Erhürman, KKTC'de Türk askerini istemiyor mu?
KKTC üzerinde dönen dolaplar KKTC'de yapılan son seçim sonrası gündemde çok merak edilen soru var. Erhürman, KKTC'de Türk askerini istemiyor mu? İşte detaylar...
Sabahattin İsmail...
KKTC'de yıllardan bu yana gazeteci...
KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan, KKTC'nin yeni Cumhurbaşkanı olan Tufan Erhürman'la ilgili çarpıcı bir yazı kaleme aldı.
Tufan Erhürman’ın "KKTC ‘yi satacağı, Türkiye ‘ye sırtını döneceği, Türkiye ile kavga edeceği, Türk askerini adadan çıkaracağı, kendi aklına göre federasyonu kuracağı…." iddiaları konuşulmaya başlanınca...
Erürman'la seçim öncesi yaptığı söyleşiyi yayınladı.
"Bu dayanaksız iddiaları ileri sürenler, onun ne dediğini öğrenme ve dediklerinin ne anlama geldiğini anlama gereğini duymadılar." diyor, İsmail.
Ve ekliyor;
"Tufan Erhürman’ın seçileceğinin kesin olduğunu gördükten sonra, bunun Anavatan ile ilişkiler, KKTC‘nin geleceği ve İki devletli çözüm siyaseti konusunda ne gibi bir risk yaratabileceğini anlamak için, milliyetçi bir arkadaşımla ondan randevu istedik.
Daha fazlasını keşfedinYol durumu
Dijital gazete aboneliği
Gazete abonelikleri
Sanat eseri replikaları
Spor ekipmanları
Soruşturma haberleri
Çevre dostu ürünler
Ekonomi haberleri
İcra avukatlık hizmeti
Gazete bayiliği
Randevuyu verdi ve biri 3 ay, biri de 2 ay önce olmak üzere onunla 2 kez yüz yüze görüştük..
Toplam 4 saat boyunca biz sorduk, o samimi şekilde yanıtladı.
NE DEDİ?
Sorularımız karşısında, federasyon müzakeresine oturmak için 4 ön şartı olduğunu söyledi.
Buna göre masaya oturmadan önce Rum yönetiminin şu hususları kabul ettiğini açıklamasını talep etmektedir:
1- Siyasi eşitliğimizi, bunun gereği olan dönüşümlü başkanlığı ve her organda/kurumda/ dairede/ birimde en az 1 Türkün onayını kabul ettiğini açıklamalıdır. Bu müzakere konusu değildir.
(Bu bağlamda, sorularımız üzerine, Guterres belgesinin artık geçerli olmadığını çapraz oyu kabul etmediğini, Crans Montana’da kalınan yerden başlamanın söz konusu olmadığını, sadece Crans Montana’ya kadar olan mutabakatları kabul ettiğini, bunları da seçim kampanyasında zaten halka açıklamış olduğunu ve Hristodulidis’e verdiği yanıtlarda vurguladığını ifade etmiştir.)
2- Müzakereler bir 50 yıl daha sürdürülemez. O nedenle bir takvimle önceden sınırlandırılmalıdır. Bu süre maksimum 1 yıl olmalıdır. Müzakere başlamadan bu belirlenmelidir
3- Müzakereler sonuç odaklı olmalıdır. Bugüne dek kabul edilen tüm mutabakatlar geçerli olmalıdır
4- Rum yönetiminin masayı terk etmesi veya çözümü yine engellemesi halinde statümüzün ne olacağı konusunda, masaya oturmadan BM tarafından bize güvence verilmelidir. Yani masaya oturmadan, Rum uzlaşmazlığı halinde masadan hangi statü ile kalkacağımız konusunda BM bize taahhütte bulunmalıdır.. Yani, en azından 3 D talebimiz, yani direk ulaşım, direk ticaret, direk temas hakkımızın tanınacağı ,yani ambargo ve izolasyonların kalkacağı güvencesi verilmelidir.
GARANTÖRLÜK
Anavatan Türkiye’nin garantörlüğü konusundaki tavrının ne olduğu konusundaki sorumuz üzerine ise, bu konuda bir sıkıntısı olmadığını, 2014’de bu konuda Mecliste garantörlüğün kırmızı çizgimiz olduğuna dair oy birliğiyle alınan bir Meclis kararına oy verdiklerini, bu konuda nihai kararın Türkiye’ye ait olduğunu söyledi.
Rum yönetiminin bu şartları asla kabul etmeyeceğini, bu konuda ne yapacağını sormam üzerine ise, ” bu şartların BM’nin değişik kararlarında ve raporlarında yer alan hususlar olduğunu, BM’ye ”kararlarına sahip çık” diyeceğini, sahip çıkmazsa, o zaman Türkiye ile görüşüp birlikte bir harekat planı yapacaklarını ve başta AB olmak üzere ülke ülke gezip Rum yönetiminin federal bir çözüm istemediğini, dolayısıyla KKTC ‘nin önünün açılmasını talep edeceğini, bu arada ülke içinde halkın sorunlarının çözülmesine ve daha zengin, daha güçlü bir KKTC için çalışacağını anlattı.
NİYE AÇIKLAMADIK?
Tufan Erhürman ile yaptığımız toplam 4 saatlik görüşmenin içeriğini seçim kampanyası içinde açıklamadık, ancak ilgililer ve yetkililerle paylaştık.
Açıklamadık çünkü KKTC ‘nin tanınmasını ve iki devletli çözümü yıllardır savunan kişiler olarak bunları biz açıklarsak, milliyetçi seçmeni onun lehine etkilemeye çalışmakla suçlanabilirdik. Tatar’ın bizim açıklamalarımız nedeniyle seçimi kaybettiği suçlamasıyla karşı karşıya kalabilirdik..."
***
KKTC'li gazeteci Sabahattin İsmail'in, KKTC'nin yeni Cumhurbaşkanı olan Tufan Erhürman'la ilgili yaptığı söyleşinin ana hatları bu şekilde...
Ancak;
İşgalci İsrail'in karanlık planları...
Batı ülkelerinin KKTC üzerinde karanlık planları...
ABD'nin her geçen gün daha da artan Kıbrıs ilgisi ve Ada'da kurduğu askeri üsler...
Tüm bunlar, KKTC'nin daha uzun süre gündemde kalacağının belli başlı işaretleri...
---