Emekli Subaylar yeni askerlik tasarısını değerlendirdi

Türkiye Emekli Subaylar Derneği Genel Merkezi Yeni Askerlik Yasası Teklifi ile ilgili yapılan inceleme sonuçlarını paylaştı.Asker açığı giderilemez

Emekli Subaylar yeni askerlik tasarısını değerlendirdi

Türkiye Emekli Subaylar Derneği Genel Merkezi Yeni Askerlik Yasası Teklifi ile ilgili yapılan inceleme sonuçlarını paylaştı.Asker açığı giderilemez

Emekli Subaylar yeni askerlik tasarısını değerlendirdi
14 Haziran 2019 - 08:48

Türkiye'de yeni askerlik sistemini kapsayan Askeralma Kanunu Teklifi TBMM Genel Kuruluna sunuldu. AKP, meclisteki tüm partilerin uzlaşısıyla yol almak istediğini dile getirirken, ana muhalefet partisi CHP, HDP ve İYİ Parti'den kanunla ilgili çekinceler ve eleştiriler geldi.

Peki, yeni askerlik kanunu tasarısı neleri içeriyor ve kanunla işin uzmanları ne diyor?

Türkiye Emekli Subaylar Derneği Genel Merkezi Yeni Askerlik Yasası Teklifi ile ilgili yapılan inceleme sonuçlarını paylaştı.

FAYDALARI NE

Açıklamada tasarının “faydalarına” ilişkin şu değerlendirmeler yapıldı:

“1111 sayılı kanunda bulunmayıp da çeşitli yan mevzuat (yönerge, uygulama emri, devamlı talimat vs.) ile yürütülen daha çok cari işlemlere yönelik uygulamalar basit ve sade olarak yeni kanun metnine dahil edilerek yürütülen işlemlerde standartlık ve yeknesaklık sağlanmış,

 

Öğrenime bağlı erteleme sürelerinde mantıksal ve günün gereklerine uygun düzenleme yapılarak (liseler 22, yüksek okul ve üniversiteler 28, yüksek lisans 32, doktora 35 yaş) yükümlü kaynağı, olabildiğince kontrol altına alınmış ve bu süreler dahilinde mezun olamayanların okullarındaki kayıtlarının dondurularak askerlik hizmetini yapmaya teşvik edilmiş, 

Askerlik yükümlülüklerini yerine getirmedikleri için yoklama kaçağı veya bakaya olarak arananlar ile ferdi seferberlik tatbikatı bakayası olanların bu durumları sona erinceye kadar, kamu ve özel sektörde çalışmalarının önüne geçilmesi amacıyla kamu ve özel sektörde işe alınanlar hakkında suç duyurusunda bulunulması sağlanmış,

Milli Eğitim Bakanlığı’nda öğretmen olanlar ile Sağlık Bakanlığı’nda doktor olarak çalışanların askerlik hizmetlerini temel eğitimlerini müteakip kendi bakanlıklarının bağlı birimlerinde yerine getirme imkanı sağlanarak, hekim ve öğretmen ihtiyacının karşılanması yönünde ilgili kurumlara katkıda bulunulmuş,

Askerlik hizmetini bedelli askerlik dışında yerine getirenlere bazı maddi, sosyal ve sağlık harcamaları açısından ilave haklar sağlanmak suretiyle (muhtaç asker ailelerine asgari ücretin %50'inden az olmamak üzere aylık yardım, konut edinmede öncelik, muvazzaf personel temininde öncelik, silah altında iken yaralananlara terhisleri sonrası 36 aya kadar sağlık yardımı, tarım / turizm / mevsimlere bağlı iş kollarında çalışanların celp dönemlerinin taleplerine göre belirlenmesi gibi) askerlik yükümlülüğünü yerine getirme arzusu teşvik edilmiştir.”

GETİRECEĞİ SORUNLAR NE

Türkiye Emekli Subaylar Derneği, tasarının getireceği sorunları ise şöyle özetledi:

 “Genel gerekçenin birinci paragrafında; harp sanatını öğrenmek ve yapmak mükellefiyeti ‘’temelde gönüllülük esasına dayalı’’ olarak ifade edilmiştir. Türk Devletlerindeki Milli Ordularda askerlik hizmetini yapma mükellefiyeti vardır. Kanunda belirtilen yurttaşların askerlik görevi (kanunun belirttiği haller dışındakiler hariç) zorunludur.

Devletler bulunduğu coğrafyaya ve o coğrafyanın jeostratejik konumu ile bunun yarattığı jeopolitik koşulların dayattığı Milli hedef ve Milli menfaatlerine göre ulusal güvenliğini sağlayacak fiziki gücünü yani ordularını teşkil ederler. Gerekçede coğrafi şartlar değişir denmiş, oysa coğrafi şartlar değişmez; sosyal, ekonomik durumlar, iç ve dış tehdit değerlendirmeleri değişebilir. Kurulduğu günden bugüne; Türk vatanı ve milletine yönelik dış tehditler gelişerek devam ettiği gibi hiçbir zaman azalmamış, tersine hem nitelik ve boyutları değişmiş, hem de miktarları artmıştır. İç tehditlerde mevcudiyetlerini sürdürmektedir. Bizzat yöneticiler seçim öncesi ifadelerinde bu hususu BEKA sorunu var diyerek ifade etmişlerdir. Dolayısıyla tehdide oranla korunması gereken ve milli gücün en önemli unsuru olan nitelik ve nicelik yönünden güçlü orduya ve askeri güce olan ihtiyaç her zamankinden daha fazla olarak devam etmektedir. 

Askerlik yükümlülüğünün süresi; siyasi iktidarların isteğine göre zaman zaman düzenlenmiş ve ne yazık ki Mehmetçiğin görev niteliği çeşitlendirilmiştir. Mehmetçiklerin görev sürelerinin her kısaltılışında, birliklerin kadroya göre personel karşılama oranları azalmış, doğal olarak görevlerini yerine getirme başarıları da aynı oranda olumsuz etkilenmiştir. Bu maksatla yükümlü askerlik süresinin erbaş ve er statüsündekiler için de asgari 12 ay süreyle tespit edilmesi daha uygun olacaktır. 

Genel gerekçenin Dördüncü paragrafında; ‘Ordunun subay ihtiyacını karşılamak için, yedek subay uygulaması getirilmiştir’ gerekçesi yeterince doğru değildir. Milli mücadele ile birlikte oluşturulan Milli ordunun subay ihtiyacı, Askeri Lise ve Harp Okullarında hakkaniyet ve liyakat esasına göre sınavla seçilen ve 8 yıllık mesleki eğitimin devamında, nitelikli, görev aldığı kuvvete ve sınıfa göre uzmanlık sahibi, subaylık niteliklerine sahip, askerlik ruhu ve bilgisi ile donatılmış subaylar ile karşılanmıştır.

Gerekçede belirtilen Yedek Subay uygulaması yıllardır uygulanmaktadır. Yedek Subaylığın, subaylığın gerektirdiği görevleri yerine getirmede ortaya çıkan pek çok sıkıntısı (Doktor gibi kendi mesleklerine göre görevlendirilenler hariç) hem bu görevi yapan yükümlüler, hem de birlikler tarafından yaşanmış ve yaşanmaktadır.

Bu paragrafta, gerekçe olarak yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına dövizle askerlik hizmeti getirildiği de belirtilmiştir. Bu uygulama zaten vardır. Yeni bir uygulamaymış gibi belirtilmesi inandırıcı bir gerekçe olarak görülemez. 

Genel gerekçenin Beşinci paragrafında sayılan ve Türk Milletinin ‘Mehmetçik’ kavramını zedeleyen yükümlülük çeşitleri zaman içinde siyasilerin çıkardığı yasalarla düzenlenmiştir. Bu paragrafta sayılan yükümlülük çeşitlerine, son dönemlerde çıkarılan yasalarla sözleşmeli er, sözleşmeli çavuş ve onbaşı, sözleşmeli subay gibi kavramlar da sokularak tam bir karmaşa oluşturulmuştur. 

Eleştirilen ve gerekçe olarak sıralanan bu uygulamalara, teklif edilen yasa ile son verilmemiş, aksine yedek subaylık, bedelli ve dövizli askerlik, sözleşmeli erbaş ve erlik uygulaması devam ettiği gibi, yedek astsubaylık da eklenmiş, bunlara ilave olarak Cumhurbaşkanlığı makamına da söz edilen yükümlülükleri daha fazla çeşitlendirecek yetkiler verilmiştir.

Genel gerekçenin Altıncı paragrafında; ‘Dünyada ve Türkiye’de askeri teknolojinin…’ şeklinde başlayan ve belirtilen tespitler kaçınılmaz olarak doğrudur. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) de, 1990’lı yılların başından itibaren, bulunduğumuz çağın koşullarına uygun olarak teşkilatlanmış ve kadrolarını yenilemiştir. Hal böyle iken yasanın tamamen değiştirilmesini gerektirecek bir sebep yoktur.”

TARİHİ BİR HATA

Türkiye Emekli Subaylar Derneği Genel Merkezi’nin değerlendirmesinin sonuç bölümünde ise şu kritik notlar yer aldı:

“Bugün ‘Profesyonel Ordu’ projesinin devamı olan bu tasarının mevcut haliyle yasalaşmasının tarihi bir hata olabileceği değerlendirilmektedir.  

Osmanlı Devletini yıkan ve Sevr Antlaşması ile Türk Milletini ana yurdu olan Anadolu’da yok etmek isteyen Emperyalist devletlerin hain emellerini yok eden Türk Ordusuna yapılan saldırılar Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren başlamıştır. Bu saldırılar;

 - Türk ordusunun içine, irticai faaliyet gösterenlerin ve yasa dışı örgüt üyelerinin sokulma gayretleri ile başlamış ve çok uzun süre sürdürülmüş,

 - Muavenet zırhlısının vurulması ve Irak’ın kuzeyinde, Süleymaniye’de başına çuval geçirilmekle devam etmiş,

 - Aşağılık uydurma Ergenekon, Balyoz, Askeri casusluk, Amirallere Suikast ve benzeri asılsız davalar açılarak büyütülmüş,

 - 15 Temmuz 2016 da aşağılık darbe girişimi ile en üst seviyeye çıkarılmıştır.

İşte o açıklamanın tam metni: 

YORUMLAR

  • 0 Yorum