'Kürdistan' bayrağıyla ortaya çıktılar... Nedir bu 'Kürt Milli Platformu'

: DEM'e alternatif, Barzani'ye yakın Diyarbakır'da kuruluşunu ilan Kürt Milli Platformu, Kürtçenin resmi dil olması gerektiğini savunarak, Kürtler için statü istedi. Yayınlanan deklarasyonda isim verilmeden DEM Parti hedef alındı.

'Kürdistan' bayrağıyla ortaya çıktılar... Nedir bu 'Kürt Milli Platformu'
30 Mart 2026 - 22:24

Diyarbakır’da çeşitli sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerden isimlerin yer aldığı yaklaşık 400 kişilik bir grup, iki günlük toplantının ardından Kürt Milli Platformu’nun kuruluşunu ilan etti.

Platformun kuruluşuna ilişkin açıklanan deklarasyonda, Orta Doğu'da, Kürtlerin kaderlerinin ve geleceklerinin şekillendiği çok önemli bir süreçten geçildiği belirtildi.

‘Kürdistan’ bayrağıyla ortaya çıktılar... Nedir bu ‘Kürt Milli Platformu’: DEM'e alternatif, Barzani'ye yakın - Resim : 1
Katılımcılar Kürdistan bayrağı açtı

DEM PARTİ'YE GÖNDERM

Deklarasyonda, "Kürt siyasetindeki mevcut yapısal sorunlar ve siyasal temsiliyet krizi, Kürtler açısından büyük fırsatlar barındıran bu dönemin, Kürtleri teğet geçmesine ve oluşan potansiyelin heba edilmesine neden olabilir" ifadeleri dikkat çekti. Bu sözler "DEM Parti'ye karşı bayrak açma" şeklinde değerlendirildi. Platforma, Barzani'nin kanalı Rudaw'ın yakın alaka göstermesi, oluşumun Barzani'ye yakın olduğu yorumlarına sebep oldu.

‘Kürdistan’ bayrağıyla ortaya çıktılar... Nedir bu ‘Kürt Milli Platformu’: DEM'e alternatif, Barzani'ye yakın - Resim : 2

"STATÜ" İLE NE KASTEDİLDİ

Deklarasyonda, "Temel amacımız, Kürt milletinin statü kazanmasına hizmet etmektir" denildi. Statüyle ne hedeflendiği, özerklik mi bağımsızlık mı amaçlandığı ise belirtilmedi.

Kürtçenin resmi dil olması gerektiğini savunan platformun yayınladığı deklarasyon şöyle:

"Halihazırda, Türkiye siyaset sahnesinde Kürtlerin bu vazgeçilmez ihtiyaçlarını dillendiren ve takdiri hak eden siyasal hareketler olmakla beraber bu hareketler, Kürt milletinin derinleşen sorunlarına tek başlarına çözüm üretmede zorlanmaktadırlar. Bu nedenle, içinde bulunduğumuz sürecin ağır yükü ve sorumluluğu kendini Kürdistani olarak niteleyen tüm parti, grup ve bağımsız şahsiyetlerin ortak işbirliği yapmasını zorunlu kılmaktadır. Yola çıkarken hiçbir vesayeti kabul etmiyor ve doğru bulmuyoruz. Halkımızın çıkarları için geçmişte ve günümüzde mücadele etmiş tüm kesimlerin emeklerine saygıyı elden bırakmadan hiçbir hareketin veya siyasi oluşumun devamı olmayacağımız bilinmelidir. Tabuları, statik düşünceyi ve dayatmacı hiçbir ideolojiyi kabul etmediğimiz gibi halkımıza değişime açık, katılımcı, sivil ve demokratik zeminde şiddetten uzak, kucaklayıcı, şeffaf, açık ve anlaşılır yeni bir siyaset dilinin yolunu açmak istiyoruz."

‘Kürdistan’ bayrağıyla ortaya çıktılar... Nedir bu ‘Kürt Milli Platformu’: DEM'e alternatif, Barzani'ye yakın - Resim : 3

"KÜRTÇE'NİN RESMİ DİL OLMASI ULUSLARARASI HUKUKUN GEREĞİDİR"

Kürt Milli Platformunu oluşturan bileşenler ve katılımcılar olarak üzerinde mutabık kalınan "siyasal asgari illerimiz” başlık talepler ise şöyle sıralandı:

"Temel amacımız, Kürt milletinin statü kazanmasına hizmet etmektir. Kürtler için 'Millet' olmaktan kaynaklanan siyasi, coğrafi, idari ve hukuki statü, Kürtçe'nin resmi dil olması gibi kolektif hak talepleri, doğal ve uluslararası hukukun gereğidir. 'Milletlerin Kendi Kaderlerini Tayin Hakkı' çerçevesinde meşru ve hukuki yollarla her türlü statüyü talep etmenin, Kürtlerin en doğal ve hukuki hakkı olduğunu savunuyoruz. Bu statünün ne olacağını belirleyecek olan da Kürt Milleti’nin kendi özgür iradesidir.

Siyasal mücadelemizde; meşruiyeti, şeffaflığı, legal ve sivil siyaseti esas alacağız. Temel dayanağımız, doğal hukuk, evrensel insan hakları ve uluslararası hukuk metinleridir. Mevcut şartlar altında şiddeti, Kuzey Kürdistan'daki hak arama mücadelesinde meşru bir araç olarak kabul etmiyor, doğru bulmuyoruz. Dolaysıyla silahların Kuzey Kürdistan’da bırakılmasını halkımız ve coğrafyamız açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyoruz.

Şiddet içermedikçe ve şiddeti teşvik etmedikçe hiç kimsenin düşünce ve inancını yaşama, yayma ve örgütlenme hakkı kısıtlanamaz. Bizler bütün inançları ve inanç gruplarını halkımızın ve kültürümüzün ayrımsız saygıdeğer bir zenginliği olarak kabul ediyoruz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum