012 yılında faaliyete geçen Kayhan Akgün Kalecilik Okulu, yetiştirdiği tam donanımlı kalecilerle Türk futbolunun kalitesini artırmaya devam ediyor. Her yaştan, her cinsiyetten ve Türkiye'nin her yerindeki kulüplerden gelen sporculardan oluşan okulun Kaleci Antrenörü efsane kaleci Kayhan Akgün, "Kalecilik çok özel bir meslek. Mühendislik, doktorluk gibi bir meslek. Futbolculuk ayrı kalecilik ayrı. Aynı anda sahaya çıkıyor olabilirler ama kaleciliğin futbola hiç benzemeyen apayrı disiplinleri var. Kaleci bir puan değil, üç puandır aslında. Kaleci gol yemezse forvet gol atamaz, kaleci takımı ateşlerse kendi forvetine gol attırır. Her şey kalecinin elindedir. Bu yüzden sporcularımızı kaleci değil jaguar ismiyle anıyoruz. Jaguarın özelliği diğerlerine göre daha çevik, atik, cesur, yılmayan, yorulmayan ve bitmeyen enerjisi olan bir canlı olmasıdır.   Bizim de böyle olmamız gerekiyor dedik ve kendimize kaleci değil jaguar demeye başladık" şeklinde konuştu. 







TÜRKİYE'NİN İLK KALECİLİK OKULU

Bursaspor'un efsane kalecisi Kayhan Akgün'ün antrenörlüğünde yetişen jaguarlar Türkiye'nin çeşitli kulüplerine dağılarak hem Bursa hem de Türk futbolunun kalitesini duyuruyor. Akgün, böyle bir okul açma fikrinin içinde kalan bir plan olduğunu belirterek, "70li yılların başında Bursaspor'da başladım kaleciliğe. Sonra profesyonel olup başka takımlara transfer oldum. Daha sonra amatöre gerip dönüp orada bıraktım. Güzel başarılı zamanlarım oldu ama içimde kalan bir uhde vardı: kaleci yetiştirmek. Kendi iş yerim olduğu için bu planımı 25 sene kadar erteledim. 2006'da Bursaspor'da beraber olduğum kaleci arkadaşlarım Necati Orhan, Çetin Aykut ve Aslan Meriç'i bir araya toplayıp bu projemi anlattım. O zamanlar Çetin kardeşim Antalyaspor'da kaleci hocasıydı aynı zamanda da Rüştü Rençber'in hocasıydı. Aslan da Bursaspor'da kaleci antrenörüydü. Necati de başka bir alana yönelince tek başıma projemin olmayacağını düşündüm. Ama daha sonra emekli olunca 2008'de Cihanspor'a kaleci antrenörü oldum. Daha sonra Tofaşspor, Demirtaşspor gibi farklı kulüpleri de çalıştırdım. Ama bazı engellerden dolayı bu işi bırakıp kalecilik okulu planımı ufak ufak gerçekleştirmeye başladım" ifadelerini kullandı. Efsane futbolcu, kalecilik okulunun Türkiye'de bir ilk olduğunu vurgulayarak, "Tüm bu süreçlerin sonucunda nihayetinde antrenör diplomamı ve Federasyondan izni aldım. Araştırdım ama böyle bir okul, kuruluş göremedim. Türkiye genelinde bir ilk olarak başladım. Sağ olsun Osmangazi Belediye Başkanı Sayın Mustafa Dündar çok yardımcı oldu. Pınarbaşı'ndan Alacahırka Spor Tesisleri'ne taşındık bu sayede. Burada her türlü çalışmayı rahatça yapabiliyoruz. Türkiye geneline kaleciler vermeye başladık. Türkiye genelinden de birçok başvuru telefonu aldık. Bu da bizi gururlandırdı" şeklinde konuştu. 







"KALECİ 3 PUANDIR"

Kayhan Akgün Kalecilik Okulu'ndaki sporculara takılan jaguar lakabının anlamını açıklayan Akgül, "Jaguarın özelliği diğerlerine göre daha çevik, atik, cesur, yılmayan, yorulmayan ve bitmeyen enerjisi olan bir canlı olmasıdır.   Bizim de böyle olmamız gerekiyor dedik ve kendimize kaleci değil jaguar demeye başladık" diyerek şöyle konuştu: "Kalecilik çok özel bir meslek. Mühendislik, doktorluk gibi bir meslek. Futbolculuk ayrı kalecilik ayrı. Aynı anda sahaya çıkıyor olabilirler ama kaleciliğin futbola hiç benzemeyen apayrı disiplinleri var. Bazı hocalar bunu anlamıyor ben hem futbolcu, hem kaleci çalıştırırım diyebiliyorlar. Doktorlar da aralarında bölüm bölüm ayrılır. Bir acil doktorunun baktığı hastayla kalp cerrahının baktığı hasta bir olamayacağı gibi bu da bir tutulmamalı. Futbolda bir hoca vardır. Herkes onu dinler, taktiklerini alır ama sahada herkes kaptana bağlıdır. Ama maç esnasında da takıma hakim olup yönlendiren kalecidir. Kaleci iyi yetiştirilmişse takımı çok güzel yönlendirir ve motive eder. Gol yediği zaman kendini salarsa takım da salar. 'Yediysek atarız' der hırslanırsa takım da hırslanır. Pratik, çabuk karar verme yetisine sahip, çevik, esnek, çevre kontrolünü iyi yapan, zamanlamayı iyi yapan ve takımı ateşleyen unsurdur kaleci. Bu anlamda bu özellikleri en iyi şekilde kullanabilmek için özel bir eğitime tabi tutulması gerekir. Kaleci 1 puan değil, 3 puandır aslında. Kaleci gol yemezse forvet gol atamaz, kaleci takımı ateşlerse kendi forvetine gol attırır. Her şey kalecinin elindedir. Defans forvetten başlar, rakibe atak kaleciden başlar. Kaleci iyi başlatırsa forvet golünü atar gelir. Ben her zaman bu anlamda kalecinin 3 puan olduğunu söylemişimdir." 



KIZ JAGUARLAR BURADA YETİŞİYOR

Kalecilik okulunda eğitim gören jaguarların Türkiye'nin birçok kulübüne dağıldığını ifade eden deneyimli kaleci antrenörü, "2012 yılında burası kuruldu. 7.senemizdeyiz. Şu anda profesyonel olan 1. liglerde 2.liglerde oynayan kalecilerimiz var. Kısa zamanda bu işleri yaptıysak demek ki doğru işleri yapıyoruz. Çocuklarımız Türkiye'nin aranılan jaguarları olmaya başladı. Bursa'nın jaguarları tüm Türkiye'ye yayıldı. Trabzon'da, Osmanlı'da, Balıkesir'de, Bergama'da, Alanyaspor'da, Ankaragücü'nde ve daha birçok yerde bizim jaguarlarımız var" dedi. Aynı zamanda kız futbol takımlarına da kaleciler yetiştiren Kayhan Akgün, öğrencilerinin transfer aşamalarından günlük yaşantılarına kadar her alanda yanlarında olduğunun altını çizerek, "Şu anda 3-4 tane kız futbol takımlarına kalecilerimiz oluşmaya başladı. 3 tane kız jaguarımız faal olarak geliyor. Bir tanesini büyük ihtimalle İstanbul'daki büyük kulüplerden birine istediler. Erkek de olsa  kız da olsa sporcularımızı vereceğimiz zaman ilk önce kaleci hocalarına bakıyorum. Daha sonra istediğim kulüplerden bana iyi bir okul ve ilgi alaka garantisini alıyorum. Yemesi, içmesi, barınmasına kadar en ince detayını inceliyorum. Götüreceğim çocuğumuzun önce annesiyle görüşüyorum. Çünkü anneler böyle durumlarda ayrılmak istemeyebiliyorlar. Anneden izni aldıktan  sonra da babadan izni alıyoruz, çocuk da zaten istiyor. Kendi ellerimle gideceği kulübe çocuğu ve aileyi götürüp kalacağı yere kadar her yeri gezdiriyorum. Her hafta öğrencilerim arayıp rapor veriyorlar onun haricinde de ayda bir hocalarından bizzat arayıp bilgi alıyorum. Yazın oradaki sezonları ve okulları bittiğinde ise buraya gelip antrenmanlarına devam ediyorlar. Profesyonel oldukları zaman da menajerlik vasfımızla arkalarında olacağız" dedi. 







"AHLAKI VE DERSLERİ DÜZGÜN OLMALI"

Okulun temel anlamda dershane vazifesi gördüğünü belirten Akgün, "Biz kısaca dershane vazifesi görüyoruz.  Bir çocuğun okulda aldığı matematik dersi çocuğa yetmiyorsa anne babalar çocuğu dershaneye gönderiyorlar. Burada da genelde kulüplerde kaleci hocası olmamasından dolayı eğitim göremeyen bize sadece kalecilik eğitimi almaya geliyorlar. Bizde sadece bir çift eldiven var. Kramponlarını alan futbol oynamaya gidiyor biz de ise eldivenini alan buraya geliyor. Kalecilerin yanı sıra kaleci hocaları da yetiştiriyoruz burada. Hem kalecilik yapan, hem de bende hocalık yapan çocuklarımız var. Çocuklarımızın en büyüğü 2000 doğumlu en küçüğü ise 2010 doğumlu. Ahlakı düzgün olmayan ve dersi kötü olanlara aramızda yer vermiyoruz. Okulun 3 yıllık öğrencisi olan 15 yaşındaki Yiğitalp Bakadur, "Kayhan hocam sayesinde Balıkesirspor'a transfer oldum. Okulla aynı anda yürütmek zor oluyor ama burada önceliğimiz her zaman okul. Kayhan hocayı her yerde herkes tanıyor. Efsane bir kalecidir. Ben de küçükken bir futbol okulundayken kaleye geçmeye başladım. Bu işin eğitimsiz yapılamayacağını anlayınca Kayhan hocayı bulduk. Kaleciliğe devam etmek ve profesyonel olmak istiyorum" derken okulun 14 yaşındaki kız kalecilerinden biri olan Esmanur Erümit şu şekilde konuştu: "Önceden sadece isteğim vardı ama nereden başlayacağımı bilmiyordum. Kadın futbolcu ülkemizde çok az. Bir akrabamız sayesinde Kayhan hocamla tanıştım. Yazın İstanbul takımlarından birine transfer olacağım. Kayhan hoca bir hocadan çok baba gibi. Herkese evladı gibi davranıyor. Onun sevgisi sayesinde herkes istikrarlı bir şekilde devam ediyor. Gerçekten istediğiniz bir şey olunca ne kadar zor olursa olsun altından kalkabiliyorsunuz. Ben de bu sayede hem okulu, hem de kaleciliği idare edebiliyorum." 



VELİLER DE MEMNUN 

Okulun öğrencilerinden Batın Egemen Yaşar'ın babası olan İsmail Yaşar, eğitime başladığından beri oğlunun hayatını düzene girdiğini belirterek, "Kayhan hocamla 2 sene önce tanıştık. Bu sene şubat ayında hocamın vasıtasıyla Bergamaspor U15 takımına transfer olduk. Annesi de ben de destekliyoruz. Bizim önceliğimiz tabii ki okul ama kötü alışkanlıklardan korunması ve daha sağlıklı bir hayat için spor şart. Buraya geldikten sonra yaşantısı çok daha düzenli olmaya başladı. Yatmasından kahvaltı saatine, antrenmanlarına kadar her şeyi belirli bir program dahilinde olmaya başladı. Bergama'ya gittikten sonra kendi ayakları üzerinde de durmaya başladı. Gidebildiği yere kadar arkasındayız oğlumuzun" şeklinde konuştu. Diğer bir jaguar olan İsmail Albayrak'ın babası ise okulla  ilgili şu şekilde konuştu: "Oğlum 5 senedir yani 9 yaşından beri Kayhan hocamla beraber. Şu anda okulu da kaleciliği de çok güzel. Buranın okuluna çok faydası oldu. Şu anda hocam sayesinde Soğanlı'da Altınsaban Kulübü'nde hem kendi yaşında, hem bir üst yaş grubunda da oynuyor. Çocuğumun buraya geldikten sonra hayatı düzene girdi. Burada yaptığı spordan sonra dersleri düzeldi. 5 senedir ne antrenmanlarını ne de maçlarını kaçırmadan izledim."