Başkanlık sisteminde büyük açık

İşte Türkiye'nin “Her derdine deva” olacağı söylenen sistemin çok önemli bir başka arızası!..

Başkanlık sisteminde büyük açık

İşte Türkiye'nin “Her derdine deva” olacağı söylenen sistemin çok önemli bir başka arızası!..

Başkanlık sisteminde büyük açık
21 Şubat 2020 - 20:15

Beş gün önce “Jandarma Genel Komutanlığı Mahkemeye Öyle Bir Evrak Gönderdi ki” başlıklı haberimizde Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi (JSGA)'nde yaşanan bir olayı aktardık.

Akademide önce görev yeri değiştirilen, ardından tayini Doğu'ya çıkarılan bir albayın, işlemin iptali için Ankara 12. İdare Mahkemesi'nde açtığı davada, Jandarma Genel Komutanlığı'ndan gelen sicil dosyası ile Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi'nin (JSGA) gönderdiği evraklar arasında büyük farklılıklar olduğu ortaya çıkmıştı.

Öyle farklılıklar ki, bu albay için Genel Komutanlık dosyasında “Mükemmel” yazarken, JSGA'dan gelen evrakta “Yetersiz/Çok yetersiz” ifadeleri kullanılmıştı. Daha ilginci, her iki evrakın altında aynı sicil amirinin isim ve imzasının olmasıydı. 

Bu gelişmeler üzerine davacı Albayın Avukatı Alp Kaya, müvekkili hakkında tesis edilen işlemlerde “Kamu yararının gözetilmediği ve hukuken kötü niyetli olunduğunun” ortaya çıktığını öne sürüp, yapılan atamanın iptali yönünde karar verilmesini isterken, Akademi'den gönderilen evrakların altında imzası olan 2 albay ile 1 yarbay hakkında, “Görevi kötüye kullanma, iftira/ hakaret, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs, resmi belgede sahtecilik ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmaktan” suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

Av. Kaya, bir süre sonra aynı gerekçelerle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na da suç duyurusunda bulundu. 

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ise geçtiğimiz günlerde, Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanuna işaret edip, itiraz yolunu da kesin olarak kapatarak, şu gerekçelerle bu suç duyurusunun işleme konulmamasına, yani soruşturma açılmamasına karar verdi:

“İdare adına yetki kullanan kişilerin, bu yetkilerini kullanırken, idari iş ve eylemlerde bulunmaları işin doğası gereği olduğundan... Bu tür idari nitelikte tasarrufların, idare hukukuna tabi olması sebebiyle idari yargı yerinde halli lazım geldiğinden... İdari işlere karşı suç soruşturması yapılması mümkün olmadığından...”

3 rütbeli hakkında, “Görevi kötüye kullanma, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs, resmi belgede sahtecilik” gibi Ceza Hukuku'nu ilgilendiren çok ciddi suçlamalar var, ama Savcılık, hem “İdarenin böyle iş ve eylemlerde bulunabileceğini” savunuyor, hem de bunun idari yargının işi olduğu sonucuna varıyor.

Türkçesi; iddialar doğruysa, işlenen suçlar yapanın yanına kâr kalıyor/kalacak demektir!..

ASKERİ YARGININ KAPATILMASININ SONUCU

Peki, böylesi bir vahim tablonun sebebi ne?

Geçtiğimiz günlerde İlker Başbuğ'un, askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasının önünü açan 2009'daki yasa değişikliğiyle ilgili açıklamaları çokça tartışılmış, hatta Erdoğan, “Askeri mahkemeler kaldırılmasa, darbecilere bugün verilen cezalar verilebilir miydi?” diye sormuştu ya, işte bu... Meğer, Başkanlık sistemine geçişle birlikte askeri yargı kaldırılırken, öyle hukuki bir boşluk bırakılmış ki!..

Bunun ne olduğunu, 2018'de yine bir asker hakkında açılan davada Genelkurmay Başkanlığı'nın soruşturma izni vermemesi üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nin oybirliğiyle aldığı karardan aktaralım.  

Av. Alp Kaya'nın suç duyurusunu işleme koymayan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'u dayanak gösterdiğini belirtmiştik.

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nin söz konusu kararında da bu Kanuna işaret edildi. İlgili kanunda, memurlar ile diğer kamu görevlileri hakkında işlediği iddia edilen suçlardan dolayı kovuşturma açılmasının idari merciin iznine bağlandığı, izni verecek makamın kanunla gösterilmesinin, istisnaların da kanunla belirlenmesinin benimsendiği hatırlatıldıktan sonra Askeri Mahkemelerin Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'ndaki şu hükümlere dikkat çekildi:

- Nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amiri bir suçun işlendiğini öğrendiklerinde refakatlerindeki askeri savcıya soruşturma açtırır ve yapılmakta olan soruşturma hakkında askeri savcıdan her zaman bilgi isteyebilirler. Nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirlerinin refakatlerindeki adli müşavirler, bu yetkinin kullanılmasında bu komutan ve askeri kurum amirlerinin yardımcısıdırlar ve kanun yollarına başvurmada adı geçen komutan ve askeri kurum amirleri adına ilgili soruşturma ve dava dosyalarını incelemeye yetkilidirler.

- Cumhuriyet savcılıklarına veya zabıta makam ve memurlarına yapılacak askeri yargıya tabi suç ihbar ve şikayetleri, şüphelinin amiri olan makama gönderilir. Askeri birlik komutanı veya askeri kurum amiri, maiyetinden birinin kendisine ihbar veya şikayet olunan veyahut diğer suretle öğrendiği, askeri mahkemelerin görev alanına giren suçları hakkında şüphelinin kimliğini, isnat olunan suçu ve bu suçun delillerini gösterir bir vak’a raporu düzenler ve adli yönden bağlı bulunduğu askeri mahkemenin teşkilatında kurulduğu kıt’a komutanı veya askeri kurum amirine gönderir. Ağır Ceza Mahkemesinin görevine giren suçlar veya gecikmesinde sakınca umulan hallerde askeri savcılar derhal soruşturmaya başlarlar. Zorunluluk halinde bu soruşturma bir disiplin subayı tarafından da yapılabilir. Bu hallerde durum derhal yetkili askeri mahkemenin teşkilatında kurulduğu komutan veya askeri kurum amirine bildirilir.

Her iki kanundaki bu düzenlemeler aktarıldıktan sonra ise şu tespitlerde bulunuldu:

“1 Şubat 2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan ve 16 Nisan 2017'de yapılan halk oylaması ile kabul edilen Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 17. maddesiyle, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na eklenen geçici 21. maddenin (E) fıkrasıyla, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve Askeri Mahkemeler kaldırılmıştır. Dolayısıyla Askeri Mahkemelerin Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'nda yer alan ve asker kişiler hakkında soruşturma izni verilmesi konusunda yetkili mercii belirleyen hükmün askeri mahkemelerin kaldırılmış olması sebebiyle uygulanabilirliğinin kalmadığı ve yasa koyucu tarafından da asker kişiler yönünden soruşturma izni vermeye yetkili makam veya mercileri gösteren herhangi bir düzenleme yapılmadığı görülmektedir.”

İşte Türkiye'nin “Her derdine deva” olacağı söylenen sistemin çok önemli bir başka arızası!..

Müyesser Yıldız

Odatv.com

Bu haber 440 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum