Özgür Özel: Bu bir iddianame değil, darbecilerin siyasete yönelik bir muhtırasıdır!
Tapusu Atatürk’e ait CHP'nin kapatılmasını talep edecek kadar şuurlarını kaybettiler! "Darbeciler bu kez, tankla ya da postalla değil, yargı cübbeleriyle geldiler."
CHP lideri Özgür Özel, İBB'ye yönelik "yolsuzluk" iddianamesi hakkında yaptığı ilk açıklamada, hem iddianameye hem de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) hakkında kapatma davasına yönelik ihbarda bulunmasına sert tepki gösterdi. CHP'yi kapatmaya ilişkin söz konusu ihbarı "muhtıra" olarak nitelendiren Özel, "Darbeciler bugün, tapusu Mustafa Kemal Atatürk’e kayıtlı olan, Türkiye’nin kurucu partisi Cumhuriyet Halk Partisinin kapatılmasını talep edecek kadar şuurlarını kaybettiler. Anayasa’nın siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin maddelerini hatırlatarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulması meselenin İBB’ye yönelik bir soruşturma olmadığının kanıtıdır" ifadelerini kullandı.
Özel, "Bu bir iddianame değil, darbecilerin siyasete yönelik bir muhtırasıdır. Partimizi en son 12 Eylül’de Kenan Evren kapatmaya kalktı, milletimizle birlikte yeniden açtık. Evren’in milletimizin gönlündeki yeri de siyasi tarihimize geçiş şekli de bellidir" dedi.
İmamoğlu'nun 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası istendi, CHP'nin kapatılması hakkında ihbarda bulunuldu
İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' iddianamesi tamamlandı. 3 bin 700 sayfayı aşkın iddianamede 105'i tutuklu olmak üzere 402 kişi 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı. İmamoğlu'nun 142 eylemden dolayı cezalandırılması istenirken, 828 ila 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede, İmamoğlu, "CHP'yi ele geçirmek" ve "Cumhurbaşkanı adayı gösterilmesi için fon oluşturma amacıyla örgüt kurmakla" suçlandı. Kamu zararı olarak 160 milyar TL 24 milyon dolar ve 95 taşınmaz denildi.
İddianamenin yayımlanmasının ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na Cumhuriyet Halk Partisi hakkında kapatma davasına yönelik ihbarda bulundu. Başsavcılık ihbarı, Anayasa'nın 68 ve 69. maddeleri ile Siyasi Partiler Kanunu’nun "Anayasadaki yasaklara aykırılık halinde partilerin kapatılması" başlığını taşıyan 101. maddesi ve devamındaki düzenlemelere dayandırıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı daha sonra bir açıklama yaparak "Cumhuriyet Halk Partisi'nin ülke genelinde ve yerelde gerçekleşen seçimlerin güvenilirliğini, seçmenin iradesini ve demokratik düzeni etkilemeye yönelik, sistematik ve süreklilik arz edecek şekilde müdahalede bulunduğu tespitleriyle adı geçen siyasi parti hakkında Anayasanın 68 ve 69'uncu maddeleri ile 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 101'inci ve devamı maddeleri uyarınca gereğinin takdir ve ifası için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirimde bulunulmuştur." diye belirtti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, CHP'nin İstanbul İl Başkanlığı binasının "suç gelirleriyle" finanse edildiği iddia edilerek binaya el konulması da (müsadere) istendi.
Özel'den "muhtıra" tepkisi
CHP lideri Özel ise bugün yayımlanan iddianameye ilişkin yaptığı açıklamada çok sert ifadeler kullandı. CHP'nin kapatılması hakkında ihbar ve CHP İstanbul İl Başkanlığı'na el konulması talebine de sert eleştiride bulunan Özel, iddianamenin "muhtıra" olduğunu öne sürdü.
Özel'in açıklaması şöyle:
"Değerli Halkımız;
Bilindiği gibi 19 Mart’ta ülkemizde bir sivil darbe yaşandı. Darbeciler bu kez, tankla ya da postalla değil, yargı cübbeleriyle geldiler.
Seçimle gelen ancak seçimle gitmek istemeyen bir avuç insan, korktukları rakiplerini hapse atarak, Türkiye’yi büyük bir siyasi ve ekonomik krizin karanlığına sürüklediler.
Aradan geçen 237 günde, aziz milletimizle birlikte büyük bir hukuksuzluğun her saatine tanıklık ettik. Bugün çıkan iddianame ise herkesin bildiği gerçeği bir kez daha ilan etti.
Bu dava hukuki değildir, tamamen siyasidir. Amacı son seçimlerin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi‘ni durdurmak ve Cumhurbaşkanı adayını engellemektir.
Darbeciler bugün, tapusu Mustafa Kemal Atatürk’e kayıtlı olan, Türkiye’nin kurucu partisi Cumhuriyet Halk Partisinin kapatılmasını talep edecek kadar şuurlarını kaybettiler.
Anayasa’nın siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin maddelerini hatırlatarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulması meselenin İBB’ye yönelik bir soruşturma olmadığının kanıtıdır. Bugün yaşananlar demokratik siyasete ve gelecek seçimlerin sonuçlarına yargı eliyle müdahalenin suç üstü halidir.
Bu bir iddianame değil, darbecilerin siyasete yönelik bir muhtırasıdır.
Yaşadığımız kötülüklerin sebebi asla “hukuki” değildir, bir kişinin siyasi ihtiraslarından ibarettir.
Partimizi en son 12 Eylül’de Kenan Evren kapatmaya kalktı, milletimizle birlikte yeniden açtık. Evren’in milletimizin gönlündeki yeri de siyasi tarihimize geçiş şekli de bellidir.
Biz, geçmişte çok bedel ödedik, bugün de ödüyoruz ve ödeyeceğiz.
Ama millete inanmaktan ve güvenmekten hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz.
Atatürk’ün partisi milletimize emanettir."
'Ahtapotun kolları' ifadesiEkrem İmamoğlu "örgüt kurucusu", Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülbekaran, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün "örgüt yöneticisi" olmakla suçlandı. İddianamede yer alan 92 kişi 'örgüt üyesi', geri kalanlar ise 'örgüt mensubu olmamakla birlikte bağlantılı' olarak nitelendirildi. 'Şüphelilere', "suç örgütü kurma", "suç örgütü yönetme", "rüşvet alma", "rüşvet verme" suçlamaları yöneltildi. İddianamede Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın sıkça kullandığı "ahtapotun kolları gibi" ifadesi dört kez kullanıldı. İmamoğlu'nun; "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "rüşvet" (12 kez), "suç gelirlerinin aklanması" (7 kez), "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık" (6 kez) ve "ihaleye fesat karıştırma" (5 kez), "resmî belgede sahtecilik" (2 kez), "resmî belgeyi gizleme ve yayma" (2 kez), "suç delillerini ortadan kaldırma" (2 kez), "kamu malına zarar verme" (4 kez), "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" (3 kez), "kişisel verilerin kanuna aykırı olarak kaydedilmesi" (4 kez), "kişisel verilerin hukuka aykırı olarak yayılması" (3 kez), "Mali Suçları Araştırma Kurulu’na bildirimde bulunmama" (2 kez), "kaçakçılıkla mal varlığı değerlerini aklama" (4 kez), "ihaleye fesat karıştırma" (7 kez), "çevrenin kasten kirletilmesi", "Orman Kanununa muhalefet" ve "Medeni Kanuna muhalefet" suçlarına konu olan 142 eylemden cezalandırılması talep edildi. |
KAYNAK T24
özgür özelibb iddanamesimuhtırachp kapatma







YORUMLAR