Kağıttan kaleler yıkıldı!


Emperyalist Batı hayranları, bugünlerde koronavirüs ile birlikte başka bir şoku daha yaşamaktadır. Batı medeniyetlerini öve öve bitiremeyenler, yere göğe sığdıramayan sözlerle pohpohlayanlar yaşanmakta olan salgın karşısında bu ülkelerin ne kadar aciz ve zavallı duruma düştüklerini, panik içerisinde ne yapacaklarını bilemediklerini ve en önemlisi de altyapılarıyla paralarıyla pullarıyla, sözde bilgi ve teknolojileriyle kağıttan bir kale olduklarını gördüler. Birçok Avrupa ülkesinde ve ABD'de yaşanmakta olanlar üzücü olmakla birlikte ibret vericidir. Başta ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya olmak üzere birçok sözde kalkınmış ülkenin maskesi düşmüştür. Bu ülkelerin sağlık sistemlerinin yeterli olmadığı, yaşanmakta olan koronavirüs krizi gibi olağanüstü durumlara  karşı da hazırlıklı olmadıkları, acil durum için B planları olmadığı ortaya çıkmıştır. Hergün yüzlerce vatandaşının ölümünü çaresiz bir şekilde sadece izlemekle kalan, yeterli tıbbi malzeme ve teçhizatı olmayan, talebi karşılayacak yeterli sayıda hastaneleri, yoğun bakım üniteleri, doktorları  olmayan ülkelerin durumu vahimdir. Batı sağlık sistemi yanında ekonomileri de çökmüştür. Milyonlarca insan işsiz kalmıştır. Şu an itibarı ile ABD'de 3.3 milyon insan işsizdir. Sürecin uzaması halinde 48 milyon insanın işsiz kalacağı tahmin edilmektedir. Bu korkunç bir rakamdır ve bir medeniyetin çöküşünün ilanıdır. ABD'de herşey yolunda giderse 150-200 bin kişinin öleceğinden bahsedilmekte ve bunun memnuniyet verici olduğu vurgulanmaktadır! Kötü senaryoda, ABD'de 2-3 milyon kişinin öleceği de hesaplanmıştır. Şu anda 3 dakikada 1 kişinin öldüğü bildirilmektedir. Tabi ki bütün bunları zevk alarak yazmamaktayım. Türkiye ve KKTC'de de durum değişik değildir; dünya ile birlikte aynı illetle mücadele etmekteyiz. Ancak Batı'nın da başedemeyeceği problemlerinin olabileceğini, ekonomik olsun, sağlık olsun, doğal afetler olsun, benzer durumlarla Batı medeniyetlerinin de çaresiz ve zavallı duruma düşebileceklerini, Batı hayranlığının ne kadar gereksiz ve abartılmış hastalıklı bir düşünce olduğunu  vurgulamak için bu konudaki düşüncemi paylaşmak istedim.

AB dağılıyor mu?

Avrupa ülkelerinde, özellikle İtalya ve İspanya'da yaşanmakta  olanlar Avrupa Birliği'nin (AB) geleceğini de tartışma konusu yapmıştır. Her fırsatta Anavatan Türkiye ve KKTC'ye karşı adaletsiz, önyargılı kararlar alan,  ayırımcılık yapan hıristiyan kulübü Avrupa Birliği'nin de maskesi düşmüştür. Koronavirüs salgını ile mücadelede AB üyeleri 'birlik' olamamış, dayanışma sergileyememiştir ve dağılma gündemdedir.

İlk kez Çin'de görülen ve birkaç ay içerisinde dünya geneline yayılan yeni tip koronavirüs Kovid-19 sebebiyle Avrupa gerçekten çok zorlu bir sınavdan geçmektedir. Kovid-19 salgınının merkezi haline gelen Avrupa, bundan sonra AB çatısı altındaki birliğini sürdürebilir mi? Bu konu üzerinde son günlerde  önemli tartışmalar yapılmakta ve ortaya çıkan sağlık krizi karşısında kenetlenemeyen, dayanışma sağlayamayan AB'nin pandemi sonrasında geleceğinin olmadığı vurgulanmaktadır. Salgın karşısında yaşanan panik çerçevesinde AB üyelerinin kendi ulusal çıkarları doğrultusunda adımlar atmaları diğer üye ülkelerle işbirliğinden kaçınmaları AB'nin geleceğinin olmadığını göstermektedir. Her halükarda koronavirüs illetinden kurtulmanın sonrasında hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı da ortadadır. Koronavirüs zaten ekonomik sıkıntılar içerisinde olan AB'nin dağılmasını hızlandırmış olacaktır. Diğer taraftan koronavirüs sonrasında, çöken ekonomilerin yeniden yapılanması ve ayağa kaldırılması sürecinde AB üyeleri arasında yaşanacak bir kenetlenme ve işbirliğinin AB'yi eskisinden daha güçlü hale getireceğini iddia edenler de vardır. Bana göre, halen yaşanmakta olan travma, şok ve dehşeti, binlerce insanın çaresizlik içerisindeki ölümünü yaşayan İtalya ve İspanya gibi ülkelerin AB içinde kalması mümkün değildir. AB'ye sosyal medyadaki tepkiler çığ gibi büyümektedir. Birçok İtalyan ve İspanyol'un  paylaştıkları videolarda AB bayraklarını yaktıkları ve küfür dahil nefret dolu laflar ettiklerini izlerken, koronavirüs illeti sonrasında bu psikoloji içerisindeki toplumların AB'ye üye kalmasını beklemenin aşırı iyimserlik olacağını söylemem yanlış olmayacaktır.

Ülkemizi de tehdit eden koronavirüsten korunmanın ve en etkin mücadelenin yolu, alınan tedbirlere harfiyen uymaktır; örneğin hijyen kurallarına uymak, evden mecbur kalmadıkça çıkmamak ve sosyal mesafeyi korumaktır!

Kaynak Yeniçağ: Kağıttan kaleler yıkıldı! - Hüseyin Macit YUSUF