18 yaşından küçükler bu yazıyı okumasın

BBC Three (cep telefonları, tabletler, kişisel bilgisayarlar ve akıllı televizyonlardan izlenebiliyor) ve Channel 4, İngiltere’de çok izlenen televizyon kanalları.

18 yaşından küçükler bu yazıyı okumasın

BBC Three (cep telefonları, tabletler, kişisel bilgisayarlar ve akıllı televizyonlardan izlenebiliyor) ve Channel 4, İngiltere’de çok izlenen televizyon kanalları.

18 yaşından küçükler bu yazıyı okumasın
14 Mayıs 2019 - 10:49

Bu iki kanaldan bahsetme sebebim, çırılçıplak insanlarla "nasıl iyi bir program yapılabilir veya ne kadar rezil olunabilir"i anlatmak. Rica ederim 18 yaşından küçüklerle 90’ın altında IQ’su olanlar okumasın.

Çıplak Gerçek, BBC’nin belgesel serilerinden birinin adıydı, gerçekten de başarılı bir programdı; kısa ve çok çarpıcı. Beş bölüm halinde hazırlanmıştı: Neden Şişmanım, Sarkmış Vücutla Yaşamak, Erkek Vücut İmajı, Biyonik İnsan ve Neden Dövme Yaptırdım…

İçeriğinden bahsedeceğim detaylı olarak. Ama önce çıplak ve çoğunlukla güzel insanları ekrana getirerek ne kadar berbat bir program yapılabilir; anlatacağım. Channel 4’da (gayet de güzel programlar yayınlayan bir kanal) gece saat 10 gibi yayına giren bir program, "Naked Attraction/Çıplak Cazibe". Mevzu şu, erkek veya kadın, çıplak olarak görüntüye gelen yarışmacılardan birini seçiyor!

AHH RTÜK NEREDESİN?

Bir nevi randevu yarışması, bizde şu evlilik programları vardı ya bir ara, onların daha rezil bir versiyonu diyebilirim. Bir erkeğe “Neyin var, kaç lira maaş alıyon, ailenle mi oturuyon” diye soran kadın veya bir kadına “Daha önce bir erkekle el ele tutuştun mu, çocuğun varsa bu iş olmaz” diyen erkek bir bakıma müstehcenliğin dibiydi, ama bedenle alakalı yorum yapmak da en az çırılçıplak bir vücut kadar müstehcen inanın.

Ekranda çırılçıplak beş erkek veya beş kadın görmeye pek alışkın değiliz, ne yalan söyleyeyim. Sıra sıra dizilmiş ve seçilmeyi bekleyen insanlar bunlar. Bir kişi, beş kişinin vücut hatlarına bakıyor, yorum yapıyor, beğenmediklerini eliyor ve en hoşuna giden vücudun sahibiyle (ne demekse bu) randevulaşıyor!

Yarışmacıların önce ayakları görünüyor, sonra yavaş yavaş bacakları, sonra edep yerleri, göbekleri, göğüsleri görünüyor. Seçilen kişinin yüzü en son geliyor ekrana.

YOK OLMADI, BUNUN GÖĞÜSLERİ SARKMIŞ!

İlk etapta “Çıplak bunlar, vay be ne medeni ülke, çıplaklar kampı gibi, utanmaları da yok, seyretmesem mi”, gibi düşünceler geçiyor akıldan. Birkaç dakika içinde anlıyorsunuz ki, çıplaklıktan daha müstehcen ve incitici olan sözler aslında.

“Ben çok beyaz cilt sevmem, ortadaki kadının memeleri çok büyük, şunun ayakları biçimsiz, kıllı erkeklerden hoşlanmam, sanırım yaşlı biri” gibi ve benzeri ve hatta buraya yazmak istemediğim birçok yorumu yaparak; sözlerin ne kadar iğrenç olabileceğini gösteriyorlar. Ha elbette amaçları bu değil, eğleniyorlar belli ki, kimse de alınmıyor, “vay bana kısa bacaklı, küçük bilmemneli dedi” diye!

İnsan haklarıyla ilgilenen ve kişiliğe beden üzerinden saygı duyulması gerektiğini hatırlayan kimse de yok anladığım kadarıyla Büyük Britanya’da.

Onların RTÜK’leri başka şeylerle ilgili anlaşılan; bizde mahsusçuktan, gerçek olmayan cinayet sahnesinde kan (kırmızı boya yani) göstermeyen, içkiyle doluymuş süsü verilmiş bardakları mozaikleyen mantık, bahsettiğim yayınla karşılaşsa ne olurdu diye düşünmeden edemiyorum!

GERÇEK ÇIPLAKLIK DİYE BİR ŞEY VAR

Dedim ya bir ben rahatsız oldum sanırım, zira program yıllardır devam ediyordu, geçtiğimiz Aralık’a kadar.

BBC’de yayınlanan belgesel formatlı "Naked Truth/Çıplak Gerçek" ise tam bir başyapıt diyebilirim.

Çıplak Gerçek/Neden Şişmanım başlıklı programda çırılçıplak vaziyette oturarak, neden şişmanladıklarını, hayat hikayelerini, vücutlarıyla alakalı yapılan yorumları anlatan kadın ve erkekler asla rahatsız etmiyor izleyiciyi. Üstelik empati yapıyor, düşüncelere dalıyor ve izlediğiniz dramadan dersler çıkarıyorsunuz.

Çok ama çok gerçek, çok çıplak ama müstehcen değil!

Biri çok zayıf, biri fazla kaslı, biri fazla kıllı erkekler; vücutlarıyla alakalı konuşuyor, kadınlarla olan ilişkilerinden, duyduklarından, çocukluklarından bahsediyor ve dedim ya hiç rahatsız olmuyorsunuz.

Çıplak Gerçek/Biyonik Adam bir başyapıt. Kolu bacağı, eli veya iki bacağı olmayan, protez kullanan erkekler, yaşadıkları travmaları anlatıyor. Nefessiz izliyorsunuz, çıplaklık bu şekilde çok gerçek bir biçimde gösterilince algı da farklı çalışıyor. Owwww çıplak bu insanlar, ıyyy ne iğrenç, amanın görmemiş olayım, falan diye geçmiyor zihninizden. Doğuştan gelen bir uzuv anomalisinden bahsetmek de mümkün, bir kaza sonrası yitirilen organlardan da. Fark etmiyor, atlattıkları dehşet dolu dakikaları anlatıyorlar. Zaten üzerinden çok zaman geçtiği için, kimse ağlayıp zırlamıyor tabii.

ÇOCUKLARI KURTARIRKEN OLDU

Hatta “Neden bacakların yok diye soranlara her seferinde bir başka kahramanlık hikayesi anlatıyorum. Mesela çocuklarla dolu bir otobüsü kurtarmaya çalışırken oldu diyorum” diyecek kadar da aşmışlar zaten…

İki program da 18 yaşından küçüklere tavsiye edilmiyor. Memleketimizde benzer işler yapılsa, IQ sınırlaması getirilmeli diye düşünüyorum; öyle ya çıplak insanı bırakın, hafif göğüs dekoltesi görünce dili tutulan erkekler, şort giydi diye tartaklanan kadınlar izleyecek bunları! Magazin medyası diyor ya bir çift bacak fotoğrafı kullanınca “nefesler kesildi” diye…

Hem zaten dedim ya müstehcenlik sözde olunca çok daha iğrenç, çok daha incitici, çok daha sarsıcı!

İngiltere’de izleyicinin de kimsenin de nefesi kesilmiyor, kadınların sıra sıra dizilip kalça büyüklüklerine göre bir erkek tarafından seçilmeyi beklemesini seyrederken.

Yeni sezonda farklı proje yapmak isteyenlere itinayla içerik hazırlarım, çıplak gerçeklikle tanışmaya hazırlarsa tabii…

Kısa kısa…

*Meghan Markle’a defalarca söyledim, doğuracaksan yazı günüme denk getir, okuyucum meraklıdır diye. Dinlemedi. Sonunda öğrendiniz, biliyorsunuz, en küçük torun çocuğu da dünyaya geldi. Kraliçe’nin yedinci sıradaki varisi Prens Harry’nin oğlu doğdu sonunda.

*Bahis şirketleri çocuğun kızıl saçlı doğması halinde büyük ödemelerin yapılacağını açıkladı. Kamera karşısına geçen Meghan ve Harry, çocuklarının başındaki şapkayı çıkarmadı. Henüz takke düşüp saç görünmedi yani. 

*Archie Harrison adını beğenmedi İngiliz magazin medyası. Eski bir isim olduğunu söylediler, demode buldular. Oysa kraliyet ailesi mensuplarının üçer dörder ismi oluyor, illa bir geleneksel isim de koyuyorlar.

*İkinci büyük beklenti, Kraliçe’nin bebeğe vereceği unvan üzerine. Acaba Prens olacak mı minik "Arçi"? Kraliçe’nin büyük oğlu ve onun büyük oğlu dışında kimse prens olamaz diye bir kuralları olsa da, Kraliçe Elizabeth istediğine istediği unvanı verme hakkına sahip. Nitekim Prens William’ın çocuklarına prens ve prenses unvanı vermişti.

*Meghan ahkam kesip duruyordu, doğumdan sonra poz vermem diye. Tıpış tıpış yürüdü ve açıklama yaptı işte! Ben bunu anlamıyorum, koca ülkenin (ülkelerin hatta) kraliçesinin torunu ile evleniyorsun ve “çocuğumu normal biri olarak yetiştirmek istiyorum” diyorsun. Eh annem, evleneydin ya Hollywood’da B sınıfı bir aktörle o halde, demezler mi sana!

*Bir de oğluna, çok sevdiği kedisinin adını verdi haberi çıktı ya, inanamadım! Kraliçemizi delirtmek istiyor bu küçük gelin, birileri dürtse iyi olacak…

Elif Aktuğ

Odatv.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum