'Halifemizi seçelim!'


Taha Akyol | Hürriyet 

 

HALEP için Üsküdar'da düzenlenen bir mitingde bir hoparlörden anons edilen sözler şöyle:

“Irak, Mısır ve Suriye’de bu kanlı zillete düşmüş günlerden kurtulmamız için en kısa zamanda İslam birliğini tekrar tesis etmeli ve halifemizi seçmeliyiz.”

 

Halifemizi seçip İslam birliğini kurmazsak, “İslam dünyasından, işgal, zulüm, kan, gözyaşı asla eksik olmayacak” imiş.

 

Mutlaka marjinal bir görüştür. Fakat “tarihin kutsanması”nın bir örneği olarak bu sözler önemli bir zihniyet sorununun dışavurumudur.

 

DOĞRUSU NE?

 

Tarih disiplini ve analitik düşünce açısından baktığımızda, ilk gözlemlenmesi gereken olgu şudur: Hilafet kurumu Cemel ve Sıffin’deki hilafet savaşlarını niye önleyemedi?

 

Önleyemedi, çünkü kabile sosyolojisinin egemen olduğu toplumda siyaseti düzenleyecek kurallar ve kurumlar gelişmemişti; bu yüzden hilafetin kendisi kavga konusu olmuştu.

 

Dahası, İslam dünyasının geri kalması ve Avrupalı sömürgeci güçlerin işgaline uğraması hilafet kurumunun mevcut olduğu çağlarda gerçekleşmedi mi?!

 

Evet o çağlarda gerçekleşti çünkü Müslümanlar bilimde geri kalmıştı.

Yazının devamı için tıklayın >>