Bir kadın dört erkek sordu ve aşkın 'şeref kanunu yazıldı

Şeref Oğuz 1955 Bayburt doğumlu. İstanbul Ünivesitesi İktisat Fakültesi’nden mezun olduktan sonra aynı fakültede iktisat ve sosyal siyaset alanında master ve doktora yaptı. Daha sonra Londra Üniversitesi’nde “yeterli bilgi” dalında çalışmalar sürdürdü. 1970’de gazeteciliğe başladı ve Milliyet, Günaydın, Sabah dahil birçok gazetede köşe yazarlığı ve yöneticilik yaptı. Türkiye’de ilk sanal mitingi gerçekleştirdi. Halen Sabah gazetesinin ekonomi müdürü ve köşe yazarı.

Bir kadın dört erkek sordu ve aşkın 'şeref kanunu yazıldı

Şeref Oğuz 1955 Bayburt doğumlu. İstanbul Ünivesitesi İktisat Fakültesi’nden mezun olduktan sonra aynı fakültede iktisat ve sosyal siyaset alanında master ve doktora yaptı. Daha sonra Londra Üniversitesi’nde “yeterli bilgi” dalında çalışmalar sürdürdü. 1970’de gazeteciliğe başladı ve Milliyet, Günaydın, Sabah dahil birçok gazetede köşe yazarlığı ve yöneticilik yaptı. Türkiye’de ilk sanal mitingi gerçekleştirdi. Halen Sabah gazetesinin ekonomi müdürü ve köşe yazarı.

Bir kadın dört erkek sordu ve aşkın 'şeref kanunu yazıldı
05 Mayıs 2019 - 11:33

SAKURA AĞACI ALTINDA BİR KADIN DÖRT ERKEK

Bu sohbet 11 Nisan akşamı Tokyo’da yapıldı.

Masada 5 kişiydik. Şeref Oğuz dışında, Posta Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Emre İskeçeli, NTV’de “Gece-Gündüz” programının yapımcısı Gülay Afşar, Jüpiter Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve Kültür ve Turizm Bakanı Danışmanı Tayfun Topal ve ben vardık.

Şeref Oğuz, aşk ve kadın davranışı üzerinde ilginç bir teori geliştirdi ve bunu kitap haline getiriyor. O gece bu konu açılınca, beşimiz arasında bir sohbet başladı. Herkes sordu Şeref cevapladı. Ben de hepsinin iznini alarak bunu kaydettim ve ortaya işte bu yazı çıktı. Yazıyı numara sırasıyla okursanız daha keyifli olur.

Bir kadın dört erkek sordu ve aşkın şeref kanunu yazıldı

1) ŞEREF HESAPLADI: BAKIN AŞKIN ÖMRÜ KAÇ GÜNMÜŞ

Yıllardır, ‘aşkın aşamaları ve ömrü ile ilgili matematiksel bir model’ üzerinde çalışıyormuşsun. Nedir bu?

“Bu bir ilişki eğrisi. İleride Gompers Curve (eğrisi) gibi “Şeref Curve” (Şeref Oğuz eğrisi) diye bilinecek matematik bir model. Yeni tanışan iki kişinin beklenti yönetimi ile ilgili bir öykü. İki insan tanıştığı zaman duygusal bir ilişki için beklentiler doğuyor. Kadın ve erkek arasındaki bu beklentinin yönetilmesi gerekiyor.”

2) SEVGİLİYE 3 VAAT EDERSEN KAÇ VERMELİSİN Kİ OLSUN

Aşkın matematik ve ekonomi ile ilgisi ne?

“Şu: İki tarafta da matematik bir hesap var. İki taraf da merak ediyor. Neyi ne kadar vaat edeceksin, ne kadarını vereceksin?

Şöyle bir matematiği var. Sevgiliye 3 vaat et, 4 ver, senden kralı yok. Ama mesela aynı sevgiliye 10 vaat et, 8 verebil, dördün iki katını verdiğin halde senden kötüsü yok. Yani ilk günlerinde aşkı iyi yönetmenin kuralı şu: Ne vaat ediyorsan bir fazlasını vereceksin.”
 

3) AŞKIN KUTSAL KİTABI YAZILSA İLK CÜMLE ŞU

“İlişkide ilk aşama ‘yukarıya doğru tanışma’, sonra ‘birbirine göç etme’. Ama aşkın kutsal kitabını yazsam ilk cümlesi şu olurdu: ‘Önce naz vardı...’ Naz, önemli bir iletişim talebidir ve sevimlilik içerir, sürpriz içerir. Sonra ‘karşılıklı onaylamalar’ gelir. Böylece ilişki yukarı doğru gider. Ama bu aşamada henüz temas yoktur.”
 

 4) ‘İLK TEMAS’ ŞEREF EĞRİSİ’NİN NERESİNDE

“Matematik olarak tespit ettim. Tepeye yakın bir yerde. İlişki yukarı doğru hareket ederken, üçte ikiyi kat ettiği noktada tensel temas olur.”
 

5) ‘T’ NOKTASI ‘İLK YALAN’IN YAKALANDIĞI NOKTADADIR

Teorik olarak bu eğrinin “T” noktası nedir?

“G noktasını biliyorum da T’den neyi kastettin?

T, yani tepe noktası. Bu eğride teorik olarak böyle bir noktanın olması gerekmez mi?

“Doğru söylüyorsun. Bu beklentiler bir yerde durmak zorunda, Bu ilişkiden alınan tatmin noktası bir yerde peak (zirve) yapar...”

Tam neresidir o hocam?

“Tam tamıyla ‘yakalanan ilk yalan noktası’dır. İşte o noktadan sonra yukarı çıkaran dinamikler, ilişkileri aşağı doğru indirmeye başlar. Ve bunu sefer suçlamalar ve sitem takip eder. İlk yalan yakalandı mı bu aynı zamanda ilk inkârdır. Yakalayan için de ‘Bu bana yapılır mı’ sorgulamasıdır.”

Bir kadın dört erkek sordu ve aşkın şeref kanunu yazıldı

6) HAYAL KIRIKLIĞI ÇUKURUNDA ANILARIN YIKICILIĞA ETKİSİ NE

Şeref Eğrisi’nin en dip noktası da var mı?

“Benim teorimde bunun adı ‘hayal kırıklığı çukuru’dur. Onu, ‘tek taraflı kabullenme’ veya ‘uzlaşma’ denemesi izler. İlişki eğrisinin en dip noktası ‘anıların yıkıcılığı’ bölgesidir.”

Kötü anıların yani?

“Hayır. Hem iyi hem kötü anıların yıkıcılığı. Çünkü ikisi de birbirinden yıkıcıdır. İyisi de kötüsü de ilk yalanı hatırlatır.”
 

7) GİDEN AŞKIN EN FAZLA YÜZDE KAÇI GERİ GELİR - AŞK KANUNU

Bu dip uzaydaki karadelik gibi bir şey mi? Uzay ufkunu geçen bir ilişki artık geri dönemez mi? Yani aşkın ölümünden sonra hayat var mı?

“Var ama bilmemiz gereken ilk şey şu: ‘Tanıştığınla bir daha tanışamazsın’. Bütün bilgileri artık biliyorsundur, merak ortadan kalkmıştır, adanın her tarafını gezmişsindir. Yani aşk geri gelebilir ama tamamı değil. Sadece yüzde 20’si tekrar eski yerine çıkabilir. Yüzde 80’i o karadeliğe gömülür bir daha çıkamaz.”
 

8) O KARADELİĞE ÖNCE ALİS Mİ YOKSA ERKEK TAVŞAN MI İNER

“Çok haklı bir soru. ‘Şeref Eğrisi’ şunu söylüyor. İniş ve çıkışta erkekle kadın arasında bir senkron yok. Sorun şu, yukarı çıkarken erkek daha hızlı tırmanıyor. Fakat erkek, terk edildiğini anlayana kadar kadın çoktan aşağıda hayal kırıklığı deliğine girmiş oluyor. Yani çıkışta erkek, inişte kadın daha hızlı.”

9) ŞEREF TEORİSİNE GÖRE ÖNCE KİM AFFEDER, KİM GERİ DÖNER

BİRİNCİ KANUN: “Geri gelen asla kendisi değildir, ya yalan söylüyordur ya da henüz daha içeride hesap bakiyesi kalmıştır.”

İKİNCİ KANUN: “Erkek affetmez ama unutur. Kadın ise affeder ama asla unutmaz...”
 

10) AŞKIN ÖMRÜ MATEMATİK OLARAK HESAPLANIR MI

“Evet hesaplanır. Çünkü elimizde bunu ölçecek müthiş bir saat var. Kadının vücut saati. Kadın 28 günde bir âdet görüyor. Yani kanıyor ve bu ay takvimi ile ölçülebilen bir şey. Üstelik PMS (premenstrüel) dönemde daha duygusal oluyor, üzülüyor, ağlıyor, sorun çıkarıyor, sonra düzeliyor.”

Hocam bunun aşkın ömrü ile ilişkisini anlamadım...

“Anlamayacak ne var. İlişkinin niteliğini belirleyen erkek değil kadın ve o kadının da bir saati var. Erkek onu takip eden bir varlık.”

Peki nasıl ölçtünüz bunu?

“Şöyle ölçtüm: Kadının duygusallığı fonksiyonunda, bu ilişki ‘üç dönem, 6 dönem; altı dönem, 3 dönem’ olarak sürüyor. Yani aşkın ömrü kadının saatiyle ölçüldüğü zaman bu süre oluyor. Gün olarak vereyim. Bu 1008 güne denk geliyor. Bu da 3 yıla yakın bir süre demektir.”

Yani Beigbeder’in “Aşkın Ömrü Üç Yıl” kitabının başlığı doğru.

“Benim hesabımda da öyle çıktı.”

Bir kadın dört erkek sordu ve aşkın şeref kanunu yazıldı

11) KADININ YAŞI AŞKIN ÖMRÜNÜ ETKİLER Mİ - KRİTİK SORU 1

“Bu da haklı bir soru. Kadın üzerinde yaptığım çalışmalar sonucunda şu ortaya çıktı. Kadının dönemleri var.

18 ile 22 yaş arası ‘explorer’ yani kâşif dönemi.

Ondan sonra 22 ile 29 arasında bir dönemi var, kaotik dönem. Bu dönem kadının verdiği kararlarda en çok yanlışlar yaptığı dönem.

29’da işler değişiyor, sebebi şu, vücudu benden bir tane daha yarat diye o kadar çok baskılıyor ki ana yönlendirici o duygu oluyor.”
 

12) BİR KARADENİZLİYE GÖRE KADININ EN TEHLİKELİ YAŞI

“Ben Karadenizliyim. Bir Karadenizli için kadının en tehlikeli yaşı gözyaşıdır. Ama şakayı bırakıp fiziki olarak soruyorsan, bence 39 diye bir yaş var. Bu, kadının en tehlikeli yaşı. Kadın şöyle bir muhasebe yapıyor: 39 yaş, bazı hayallerin peşinden koşmak için çok geç, fakat yine aynı hayallerden vazgeçmek için çok erken. Bu da kadında bir telaş yaratıyor. Bu telaş nedeniyle 39 yaşından sonra aşkın ömrü kısalır.”
 

13) BİR KADININ VÜCUDUNDA ERKEK KAÇ GÜNDE BİTER - KRİTİK SORU 2

“Onu da hesapladım. Kadın ilişkinin bittiğini 8 gün sonra algılar ve ortalama 28 gün sonra kadın artık senden kurtulmuştur vücudundaki her şey gitmiştir. Bir âdet dönemi sonra sen artık kayıtlarda yoksun. Geriye kalan zaman giden erkeğin bıraktığı kirli çamaşırların toplanma süresidir. Erkek ise ortalama 21 gün sonra uyanıyor işe. Yani erkeğin kadının gittiğini algılayıp kabul etmesi epey zaman alıyor.”
Ertugrul Özkök Hurriyet


YORUMLAR

  • 0 Yorum