İran'dan İsrail'in kalbine füze! Başkent Tel Aviv ve liman kenti Hayfa vuruldu
İsrail ve İran arasındaki çatışmaların 8. gününde, karşılıklı saldırılar devam etti. İran'ın, Demir Kubbe'yi aşan füzeleri İsrail'in başkenti Tel Aviv'i ve liman kenti Hayfa'yı vurdu. Hayfa'da yaralıların olduğu bildirildi. İsrail ordusu ise, İran'ın Tebriz kentine saldırı düzenledi.
ABD Hazine Bakanlığı, İran'ın nükleer üretiminde rol oynayan kişi ve kurumların güncellenen yaptırım listesine eklendiğini açıkladı.
İsrail Tebriz'i vurdu
İsrail medyası, İran'ın Tebriz kentine saldırı düzenlendiğini açıkladı. CNN Turk'ün aktardığı bilgiye göre, Tebriz saldırısı İran'ın füzeler ile vurmasının ardından gerçekleşti.
İran: ABD'liler ile görüşmemiz gerekiyordu
İsviçre'nin Cenevre kentinde Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nde konuşan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "İsrail'in İran'ın nükleer tesislerine saldırması büyük bir savaş suçudur" ifadesini kullandı.
Arakçi, "Tüm gücümüzle toprak bütünlüğümüzü ve egemenliğimizi savunmaya kararlıyız" dedi ve İsrail'in saldırısını "diplomasiye ihanet" olarak nitelendirdi.
Arakçi, "Nükleer programımıza ilişkin çok umut verici bir anlaşma yapmak üzere 15 Haziran'da Amerikalılarla görüşmemiz gerekiyordu" açıklamasını yaptı.
İran yeniden İsrail'e saldırı başlattı: Hayfa'da 17 yaralı
İran'ın İsrail'e doğru 20 adet füze fırlattığı bildirildi. Füzelerin, İsrail'in kuzeyinde, merkezinde, güneyine düştüğü ifade edildi. Demir Kubbe'yi aşan bir füzeler, başkent Tel Aviv'i ve liman kenti Hayfa'yı vurdu. Saldırının ardından Hayfa'da, 3'ü ağır olmak üzere 17 kişinin yaralandığı aktarıldı. Tel Aviv'de ise, büyük patlamaların duyulmasının ardından dumanların yükseldiği görüldü. İran Füze Komutanlığı yaptığı son açıklamada "Hayfa Limanı'ndaki stratejik noktayı vurduk" ifadesi kullanıldı.
"SIĞINAKLARDA KALIN"
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, füzeleri engellemek için hava savunma sistemlerinin devreye girdiği belirtildi. Açıklamada ayrıca, İsraillilerden ikinci bir duyuruya kadar sığınaklarda kalmaları istendi.
BAKANLIKLAR BÖLGESİ VURULDU
Füzeler, Hayfa'daki "Sail Tower Haifa" isimli gökdelenin yakınına düşerken İçişleri Bakanlığı'nın bulunduğu bakanlıklar bölgesinin hedef alındığı belirtildi.
İsrail böyle vuruldu
İran, bugün sabah saatlerinde İsrail'in Beerşaba kentine füze saldırısı düzenledi. İran'ın düzenlediği saldırı, kameralara böyle yansıdı.
14:58
İran'dan BMGK'ya çağrı: 487 sayılı kararı uygulayın
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İsrail’in Arak ağır su nükleer reaktörüne düzenlediği saldırıya ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Arakçi, "Arak Ağır Su Nükleer Reaktörü, kapsamlı Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetimleri altında ve Ortak Kapsamlı Eylem Planı (JCPOA) çerçevesinde belirlenen teknik şartlara uygun olarak inşa edilen bir tesis. Ancak dün öğle saatlerinde İsrail rejimi tarafından bombalandı" ifadelerini kullandı.
Saldırının uluslararası hukuk açısından ciddi bir ihlal olduğunu vurgulayan Arakçi, "Bugün Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) toplanırken, Konsey’in 1981 yılında Irak’ın nükleer tesisine yapılan saldırıya karşı oy birliğiyle aldığı 487 sayılı kararı uygulaması ve bu karara bağlı kalması hayati önem taşımaktadır" ifadelerine yer verdi. Arakçi, 487 sayılı kararda, UAEA denetimindeki nükleer tesislere yönelik her türlü askeri saldırının yalnızca bu denetim sistemine değil, aynı zamanda Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’na (NPT) yapılmış bir saldırı anlamına geldiğinin vurgulandığını belirtti.
Arakçi, "Bu karar, geçmişi olduğu kadar geleceği de kapsamakta ve bu tür saldırılarla ilgili açık ve bağlayıcı bir hukuki çerçeve ortaya koymaktadır" dedi. Konsey’in sessiz kalması durumunda, uluslararası kamuoyuna bu hukuki ilkelerin neden sadece bazı durumlarda uygulandığını açıklamak zorunda kalacağını belirten Arakçi, dünya genelinde nükleer silahların yayılmasını önlemeye yönelik uluslararası düzenin çökmesi halinde sorumluluğun İsrail'le birlikte kendilerinde olacağını ifade etti.
İran'ın saldırılar hızı kazandı: İsrailliler GKRY'ye akın etti
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan çatışmalardan kaçan İsrail vatandaşlarına konaklama imkanı sağlayabilmek için 7 okulun barınma merkezine dönüştürüleceği bildirildi.
GKRY'de yayın yapan yüksek tirajlı Philenews'in internet sitesinde yer alan haberinde, İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan çatışmalardan dolayı İsraillilerin GKRY'ye akınlarının devam ettiği belirtildi.
Gazete haberinde, İsraillileri getiren 120 yatın Larnaka Limanı'nda demirlediğine işaret edilerek, başka ülkelerden de hava yolu ile GKRY'ye gelen İsrailliler bulunduğu aktarıldı.
İsraillilerin oluşturduğu yoğunluktan dolayı Güney Kıbrıs'ta otel ve sinagogların dolduğu belirtilen haberde, bu nedenden dolayı GKRY hükümetinin, 5'i ilkokul, 2'si lise olmak üzere 7 okulu barınma merkezine dönüştürdüğü bilgisine yer verildi.
GKRY'deki İsraillilerin güvenliği için polisin geniş güvenlik önlemleri aldığına vurgu yapıldı.
Gazete, daha önce de yaptığı haberlerde, İsrail-İran çatışmalarından dolayı GKRY'ye gelen İsraillilerin barınma sorunları olduğunu savunmuştu. Rum basını da GKRY'ye gelen İsraillilerin çatışmaların 8. gününde 5 bin dolayına ulaştığını bildirdi.
İsrail'de kamera alarmı!
İran, güvenlik nedeniyle ülkede sık sık internet servisinde bant daraltması uygularken İsrail'den internet erişimine ilişkin uyarı yapıldı.
Eski İsrail Ulusal Siber Müdürlüğü Başkan Yardımcısı Refael Franco, İran'ın düzenlediği saldırıların ardından son dönemde güvenlik kameralarına yönelik siber saldırıların arttığını söyledi.
Franco, İran'ın Tel Aviv gibi büyük kentlerdeki güvenlik kameralarını izlediğini ve istihbarat topladığını iddia etti. Bloomberg'in aktardığı iddiaya göre, İran'ın balistik füze saldırılarındaki hedef tespiti, güvenlik kameralarından elde edilen istihbarat ile gerçekleşti.
Franco, İsraillilere "Evinizdeki güvenlik kameralarını kapatın veya şifrenizi değiştirin" uyarısında bulundu ve "Son iki ya da üç gündür İranlıların ne olduğunu anlamak ve füzelerinin hassasiyetini arttırmak için nereleri vurduğunu anlamak amacıyla kameralara bağlanmaya çalıştıklarını biliyoruz" ifadesini kullandı.

Bugün, merkez binası İran tarafından vurulan İsrail Siber Güvenlik Müdürlüğü, internet bağlantılı kameraların, İran'ın füze saldırılarını planlamak için daha fazla hedef alındığını doğruladı.
İsrail: Şu anda Tahran'a saldırıyoruz
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), İran'a yönelik saldırı düzenlediklerini açıkladı. "Şu anda İran'ın batı ve orta İran'daki askeri altyapıya saldırıyoruz" denildi. IDF ayrıca, hafta başında İran İç Güvenlik Karargahı'nı vurduklarını belirterek saldırı düzenlendikleri haritayı paylaştı.
Tahran'da halk öfkeli: Kahrolsun Amerika
İran'ın başkenti Tahran'da, cuma namazı sonrası gösteri yürüyüşü düzenlendi. Devrim Meydanı'na doğru yürüyüşe geçen halk, sık sık "Kahrolsun İsrail, Kahrolsun Amerika" sloganları attı. İran'ın "Gazze olmayacağını" dile getiren halk, Hamaney'in yanında olduklarını belirtti.

Protestoya katılan insan sayısı her geçen dakika daha da artarken bazı göstericiler İsrail bayrağı yaktı.
13:37
İsrail, İran'da hastaneleri vurdu
İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kermanpur, İsrail’in gece yarısı Tahran'daki bir hastaneye roket saldırısı düzenlendiğini belirtti.Vurulan hastaneye ilişkin ayrıntılara yer verilmedi.
Devlet televizyonuna konuşan İran Kızılay Başkanı Pir Hüseyin Kolivend, 5 hastanenin İsrail saldırılarından zarar gördüğünü kaydetti. Patlamalardan yükselen duman nedeniyle hastaların solunum sıkıntısı yaşadığını belirten Kolivand, “İsrail rejiminin uluslararası ilkelere aykırı saldırılarını belgeleyerek uluslararası kurumlara ilettik” dedi.
Katz'tan Tahran'a 'toplu tahliye' çağrısı
İsrail Savunma Bakanı Katz, "İran’ın başkenti Tahran'dan nüfusun toplu olarak tahliye edilmesi gerektiğini" savundu. Katz, Tahran yönetimini “istikrarsızlaştırmak” amacıyla orduya “Tahran’daki rejim hedeflerine yönelik saldırıları yoğunlaştırma” talimatı verdiğini söyledi.
Katz açıklamasında, "İsrail'in iç cephesine yönelik füze saldırılarına yanıt olarak caydırıcılığı artırmak için Tahran'dan halkın toplu tahliyesini gerçekleştirmesi gerektiğini, operasyonun tüm hedeflerine tam olarak ulaşılana kadar İran'ın nükleer programını engellemek için tesisleri ve bilim insanlarını hedef almaya devam etmesi gerektiğini" belirtti.
Katz ayrıca, "Devrim Muhafızları Ordusu'na saldırmalıyız" dedi.
İsrail’in 13 Haziran’da İran’ın başkenti Tahran’a düzenlediği hava saldırısında evini hedef alarak ağır yaraladığı İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in danışmanı Ali Şemhani, sağlık durumunun iyi olduğunu duyurdu. Şemhani, yayımladığı mesajında sağlık durumunun stabil olduğunu belirterek, İran halkına ve dini lider Hamaney’e seslendi.
Halktan gelen desteğe teşekkür eden Şemhani, "Hayattayım ve bu millet uğruna feda olmaya hazırım. Bugün bedenimdeki yaralar nefes almamı zorlaştırsa da elimdeki kalem güçsüzlükten titrese de bu kutsal toprağın şehitlerinin kanına yemin ederim ki damarlarımda hala azim ve kararlılık akıyor. Sessiz kalmayı şehitlere ihanet sayarım" ifadelerini kullandı.
"İRAN’LA SAVAŞ, ATEŞLE OYNAMAKTIR"
Bu topraklar uğruna bir değil, yüz kez canını vermeye hazır olduğunu vurgulayan Şemhani, "Eğer kader bana yaşamayı yazdıysa milletim için yaşamaya ve düşmana karşı direnmeye devam edeceğim" dedi.
Şemhani ayrıca Hamaney’e hitaben, "Evlatlarınız hala meydanda. Sadece silahla değil, iman ve umutla da mücadele ediyoruz. İran’la savaş, ateşle oynamaktır ve bu ateşten geriye sadece kül kalır" ifadelerini kullandı.
İran'a saldırıların başlamasından bu yana İsrail'de 8 binden fazla kişi tahliye edildi
İran'a saldırıların başladığı 13 Haziran'dan bu yana İsrail'de 8 binden fazla kişinin Tahran'ın misillemelerinde evlerinin hasar görmesi nedeniyle tahliye edildiği bildirildi.
İsrail'de 30 bin kişi ise İran misilleme saldırılarında evlerinin, araçlarının, eşyalarının veya ekipmanlarının zarar gördüğü gerekçesiyle Emlak Vergisi Tanzim Formu'na başvuruda bulunduğu kaydedildi.
İran'ın attığı füzelerin İsrail için maliyeti ne?
İsrail'in, İran'ın askeri ve nükleer hedeflerine yönelik Yükselen Aslan Operasyonu bir haftayı doldururken, ABD basınının en önemli gazetelerinden The Wall Street Journal, savaşın İsrail için maliyetini gündeme taşıdı. Gazeteye konuşan İsrailli uzmanlar, Tel Aviv yönetiminin savaşın faturasının altından uzun süre kalkmasının mümkün olmadığını kesin bir dille ifade etti.
İran: İsrail'in saldırıları durmadıkça, müzakere söz konusu olamaz
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İsrail saldırıları durmadıkça, müzakerelerin söz konusu olmayacağını yineledi.
Arakçi, "Biz, ABD'yi İran’a yönelik saldırıda İsrail'in işbirlikçisi ve ortağı olarak görüyoruz. Siyonist rejimin saldırıları devam ederken, ABD müzakere talebinde bulunuyor ve birkaç kez mesaj gönderdiler. Saldırı durmadıkça, müzakere söz konusu olamaz." dedi.
ABD ile hiçbir temas ve görüşmenin olmadığını dile getiren İranlı Bakan, Washington yönetiminin müzakere talebinde bulunduğunu ancak İran'ın bunu kabul etmediğini söyledi.
Cenevre'de bugün düzenlenecek toplantıya değinen Arakçi, "3 Avrupa ülkesi ve Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi, benimle bir görüşme talebinde bulundu. Cenevre müzakerelerimizin konusu nükleer programdır. Avrupa ülkeleriyle diyalog konusunda hiçbir engelimiz olmadı." ifadelerini kullandı.
Füze konusuyla ilgili kimseyle hiçbir görüşme yapmadıklarının altını çizen Arakçi, "Savaşın sona erdirilmesi talebi şimdi başlamış olup, bundan sonra daha da artacaktır." diye konuştu.
Netanyahu konuşurken bina çöktü
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'ın düzenlediği saldırıda tahrip olan Soroka Hastanesi'ni ziyaret etti. Beerşaba'daki ziyareti sırasında konuşan Başbakan Netanyahu, İran'a başlattıkları geniş çaplı saldırılar hakkında açıklamalarda bulundu.
İran lideri Ali Hamaney’e yönelik suikast düzenleyebileceklerini ima eden Netanyahu, her seçeneğin masada olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Kimsenin dokunulmazlığı olmadığı talimatını verdim. Manşetlerle uğraşmamayı ve eylemlerin konuşmasını tercih ediyorum.”
KONUŞMASI SIRASINDA ÇÖKME YAŞANDI
Netanyahu'nun konuşması sırasında dikkat çekici bir an yaşandı. Yorgunluğu net bir şekilde fark edilen Netanyahu konuşurken İran füzeleriyle vurularak ağır hasar alan bir bina çöktü.
Acil durum ekiplerini telaşlandıran çökme sonrası havaya bir toz bulutu yayıldı. Netanyahu'nun "Enkaz sözlerimi bitirmemi beklemedi bile" diye mırıldandığı bildirildi.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, hastanenin kasıtlı olarak hedef alındığını iddia ederek bunun "savaş suçu" olduğunu öne sürdü.
İran, hedeflerinin hastanenin hemen yanındaki askeri tesis olduğunu bildirmişti.
SÖZLERİ TEPKİ ÇEKTİ
Netanyahu, basına yaptığı konuşmada "oğlumun düğünü 2 kez ertelendi" ifadesini kullandı. İsrail için fedakarlık yaptığına değinen Netanyahu, "Oğlum Avner, füze tehdidi nedeniyle ikinci kez düğününü iptal etti. Bu, nişanlısı için de kişisel bir kayıp" dedi.
Anat Angrest isimli bir İsrail vatandaşı, oğlu Matan'ın Gazze'deki rehineler arasında olduğunu belirterek Netanyahu'nun sözlerine tepki gösterdi.
Demokratlar Partisi milletvekili Gilad Kariv, Netanyahu'yu “sınır tanımayan bir narsist” olarak nitelendirdi. Kariv, “Düğünü ertelemek zorunda kalmayan, ancak bir zamanlar gerçekleşmesi planlanan düğünlerini artık asla yapamayacak çok sayıda aile tanıyorum" dedi.
Hamaney: Siyonist düşman cezalandırıldı
İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, İsrail'e yönelik düzenlenen saldırının ardından açıklamada bulundu. Hamaney, "Siyonist düşman cezalandırıldı. Cezalandırılmaya devam edilecek" dedi.
İsrail Savunma Bakanı Katz'dan, Hizbullah'a tehdit
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, İran’a yönelik saldırılara karşı durduğunu ve "bu süreçte tarafsız olmadıklarını" söyleyen Hizbullah'ı Tel Aviv ile İran arasındaki çatışmalara katılmamaları konusunda tehdit etti.
Eski Hizbullah liderleri Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'e yönelik suikastları hatırlatan Katz, "Hizbullah Genel Sekreteri seleflerinden ders çıkarmamış." ifadesini kullandı.
Katz, Kasım'ın "İran yönetiminin emirleri doğrultusunda İsrail'i tehdit ettiğini" öne sürerek Hizbullah'ı "dikkatli olması konusunda uyardığını ve İsrail'in kendisini tehdit eden gruplara karşı sabrının tükendiğini" kaydetti.
Hizbullah'ı İran ile İsrail arasındaki çatışmalara katılmaması konusunda uyaran Katz, "saldırı düzenlemeleri halinde Hizbullah'ı yok edeceklerini" savundu.
İran'da 657 kişi hayatını kaybetti
İsrail'in 8 gündür İran'a yönelik düzenlediği saldırılarda 657 kişi hayatını kaybetti, 2.037 kişi yaralandı.
Trump'tan Obama'ya İran suçlaması
ABD Başkanı Trump, daha sonra İran'ın nükleer programını geliştirmesinin suçlusu olarak eski ABD Başkanı Barack Obama'yı gördü.

Trump'ın paylaşımında, Obama'nın para dolu bir odada diz çöktüğü fotoğrafı yer aldı. Fotoğrafın altında ise "İran'ın nükleer programından kim sorumlu biliyoruz" sözlerinin yazılı olduğu görüldü.
NY Post: Trump'ın İran'a saldırmakta çekincelerinden biri İran'ın yeni bir Libya olma olasılığı
New York Post gazetesi, ABD'nin İran'a saldırması konusunda Başkan Donald Trump'ın çekincelerinden birinin, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in "devrilmesi" halinde ülkenin "yeni bir Libya" olması endişesi olduğunu öne sürdü.
Yönetime yakın üç kişi, Trump'ın son günlerde petrol zengini Libya'nın "2011 yılında on yıl süren anarşiye sürüklenmesinden" özellikle bahsettiğini belirterek, Başkanın İran'a saldırma konusundaki çekincesinin İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in "devrilmesi" halinde "yeni bir Libya" yaratma endişesinden kaynaklandığını iddia etti.
Yönetimin İran'ın nükleer programına karşı İsrail'in hava saldırılarına katılma ihtimali üzerine yaptığı görüşmeler hakkında bilgi sahibi olan bir kişi ise Trump'ın İran'ın "Libya'ya dönüşmesini istemediğini" söyledi.
Başka bir kaynak, İsrail'in İran'a yönelik hava saldırısı başlamadan önce Trump'ın özel olarak İran'ın "Libya gibi olmasından endişe ettiğini" söylediğini duyduğunu belirtti.

Diğer kaynaklar ise Trump'ın geçen saldırıların ve misillemelerin başlamasının ardından böyle bir şey söylediğini duyduklarını ifade ederken, yönetime yakın bir kaynak, Trump'ın Afganistan ve Irak'tan da bahsettiğini aktardı.
Libya konusunda doğrudan bilgi sahibi olmayan ancak Trump'ın düşünceleri hakkında bilgilendirilen başka bir kaynak, Trump'ın İran'ın Fordo ve Natanz'daki nükleer tesislerine, İsrail jetleriyle taşınamayan "sığınak avcısı (bunker buster)" olarak da bilinen GBU-57 adlı bombalarla saldırmak için sınırlı hava saldırıları emri vermeye eğilimli göründüğünü ileri sürdü.
İran'da olası bir rejim değişikliğinin Trump'ın amaçları arasında olmadığını söyleyen kaynak, "Başkan Trump'a gelince, İran'ı kimin yöneteceği işine girmeyecektir, bu onun tabanı için çok satılabilir bir şey.” dedi.
Beyaz Saray'a yakın başka bir kişi, ABD'nin İran'ın nükleer tesislerinde "sığınak avcısı" kullanması halinde, "İran'ın tepkisi ile uğraşmaya devam edeceklerini" ve nükleer kirlenme ya da İran'ın "terörizm yoluyla misilleme" yapmasından endişe duyduklarını söyledi.
Söz konusu kişi, Trump'ın bunun yerine bir anlaşma yapmayı tercih ettiğini kaydetti.
Trump'ın İran-Libya karşılaştırmasından doğrudan bahsettiğini duyduğunu iddia eden bir kişi, "Trump'ın Libya hakkında konuşmasının iki nedeni var: Birincisi (Libya'nın eski lideri Muammer) Kaddafi'ye yaptıklarımızdan sonra yaşanan kaos. İkincisi ise Libya müdahalesinin Kuzey Kore ve İran gibi ülkelerle anlaşma yapmayı zorlaştırması." dedi.







YORUMLAR