İşte deizm budur

Yani, şaşmamak… Bu kadar sorumsuz ve bilgisiz bir konuşma karşısında dehşete düşmemek elde değil.

İşte deizm budur

Yani, şaşmamak… Bu kadar sorumsuz ve bilgisiz bir konuşma karşısında dehşete düşmemek elde değil.

İşte deizm budur
08 Nisan 2018 - 10:59

“15 yıl sonra bambaşka bir tehlike ile karşı karşıya geleceğiz… Bu da Deizm”dedi AKP milletvekili Metin Külünk.

“Eğer tedbir almazsak bu milletin evlatlarını bekleyen tehlike; Kur’an’sız İslâm, Peygambersiz Kur’an… Allah’ın yeryüzünde hiçbir şeye karışmayacağını iddia ettikleri Deizm... Her noktaya sirayet edecek yeni tehlikenin farkında olun. Bu tehlikeyi fark etmezsek 10 yıl sonra çok değil, 15 yıl sonra karşı karşıya geleceğiz.”

Ne demişler, her şer’den bir hayır doğar… Bu cehalet örneği vesile olsun… Biz, biraz sohbet edelim.

Ne örgütleri vardır Deist düşünceye yakın olanların… Ne tapınakları… Ne şu veya bu şekilde tapınma biçimleri… Ne ayrı mezarlıkları… Birbirlerini bile tanımazlar… Sadece düşünen ve sorgulayan, ama "ilk neden"e inanan insanlardır.

AKIL

 

Deizm’in çeşitli tanımları arasında bana en uygun geleni, “Akıl temeline oturtulmuş inanç”tır.

Deizm’e göre Yaratıcı, yarattığı eserin evrimleşmesi için gerekli olan yasaları koymuştur. Mucizeler sergilemek, evrimleşme sürecine müdahele anlamına geleceği için böyle bir tasarruf evrimin mantığına aykırı düşer.

Deizm, dinler ile – daha doğru bir deyişle dinlerin dogmaları ile arasına mesafe kor. İnsan yaşamının ruhsal sorunları yerine, ahlâksal sorunları ile ilgilenmeyi tercih eder.

İlk neden olan Tanrı, Deizm’e göre: Evren’i mucizevî müdahelelerle değil, değişmez yasaları ile yönetir. İnsanoğlunun görevi de, Tanrı’nın varlığını kavramak için önce nedenselliği anlamak ve ahlâk normlarına riayet etmektir.

Gelin bence bu konuda çok önemli bir ismin görüşlerine bir göz atalım:

“Kur’an, Deizm’i teşvik eden bir kitap değil ama, ona kapı aralayan bir kitaptır. (…) Deistler, dinciliğin bütün kötülüklerine, rezilliklerine rağmen Allah’a inançlarını koruyan samimi mümin insanlardır. Tarihin en namuslu, en ahlâklı, en üretken adamlarıdır.

Allah’a imanında kararlı olan kitlelerin dincilik belâsına karşı donanım ve şuur kazanmalarında Deizm tek ve kaçınılmaz yol olarak görünüyor. Bu yol, hiç değilse Allah’a imanınızı korur. Sahte dini yaşamaya kalktığınızda ise ya tahammül edemeyip ateist olursunuz yahut ta tahammül etmek adına akıl ve insanlık değerlerinden koparsınız…

“DİNDARLIĞA DEĞİL DİNCİLİĞE KARŞI!..”

Deizm, böyle bir durumda en ideal kurtuluş yoludur. Gerçek dini yaşama şansı kalmayanlar Kur’an’ın ruhuna ve beklentilerine uygun olan bu Deizm yolunu elbette ki devreye sokacaklardır. Kur’an o kapıyı boşuna açık tutmamıştır.

…Evet, insanlık buna mecbur kalacaktır, öncelikle Müslüman kitleler buna mecbur kalacaktır. Deizm, dindarlığa karşı geliştirilmedi, dinciliğe karşı geliştirildi. Dinciliğin hayatı bir zulüm, şiddet, riya kasırgası gibi kuşatması karşısında Allah’a iman bir tek şekilde korunabilirdi: Dini temsil ettiğini söyleyen habis ruhlu, şerir ekiplerin tasallutunu hayatın dışına atmak. Bunun tek yolu ise bu adamların temsil ettiği dine hayatın günlük akışı içinde yer vermemekti. İşte Deizm de budur.”

Bu satırlar, merhum Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’e aittir. (Tanrı’dan Başka İnsanüstü Tanımayan İnanç: Deizm)

Çok sevdiğim, tanımaktan onur duyduğum bir insandı.

Hocam… İyi ki vardınız…

Tanrı, rahmetini esirgemesin...

Halit Kakınç

Odatv.com

Bu haber 892 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum