‘Birlikte aşarız’ mesajı

Hukuki olmayan sebeplerle belediye başkanlarının görevden alınmasına tepki gösteren İmamoğlu, “Kendi iradesini milletin iradesinden üstün görme gafletine düşenler, bunun bedelini sandıkta en ağır şekilde öderler” dedi.

‘Birlikte aşarız’ mesajı

Hukuki olmayan sebeplerle belediye başkanlarının görevden alınmasına tepki gösteren İmamoğlu, “Kendi iradesini milletin iradesinden üstün görme gafletine düşenler, bunun bedelini sandıkta en ağır şekilde öderler” dedi.

‘Birlikte aşarız’ mesajı
01 Eylül 2019 - 08:46

Ahmet A ğabey tecrübe abidesi” diyen İ mamoğlu, zorlukların aşılabileceğini söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İçişleriBakanı Süleyman Soylu’nun kararıyla görevden alınan ve yerlerine kayyım atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi (DBB) Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı ve Mardin Büyükşehir Belediyesi (MBB) Eşbaşkanı Ahmet Türk ile bir araya geldi. İmamoğlu, “Kendi iradesini milletin iradesinden üstün görme gafletine düşenler, bunun bedelini sandıkta en ağır şekilde öderler” dedi. Diyarbakır temaslarına CHP İl Başkanlığı ziyaretiyle başlayan İmamoğlu’nu havalimanında CHP İl Başkanı Mehmet Sayın ve partililer tarafından karşılandı. İmamoğlu’na, eşi Dilek İmamoğlu da eşlik etti. CHP Diyarbakır İl Başkanlığı’nda basın toplantısı düzenleyen İmamoğlu, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve milli irade gibi kavramların içini boşaltmanın “en büyük kötülüklerden biri” olduğunu belirterek, “Seçilmiş belediye başkanlarının hukukta karşılığı bulunmayan, kamu vicdanını ikna etmekten uzak sebeplerle görevden alınıp yerlerine kayyım atanması tam bir gaflet ve dalalettir” dedi.

‘Ayrımcılık görüntüsü’
Seçme ve seçilme hakkını özgürce kullanmanın önüne engeller çıkarmanın “demokrasi dışı arayışlar içindeki kesimleri” güçlendirmekten başka işe yaramayacağını anlatan İmamoğlu, “Milli iradeye sahip çıkmak zorundayız. Sandıktan yetki almış bütün seçilmişler, kim olurlarsa olsunlar, eşit ölçüde hak ve yetkilere sahiptir, eşit ölçüde muteberdir. Ne yazık ki, Diyarbakır, Van ve Mardin büyükşehir belediye başkanlarına ve onların seçmenlerine yönelik tavır bir ayrımcılık görüntüsü ortaya koymaktadır. Siyasi partiler ve onların seçilmiş yöneticileri, milletvekilleri, belediye başkanları ya hukukun içindedirler ya da dışında. Buna dair nihai kararı verecek olan da yargıdır. Toplum vicdanı onay vermediği halde yapılan görevden almalar, seçimi yenilemeler gibi işlere karşı milletin ne cevap verdiğini unutmuş olanlara, 31 Mart ve 23 Haziran 2019 günlerini bir kez daha hatırlatmak isterim” diye konuştu. 31 Mart’ta ortaya konulmuş millet iradesini yok saymak için “söylenmiş yalanların, atılmış iftiraların sahiplerinin, bugün o sözlerinin utancı içinde olduklarını” söyleyen İmamoğlu şöyle devam etti: “Kendileri utanmıyorsa, eşleri dostları, partilileri, seçmenleri onlar adına utanıyor. İstanbul seçimlerini iptal ettirmek için yalan ve iftiradan medet uman bir avuç azınlığın, asıl niyetlerinin, alabildiğine istismar ettikleri bir israf düzenini sürdürmek olduğu açıkça görüldü. Ne yazık ki kayyıma devretme uygulamalarının altında da israf düzenini sürdürme niyeti olduğuna dair pek çok emareler ortaya çıkmaktadır. Kime yapılırsa yapılsın, haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe açıkça ve hep birlikte hayır demek mecburiyetindeyiz. Bu, Cumhuriyete ve demokrasiye sahip çıkma mücadelesidir. Bu ülkenin eşit ve onurlu insanları olarak, barışı, adaleti ve özgürlüğü aramaktan asla vazgeçmeyeceğiz.”

‘Demokrasi bütünlüklü olmalı’ 
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan İmamoğlu, ortak mücadeleden kastının ne olduğunun sorulması üzerine “Hukuk çerçevesinde her türlü mücadeleyi herkesin vermesi gerekiyor. Bu vatandaşlık sorumluluğudur. Yanlışa karşı mücadele veriliyor. Özgürlük, barış, demokasi, Cumhuriyet hepimiz için bir nefes gibi. Nefes daralmasını İstanbul’da yaşadık. Sadece demokrasiyi bir şehirde var etmek ülkedevar etmek anlamına gelmiyor. Bütünlüklü şekilde var olacaksa, Mardin’de, Van’da, İzmir’de var olmalı. Hukuka uygun tavrımızla tepkimizi dile getirmeye devam edeceğiz. Umuyorum ki en hızlı şekilde yanlıştan dönülür” diye konuştu. İstanbul ve Ankara’ya kayyım atanacağına dair endişenin sorulması üzerine de İmamoğlu, “Duyacağım tek endişe demokarasi adına olur. Şahsım adına endişe duyan biri değilim” dedi. Daha sonra İmamoğlu, görevden alınan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ile merkez Kayapınar İlçe Belediyesi’nde bir araya geldi. İmamoğlu, kapıda Mızraklı tarafından karşılandı. Burada konuşan İmamoğlu, “Zorluklar var. Ülkemiz hep birlikte zorlukları aşacaktır. Her zorluk bize başka bir fırsat doğurabilir. Bunu yaşadık. 31 Mart ve 23 Haziran sürecinde bizlere, demokrasiye yaşatılanlar, bir nevi darbe, Türkiye’ye başka bir fırsat kapısı açtığını hep birlikte gördük. Birleşme, barışma, hissetme gördük. Ahmet abi bir tecrübe abidesi. Pek çok zorluğu yaşamış biri. Her zorluğun önümüze bir fırsatın doğurabileceğini gördük. Bu bir siyasi kaynaşma değil. Bizim bunu hak, hukuk ve adalet buluşmasına dönüştürmemiz gerekiyor. Biz demokrasiye, hukukun üstünlüğüne inanıyoruz. Bu kavramları pekşitirmek adına mücadeleyi bir arada vermeliyiz” dedi.

‘O zafer 21. yüzyılda yeni zafere işaret ediyor’
İstanbul’da 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarında söylediği “1922’de ulusal kurtuluş mücadelesi verdiğimiz sürecin sonrasında, 21. yüzyılda o zafer bize başka bir zaferi işaret ediyor” sözünü yineleyen İmamoğlu şöyle devam etti: “Barışı, hukukun üstünlüğünü sağlamak. Akıldan, bilimden yana insanlar yetiştirmek. Birilerinin aldatıldık, dediği günleri yaşadık. Kim aldattı bizi? Bir devlet aldatılabilir mi? Hukukun üstünlüğünü, birilerinin eline değil de, devletin varlığının çemberinde güçlendirirseniz, orada aldatma olmaz. O bakımdan bu süreci fırsata döndürmeliyiz. 82 milyon inanının yaşadığı bu coğrafyada demokrasiyi var etmeliyiz. Burada olmamızın tek sebebi size güç olmak. Yarın sizin belediyenize diyorlar. Kendi adıma kaygı zerre kadar duymam. Kaygımız ülkenin demokrasisine verilen zarar. Umut ederim bu hukuksuzluğa son verirler. Bir an önce bu yanlıştan dönsünler. Size yapılan haksızlık ülkenin demokrasisine yapılmıştır” dedi. 
İmamoğlu, ardından Mızraklı, Türk ve bir grup HDP ve CHP milletvekilinin de bulunduğu toplulukla, Dağkapı’da bir ciğerciye giderek, meşhur Diyarbakır ciğer kebabı yedi.
Mahmut Oral
CUMHURİYET


Bu haber 335 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum