‘İffet Hanım’la ‘Şeref Bey’in hikâyesi

Türkiye’nin kapanmayan yarası namus cinayetleri bir kitaba konu oldu. Mehtap Hamzaoğlu’nun bilimsel çalışması ‘Namus: Kadına Şiddetin İdeolojisi’nde meselenin tarihsel kökleri, bugünü, toplumsal ve sosyoekonomik yönleri yer alıyor.

‘İffet Hanım’la ‘Şeref Bey’in hikâyesi

Türkiye’nin kapanmayan yarası namus cinayetleri bir kitaba konu oldu. Mehtap Hamzaoğlu’nun bilimsel çalışması ‘Namus: Kadına Şiddetin İdeolojisi’nde meselenin tarihsel kökleri, bugünü, toplumsal ve sosyoekonomik yönleri yer alıyor.

‘İffet Hanım’la ‘Şeref Bey’in hikâyesi
04 Mart 2019 - 10:18

Elif (18) ve Selim (28), 2002’nin 21 Haziran’ında Pendik Çarşısı’nda ilk kez el ele yürür. Bekledikleri, Elif’in ailesinin Selim’i kabulüdür.

Kadının amcaoğlu, ertesi gün Selim’in işyerine gider, tehdit eder. Bu arada Selim’in ailesi, evlilik hazırlığı için memleketten gelmiştir bile. Elif’in ailesi kızlarının kaçırıldığını iddia eder, Selim savcılığın yolunu tutar. Yaşları tuttuğu için serbest bırakılırlar. İki sevgili, gün almak için nikâh dairesine giderken 15 kişi yollarını keser. Polis ayırır. Bitmez... Amcaoğlu Selim’e kurşun yağdırır, namluyu eliyle tutan Elif’e de...

Ne kadar tanıdık hikâye değil mi? Sadece isimler değişiyor. Evrim ile Selahattin oluyor, bazen Dilber, kimi zaman da Birgül...

Hepsinin altında yatan neden aynı: Sözüm ona iffetli olmayan kadınlar ve yine sözüm ona pek şerefli erkekler...

Mehtap Hamzaoğlu, bilimsel çalışması ‘Namus: Kadına Şiddetin İdeolojisi’nde insanlık tarihinin bu en eski ve en büyük sorununa ışık tutuyor.

Her şey ailede başlıyor

Yazar, ‘Hakkını dahi arayamadan bu dünyadan sessiz sedasız giden kadınlara’ ithaf ettiği kitabında aslında en çok erkeklere sesleniyor.

Ve sorulması gereken soruyu soruyor: Nedir namus, erkeklik nedir, babalık, ağabeylik, kocalık nedir?

Erkeğin kadın üzerinde kurduğu, bedenini denetlemeye varan tahakkümü tüm yönleriyle bilimsel bir çalışma olarak ortaya koyan Hamzaoğlu’na göre bu egemenlik kurma işi ailede başlıyor.

‘İffet Hanım’la ‘Şeref Bey’in hikâyesi
Namus: Kadına Şiddetin İdeolojisi
Mehtap Hamzaoğlu
Siyah Kitap
238 sayfa / 14 TL

Kadın katilleri “Namusumu temizledim” dediğinde “Adam şerefini kurtarmış” denilerek toplumun belli kesimlerinde örtülü bir takdir görüyor ve destekleniyor.

Cezaevinde ve ailede ‘itibar’, mahallede ‘şeref’ sahibi oluyor. Namus gerekçesiyle kadını öldürmeyi haklı gören ve teşvik eden bu zihniyet, ailede erkek çocuğun kafasına yerleştiriliyor.

Daha doğar doğmaz başlıyor erkek egemenliği ve işte buradan başlıyor bebekten katil yaratma süreci...

İslam’da namus cinayeti var mı?

Failler ve destekçilerinin kendilerini haklı çıkarmak için sığındıkları liman ise töre... İşte Mehtap Hamzaoğlu, bu törenin nasıl ortaya çıktığını da araştırıyor.

Kadına zimmetli iffeti, erkeğe zimmetli şerefi, toplumun cinsiyetini, erkek iktidarı, namus kavramının tarihsel sürecini inceliyor.

Anaerkil ve ataerkil düzende aile yapısını ve namus kavramını da anlatan Hamzaoğlu, meselenin sosyoekonomik yanına da bakıyor.

En dikkat çekici bölümlerden biri, ‘İslam’da Namus Cinayeti Var mı’ başlığını taşıyor.

Namus cinayetlerinde dini referanslar bahanelerin başında geliyor. Peki bu noktada İslam dini ne diyor? Hamzaoğlu’na kulak verelim: “‘Namusun kirlenmesi’ nedeniyle ölüm cezası verilmesi gibi bir hüküm İslam’ın kutsal kitabı olan Kuran-ı Kerim’de yoktur.”

‘Namus: Kadına Şiddetin İdeolojisi’, her gün yeni bir cinayete uyanan Türkiye’de hem kadınlar hem de erkekler tarafından altı çizilerek okunmalı. Anlamak, değişmek, dönüştürmek için...
İPEK ÖZBEY


Bu haber 614 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum