Nadir Element nedir? Türkiye nadir element konusunda ne durumda?
Nadir toprak elementleri konusunda Çin'in ardından dünyanın en büyük ikinci rezervine sahip Türkiye, NTE'leri işleyip ürüne dönüştürmek için Ar-Ge çalışmalarını sürdürüyor. İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kumral TV NET ekranlarında açıkladı. İşte merak edilen soruların cevapları...
Modern dünyanın en stratejik varlığı olarak gösterilen Nadir Toprak Elementleri (NTE) Türkiye'yi dünyanın en güçlü ülkelerinden biri haline getirebilir. Eskişehir Beylikova'da tespit edilen 694 milyon tonluk rezerv, Çin'in ardından dünyanın en büyük ikinci NTE sahası olarak biliniyor.
Bölgede kurulan Ar-Ge tesisleri, nadir elementleri ekonomiye kazandırmak için en uygun reçeteyi belirliyor. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kumral'a göre, Türk NTE'lerin kapsamlı üretimi ve ihracı birkaç yıl içerisinde mümkün olabilir.
Nadir elementlerin uç ürün haline getirilip ihraç edilmesi faktörü düşünüldüğünde Türkiye'deki rezervin maddi değerinin 'ölçülemez deredece büyük' olduğunu söyleyen Prof. Kumral, yüksek teknoloji barındıran tüm ürünlerin NTE barındırdığını hatırlattı.
KUMRAL: NTE'NİN MADDİ DEĞERİ SONSUZ DİYEBİLİRİZ
TvNET'te yayınlanan 19. Saat adlı bültene konuk olarak önemli açıklamalarda bulunan İTÜ Maden Fakültesi Dekanı Kumral, nadir elementlerin stratejik önemini şöyle anlattı: "Nadir element uç teknolojinin en önemli elementleri demek. Olaya şöyle bakın; 30 sene evvel bir tüplü televizyon dönemleri vardı. Bir futbol maçı bile seyredemezdiniz. Karıncalanma olurdu. Ama şu anda cep telefonunuzdan 4K, 8K'ya kadar çok net görüntü ve saliselerle ifade edilebilecek bir hız elde edebiliyorsunuz. İşte bunların temelinde bütün bu elementler var.
Türkiye bu işin neresinde? 694 milyon tonluk rezervle dünyada ikinci sıradayız. Nadir yeryüzü elementlerinin özellikle 5 tanesinde çok zenginiz.
Bunun para karşılığı sonsuz diyebiliriz. Bor madeninden örnek vereyim. Biz dünyada bor kaynaklarının yüzde 72'sine sahibiz. Boru siz kepçeyle yüklediğiniz zaman bir tonu 130 dolar ediyor. Peki bunu borik asit yaparsanız 1500 dolar olur. Bunu bor karbür yaparsanız değeri 1,5 milyon dolara çıkar.
Bir ürünün hammadde olarak değeriyle uç ürün olarak değeri arasında milyon kere fark vardır. Neden? Mesela bor karbür son derece sert ve hafif bir malzemedir değil mi? Siz onu bir matkap ucu yaptığınızı düşünün; belki 1 liraya mâl edeceksiniz ama 100 liraya satacaksınız. Yani burada ucu açık bir ekonomi sözkonusu.
O nedenle 694 milyon tonun maddi değerini belirleyemem. Çünkü şimdiye kadar böyle bir şey hesaplanamadı. 100 trilyon dolardan daha büyük olabilir."

CEP TELEFONUNDAN GÖZLÜĞE HER YERDELER
"Çin'den örnek vereyim; Çin'in 800 milyon ton rezervi var. Peki Çin bu elementleri neye çeviriyor ve kimlere satıyor? Japonya'ya, Kore'ye, Tayvan'a, Amerika'ya, Türkiye'ye satıyor, kendi kullanıyor, herkese satıyor. Buralardan uç ürünler elde ediliyor değil mi? Uçak, savunma, silah, iletişim, uzay sanayileri... Aklınıza gelen her şey.
Cep telefonunuzda kaç tane nadir element var. Gözlüklerinizde bile var. Eskiden 6 numara gözlükler şişe dibi gibi görünürdü; şimdi içine Seryum elementini koyuyorsunuz, camı inceltiyor ve son derece optik bir özellik katıyor. Böylece insanlar gözlük takmaktan utanmıyorlar.

Filistin'e yardım için Dışişleri Bakanlığında koordinatörlük kuruldu
Uçak motorundaki her bir pervane belki bir tane Rolls Royce araba değerinde. Neden? Çünkü nadir elementlerden yapılıyor. Zira bu uçak Suudi Arabistan'a inecek, +60 derece; Kutuplar'a inecek -60 derece. 10-20 kilometre yukarı çıkacak bir anda... Motorun herhangi bir korozyona uğramaması lazım. Milyonlarca kilometre yol yapıyor ve en ufak bir deformasyon olmuyor. İşte bunun nedeni NTE'lerdir.
Nadir elementlerin kullanım alanı sonsuzdur. Uç teknolojinin en önemli hammaddeleridir bunlar ve kilogramla satıldıkları için çok önemlidirler."

TÜM ÇALIŞMALARI ULUORTA ANLATMAK DOĞRU DEĞİL
"2001 yılında ben Amerika'dan döndüğümde NTE'lerin kullanım alanına ilişkin çalışmalar yaptık. TÜBİTAK'a proje verdik. Toros kuşağındaki nadir toprak elementlerini ortaya koyduk. Bol miktarda Lantan ve Seryum'u ortaya koyduk. Bunları yaptık ama bu çalışmaları uluorta sergilemek de doğru değil.
Türkiye'nin Nadir Toprak Elementi Araştırma Enstitüsü var. Bu madde stratejik elementtir. Bunu her yerde konuşmak bana göre doğru değil, çünkü stratejik davranmak gerekiyor. Fakat şu anda NTE üretimi Türkiye'de yok, çünkü süreç Ar-Ge aşamasında. Beylikova'da pilot tesisler kuruldu, elementler elde edilmeye başlandı.
Bu tesisler yakın zamanda fabrika seviyesine dönüşecek. Üniversitelerimizin, özellikle İTÜ'nün, Hacettepe'nin, ODTÜ'nün çok ciddi araştırmaları var. Birkaç yıl içerisinde NTE üretimi ihraç edilebilir seviyeye ulaşır. Türkiye son 20 yılda insanların hayal edemeyeceği şeyleri kısa zamanda başardı. Biz inşallah bunu da başaracağız."

MADENLERİNİ ÇIKARMAYAN ÜLKE MÜSTEMLEKE OLUR
"Bir ülke kendi madenlerini işletmezse müstemleke olur. Kendi madenlerimizi işletmek zorundayız. Dünyanın zengin ülkelerine bakın ve onların nerelerde madenler işlettiğine bakın. Demek ki Allah bize bir hammadde vermiş; hammaddemiz Dünya. Biz bu Dünya'nın malzemelerini kullanak zorundayız.
Kendisini çevreci olarak tanımlayanlara sesleniyorum; madenlerle değil, bu işi kötü yapan madencilerle mücadele edin. Siz bu ülke insanlarının zengin olmasını istemiyor musunuz? Ülkenizin güçlü olmasını istemiyorsanız madenlere karşı çıkın. Dünya tarihini belirleyen her şey madendir. Çağları açıp kapayan unsur madenlerdir.
Tabii ki önce insan ve çevre gelir. Sonrasında medeniyet ancak madenlerle bir yere gelir. Madenleri ortadan kaldırırsak, elimizde kalem, gözümüzde gözlük olmaz, bunları bırakın, yemek yiyecek kabınız olmaz. Sizin yaşamak için madenlere sonsuz biçimde ihtiyacınız var. Başka çareniz yok. Şimdi biz maden çıkarmayacağız diye uçak yapmayalım mı? Ya da herhangi bir gemi yapmayayım mı? Tank-tüfek yapmayalım mı?
Bizim güçlü olmamız için bunları mutlaka kullanmamız lazım. Dünyada güçlü ülkelere bakın, nükleer enerjiyle güçlü hale gelmişlerdir. Bir insan iki şeye karşı çıkamaz; biri yol, öbürü enerji. Gitmediğiniz yer sizin değildir, gidebilmek için de enerji lazım, maden lazım, her şey lazım. O yüzden maden hayattır."







YORUMLAR