Bugun...
Gökçek'in kaleminin kırıldığı gün


GÜNÜN YAZISI
info@pressturk.com
 
 

Melih Gökçek'i hep Edgar Hoover'ı benzetmişimdir. Hani şu FBI'ın en uzun görev yapan başkanı. Amerika'daki her seçim kampanyasında başkan adayları "İş başına geleyim, ilk işim onu görevden almak" sözü verirlerdi. Kazandıklarında "Şu Hoover'ı çağırın da, yollayayım" derlerdi. Başkan yanına Adalet Bakanı'nı da alarak bu kurt ismi beklerdi. FBI Başkanı, mutlaka odaya birtakım dosyalarla girerdi. Bakana "Bize biraz izin verir misiniz?" der ve başkanla baş başa kalırdı. Yanında getirdiği dosyaları masaya bırakırdı. Başkan bunları inceledikçe yüzü değişirdi. Çünkü kendisi, eşi ve hatta yedi sülalesinin gizli kapaklı işleri belgeleriyle önüne konmuştu. Dışarıda Hoover'ın azlini bekleyenler "göreve devam kararı"nı duyunca şaşkına dönerlerdi. Hiçbir güç onu FBI başkanlığından alamadı. En sonunda kalp krizi geçirerek, yani eceliyle öldü. Ankara'nın en uzun süreli belediye başkanına böylesi yakıştırmaların yapıldığını hep duyarız. Bu defa durum farklı. "İstifa et bildirimi"nin arkasında birikmiş epey neden var.

Nedim Şener'e göre Gökçek'in bileti geçen hafta kesildi. Gürkan Hacır "Kötü başkandı. Ankara'yı taş yığını yaptı. Yeşil alan bırakmadı. Bunca yıl iş başında kaldı, 20 kilometrelik metroyu bitiremedi" dedi. Peşinden 15 Temmuz gecesini anlattı:

"Erdoğan'a, Gökçek'in korumasının izleri sürülmesin diye telefonları toplayıp bir yerlere attığı anlatıldı. -Operasyonu bir işçinin gecekondusundan yönettim- şeklindeki savunmasına da kimse inanmadı".

Tam bu noktada Hande Fırat "Başbakan da bir tünele -Ilgaz Tüneli- saklanmadı mı?" diye sorarak devreye girdi.

Fırat, gerçekten şanslı biri. 15 Temmuz'daki kalkışmada kahraman oldu. Yeni programı "Gece Görüşü"ne başladığı saatlerde Erdoğan-Gökçek görüşmesi gerçekleşti.

Konuklar arasındaki Nedim Şener'in tutumu belli. Katılımcılar içinde sadece bir isim gazeteci Nevzat Çiçek, Gökçek'i korumaya çalıştı; "Referandum başarılı geçseydi, bugün bunları konuşmazdık"la işi bağladı.

Bitiren sözler

Kişisel kanım, Gökçek fazla havalandığı için bitirildi. Bunu kendisine "Ankara'yı parsel parsel Fetö'cülere sattı" denişine bağlamıyorum. Bu sözlerin karşılığında tüm adamlarını Bülent Arınç'a saldırtıp, güç gösterisi yapmış olsa da. Asıl sebep, Gökçek'in bir soru üzerine "Erdoğan olduğu sürece Ak Parti Genel Başkanlığı'na aday olmam" cümlesidir. Erdoğan bunu bir kenara kaydetti, uygun zamanı bekledi ve Gökçek'in önüne koydu.

Ankara Belediye Başkanı'nı artık kimse kurtaramaz. Ondan sonra olacakları da yazayım. Osmanlıspor, amatör kümeye kadar düşer, Ankaragücü'ne yaptıklarının intikamı alınır. Gelelim Beyaz TV'ye. Küçülerek bir süre daha devam eder. Müşteri bulunamazsa ekran kararır. Çalışanlar adına üzgünüm ama görünen köy kılavuz istemiyor.

Baraj meselesi

Abdülkadir Selvi'nin ortaya attığı "Seçimde barajın yüzde 7'ye indirilmesinde mutabık kalınmıştı. Şimdi bu oran 5'e çekiliyor" iddiasına şaşırmadım. Bu savı uzun süre önce bu köşede okudunuz. Hatta "Bahçeli ve Balgat ekibini yüzde 5'le dahi kurtaramazlar" diye yazışımı hatırladınız mı?

***

Yeni gözde spor

Orhan Ayhan'la bu hafta ansiklopedi gibiydi. Çin Dövüş Sanatı Wushu'dan yola çıkılıp, geçmiş turu yapıldı. M.Ö. 4. Yüzyıla kadar gidildi. Pek çok ülkede popüler olan Wushu'nun atasının Kungfu olduğu anlatıldı. Gelişimi üzerinde duruldu. Konfüçyüs'ün katkıları dile getirildi. Bruce Lee ve Chakie Chan gibi ünlü sporcuların çevirdiği filmleriyle Türkiye'nin gözde sporları arasına girdiği belirtildi.

Tataristan'ın başkenti Kazan'da yapılan 14. Dünya Wushu Şampiyonası vesilesiyle müthiş bir aileyi tanıdık. Baba Abdurrahman Akyüz ve eşi Fatma Akyüz bu sporu Türkiye'ye sevdirmek için inanması güç işlere imza atıyorlar. Çocukları Ayşe, Elif ve Zeynep dünya şampiyonlukları kazandılar. Hele içlerindeki 14 yaşındaki Elif tam 4 kez şampiyon. Ekrana getirilen kılıçlı gösterilerine hayran kaldık.

Akyüz ailesinin reisi Türkiye'deki Wushu Federasyonu'nun İcra Kurulu başkanı. Çocuklarının başarısı için Çin'de ev tutuyor. Eğitmenleri de bu ülkenin en iyi hocalarından seçiyor. Böylesi idealizmi düşünebiliyor musunuz. Yeniden "Kungfu-Wushu" ismini alan bu dal için geleceğin sporu haline geldi diyebiliyoruz. Çünkü, böylesi çaba, mutlaka sonuç verecektir.

Bir başka başarı

Orhan Ayhan'la programında Bağcılar Engelliler Sarayı'nın tanıtımı da yapıldı. 28'i öğretmen toplam 78 personelin hizmet verdiği bu olağanüstü merkezden 1500 engelli öğrenci yararlanmakta. Belediye Başkanı Lokman Çağrıcı, İlçe Kaymakamı, Millî Eğitim Müdürü ve Müftüsü ile bir mucizeye imza atıldığına tanık olduk. Emeği geçen herkesi tebrik ediyoruz.

Kaynak: Gökçek'in kaleminin kırıldığı gün - Burhan AYERİ YENİCAĞ



Bu yazı 2490 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI