Gittiğini görüyor, giderken adamlarını koruyor

"Bürokratlara özel kadro getiriliyor. Görevden uzaklaşıyorlar ama, özel kadrolara atanmaları öngörülüyor. Eğer o kişiler emekli olmak isterlerse, emeklilik ikramiyesini yüzde elli fazla alma fırsatı getiriliyor."

Gittiğini görüyor, giderken adamlarını koruyor
14 Temmuz 2022 - 10:30

Şu listeye iyi bakmak gerek.

Bu liste 10 Temmuz 2018 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanıyor, Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan "3 sayılı kararnamede" yer alan liste.


Ads by Kiosked

Dünyada örneği bulunmayan, adına 'Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi' denilen, bütün yetkilerin tek elde toplandığı, hiçbir denetim mekanizmasının yer almadığı, fiilen 'otoriter sisteme" geçilmesinden on beş gün sonra yayımlanan 3 sayılı kararnamenin ekinde "1 sayılı cetvel" var. O cetvelde ya da listede yer alanlar şöyle sıralanıyor:

"Diyanet İşleri Başkanı ve Yardımcıları, Milli İstihbarat Dairesi Başkanı ve Yardımcıları, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri ve Yardımcıları, Devlet Denetleme Kurulu Başkan ve Üyeleri, Savunma Sanayi Başkanı ve Yardımcıları, Bakan Yardımcıları, Cumhurbaşkanlığı Ofis Başkanları, Cumhurbaşkanlığına Bağlı Kurum ve Kurul Başkanları ve Yardımcıları, TRT Genel Müdürü, TRT Yönetim Kurulu Başkan ve Üyeleri, Merkez Bankası Başkanı ve Yardımcıları, Özelleştirme İdaresi Başkanı ve Yardımcıları, Sayıştay Başsavcısı, Valiler, Büyükelçiler, Daimi Temsilciler, TMSF Başkan ve Üyeleri, YÖK Üyeleri, Rektörler, AFAD Başkanı ve Başkan Yardımcıları, Gelir İdaresi Başkanı ve Yardımcıları, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı ve Yardımcıları, TÜİK Başkanı, Bakanlıkların Teftiş Kurulu Başkanları, TOKİ Başkanı, TÜBİTAK Başkanı, Basın İlan Kurumu Genel Müdürü, Adli Tıp Kurumu Başkanı, Din İşleri Yüksek Kurulu Üyeleri, İklim Değişikliği Başkanı, Göç İdaresi Başkanı."

Bürokraside görev alan daha başka kişiler de aynı listede yer alıyor. 3 Sayılı Kararname kamu kurumlarında üst kademe yöneticilerinin atama usüllerini belirliyor.

Bu kararname o kadar önemli ki...

Bürokrasi boşalıyor

Kararnameyi önemli kılan asıl 4. maddesi, aynen şöyle:

"Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin ekli 1 sayılı cetvelinde yer alanların görev süresi...


Ads by Kiosked

Atandıkları tarihte görevde bulunan Cumhurbaşkanının görev süresini geçemez.

Cumhurbaşkanının görevi sona erdiğinde, bunların da görevi sona erer.

Ancak, bunlar yerlerine atama yapılıncaya kadar görevlerine devam eder."

Türkçesi çok net:

"Tayyip Erdoğan yeniden Cumhurbaşkanı seçilmez ise, yukarıda sayılan görevlilerin, valiler ve büyükelçiler dahil, yüksek bürokrasinin görevi de otomatik olarak sona eriyor."

Kısaca, AKP bürokrasisi kimsenin elini değmesine gerek bırakmadan, boşalıyor.

Seçimden sonra gelecek iktidarın işi kolaylaşıyor, kimseyi görevden almaya gerek yok, sadece yerlerine yeni atamalar yapmak yetiyor.

Onlara koruma

Tam dört yıl önce yayımlanan o kararnamenin bugün işi ne?..

Meclis'te 66 maddelik bir torba yasa var. O yasa Erdoğan'ın atadığı yüksek bürokrasiyi korumaya dönük bir madde içeriyor.

"Yukarıda sayılan bürokratlara özel kadro getiriliyor. Görevden uzaklaşıyorlar ama, özel kadrolara atanmaları öngörülüyor.

Eğer o kişiler emekli olmak isterlerse, emeklilik ikramiyesini yüzde elli fazla alma fırsatı getiriliyor."

Hem yeni kadrolar, hem fazladan yüzde elli emeklilik ikramiyesi!..

Neden bu düzenleme?

Klasik laf vardır ya...

Bayram değil, seyran değil, AKP kendi getirdiği bürokratları "neden şimdi" koruma ihtiyacı hissediyor?..

Hatırlayın...

Daha önce de, özelleştirdikleri bazı limanların, fabrikaların kullanım hakkını 2048, 2049'a kadar uzatıyorlar...

Şimdi de, aynı mantık.

"Çünkü, AKP artık iktidardan düşmekte olduğunu görüyor. Giderayak, kendi atadığı bürokratları korumak amacıyla böyle bir düzenleme yapıyor."

Yasadaki o maddenin özü bu.

Böyle bir düzenleme günü geldiğinde, Anayasa Mahkemesi'nden döner.

Daha temeldeki gerçek ise, AKP gidiyor, onunla birlikte kendi bürokrasisi de, otomatik olarak düşüyor.

Türkiye seçimden sonra çok daha rahat nefes alacak, yeni kadrolar çoktan hazır.

"AKP giderse, yeni gelen iktidar ne yapar" diye düşünen kararsızlara bu gerçek belki yardımcı olabilir!.. 
 

Yalçın Doğan

[email protected]

Yalçın Doğan kimdir?

Yalçın Doğan, 1965 yılında Alman Lisesi’ni, 1969’da İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi.

Gazeteciliğe 1973 yılında Cumhuriyet’te ekonomi muhabiri olarak başladı. 1981 yılında Cumhuriyet Ankara Temsilciliğine atandı.

1989’da köşe yazarı olarak geçtiği Milliyet’te önce Yayın Koordinatörü, 1999’da Genel Yayın Yönetmeni görevlerini üstlendi. 2003’te Hürriyet Gazetesi’nde sürdürdüğü köşe yazarlığı 2015 yılında sona erdi. O tarihten bu yana T24’te köşe yazarlığına devam ediyor.

Türk Dil Kurumu, Sedat Simavi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’in çeşitli ödülleri yanında, 2014’te yılın en iyi köşe yazarı, Halk TV’nin 'Kırılmayan Kalemler’ ödülünü kazanan gazeteciler arasında yer aldı.

Her biri özgün araştırma içeren IMF Kıskacında Türkiye, Dar Sokakta Siyaset, Fenerbahçe Cumhuriyeti, Savrulanlar kitapları ile anılarını derlediği Sussam Susulmaz Yazmasam Olmaz kitaplarını yazdı. Ayrıca, Komünist Enternasyonelde Faşizmin Tahlili başlığı ile yayımlanan Almanca’dan yaptığı bir çevirisi bulunmaktadır. Almanca ve İngilizce bilir.


YORUMLAR

  • 0 Yorum