Savaş, terör ve mağduriyet!
Dün İstanbul’daki birliklerden “Suriye’ye geçmek üzere” Gaziantep’e gönderilen yüzlerce zırhlı aracın fotoğraflı haberi çıktı.
09 Eylül 2016 - 11:22
Adeta Türkiye “3’üncü Dünya Savaşı”na girmiş gibi tam bir savaş hali içindeyiz.
Cerablus, Türkiye ve ÖSO’nun birlikte yaptığı operasyonlarla “IŞİD’den temizlendi” ve Cerabluslular Türkiye’den kasabalarına dönmeye başladılar.
Bu iyi bir başarı ama 4 askerimizin şehit olmasına ve 4 tankımızın saldırıya uğrayarak hurdaya dönmesine neden oldu.
Bir kez daha hatırlamalıyız ki “müttefikimiz ABD’nin başını çektiği koalisyon güçleri” isteseydi Türkiye için tehlike yaratan ve bu operasyonu zorunlu kılan yayılmayı baştan önleyebilirdi.
Biz de en baştan “bu duruma izin vermeyeceğimizi, müttefikiz diyerek sırt sıvazlamalarla yapılan iki yüzlülüğü durdurmalarını” açıkça ortaya koyabilirdik.
Şimdi ABD bizi daha da çok Suriye’nin içlerine çekmek için teklifler yapıyor.
Neden biz?
Bundan sonraki adımlarımız arasında “Cerablus’a önümüzdeki Pazartesi’ye kadar su verilmesi, Cumartesi gününe kadar da enerji ihtiyacının karşılanması” varmış.
Bu bölgede; 40-45 km eninde, 90-95 km uzunluğunda bir hattın “uçuşa yasak bölge” yapılması ve buralarda “şehirler kurarak” yurdundan ayrılan Suriyelilerin oraya nakledilmesi de planlar arasında.
Türkiye zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da sık sık dile getirdiği gibi “3 milyon Suriyeli mülteci aldı ve AB onlar için söz verdiği parayı da vermedi”.
Batı bu konuda kılını kıpırdatmadığı gibi bir de üstüne “vizesiz geçiş” gibi eften püften bir karşılıkla çok sayıda “istenmeyen mülteciyi” Türkiye’ye atma telaşında.
Bunu asla kabul etmemeliyiz, bu bir.
Cerablus’a dönenler ve uçuşa yasak bölgeye (yapılabilse bile) gönderilecek mülteciler ancak 100-200 binle sınırlı kalabilir, diğerlerinin tüm yükü ve gelecekte yaratacakları sorunlar kuşaklar boyu bizim üzerimizde kalacak.
Bunların üstüne koca kente su, enerji ya da kurulacak şehirler gibi büyük maddi yükleri neden dünyanın en zengin ülkeleri; ABD ve AB üstlenmiyor da ona da biz atlıyoruz?
KHK’lar Bitmeyecek…
CHP “Hükümet OHAL’i fırsat bilip kanun hükmünde kararnamelerle Atatürkçüleri topluyor, kendi partisindeki üst düzey FETÖ’cülere dokunmuyor” diyor.
Yazının devamı için tıklayın >>
Cerablus, Türkiye ve ÖSO’nun birlikte yaptığı operasyonlarla “IŞİD’den temizlendi” ve Cerabluslular Türkiye’den kasabalarına dönmeye başladılar.
Bu iyi bir başarı ama 4 askerimizin şehit olmasına ve 4 tankımızın saldırıya uğrayarak hurdaya dönmesine neden oldu.
Bir kez daha hatırlamalıyız ki “müttefikimiz ABD’nin başını çektiği koalisyon güçleri” isteseydi Türkiye için tehlike yaratan ve bu operasyonu zorunlu kılan yayılmayı baştan önleyebilirdi.
Biz de en baştan “bu duruma izin vermeyeceğimizi, müttefikiz diyerek sırt sıvazlamalarla yapılan iki yüzlülüğü durdurmalarını” açıkça ortaya koyabilirdik.
Şimdi ABD bizi daha da çok Suriye’nin içlerine çekmek için teklifler yapıyor.
Neden biz?
Bundan sonraki adımlarımız arasında “Cerablus’a önümüzdeki Pazartesi’ye kadar su verilmesi, Cumartesi gününe kadar da enerji ihtiyacının karşılanması” varmış.
Bu bölgede; 40-45 km eninde, 90-95 km uzunluğunda bir hattın “uçuşa yasak bölge” yapılması ve buralarda “şehirler kurarak” yurdundan ayrılan Suriyelilerin oraya nakledilmesi de planlar arasında.
Türkiye zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da sık sık dile getirdiği gibi “3 milyon Suriyeli mülteci aldı ve AB onlar için söz verdiği parayı da vermedi”.
Batı bu konuda kılını kıpırdatmadığı gibi bir de üstüne “vizesiz geçiş” gibi eften püften bir karşılıkla çok sayıda “istenmeyen mülteciyi” Türkiye’ye atma telaşında.
Bunu asla kabul etmemeliyiz, bu bir.
Cerablus’a dönenler ve uçuşa yasak bölgeye (yapılabilse bile) gönderilecek mülteciler ancak 100-200 binle sınırlı kalabilir, diğerlerinin tüm yükü ve gelecekte yaratacakları sorunlar kuşaklar boyu bizim üzerimizde kalacak.
Bunların üstüne koca kente su, enerji ya da kurulacak şehirler gibi büyük maddi yükleri neden dünyanın en zengin ülkeleri; ABD ve AB üstlenmiyor da ona da biz atlıyoruz?
KHK’lar Bitmeyecek…
CHP “Hükümet OHAL’i fırsat bilip kanun hükmünde kararnamelerle Atatürkçüleri topluyor, kendi partisindeki üst düzey FETÖ’cülere dokunmuyor” diyor.
Yazının devamı için tıklayın >>







YORUMLAR