Şehitliğin, gaziliğin rütbesi olur mu?
Terörle mücadele sırasında şehit olanların aileleri ve gaziler arasında rütbesine göre ayırım yapılmasına karşı, “er” şehit aileleri ve “er” gaziler, Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelerek Güvenpark'ta oturma eylemi yapıyor.
ANKA’nın haberine göre terörle mücadele döneminde görev yapan erler adına açıklama yapan Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, şunları söyledi:
“Soruyoruz, teröristle çatışırken kurşun, bomba, mayın ya da roket, askerin rütbesine mi bakmaktadır? Şehit haberini alan bir annenin gözyaşı, evladının omuzundaki apoleti gördükten sonra mı akmaktadır? Bir gazinin kopan kolu, kaybettiği bacağı, sönen gözü veya ömür boyu taşıdığı acısı; rütbesine göre mi değişmektedir? Cevabı herkes biliyor. Hayır! O halde aynı toprağa düşen, aynı bayrağa sarılan, aynı İstiklal Marşı ile uğurlanan kahramanlarımız arasında sosyal haklarda neden ayrım yapılmaktadır? Bir şehidin emaneti emanetse, hepsi emanettir.
Er şehit aileleri ve gazilere rütbe ayrımı gözetilmeksizin eşit özlük hakları sağlanmalıdır. Sosyal haklar, ekonomik destekler ve istihdam imkanları adalet esasına göre yeniden düzenlenmelidir. Sağlık, rehabilitasyon ve psikolojik destek hizmetleri eksiksiz sunulmalıdır. Şehit çocuklarının eğitim ve gelecek güvenceleri güçlendirilmelidir. Gazilerimizin bakım, protez ve tedavi ihtiyaçları çağın şartlarına uygun şekilde devlet güvencesi altına alınmalıdır.”
Başkan Çerçioğlu, şöyle devam etti:
“Bizler görev emri geldiğinde ‘Ben erim’ demedik. ‘Ben rütbesizim’ demedik. ‘Benim sosyal hakkım eksik’ demedik. Tereddüt etmeden canımızı ortaya koyduk. Şimdi ise aynı devletin, aynı bayrağın, aynı milletin evlatları olarak soruyoruz:
Can verirken hepimiz Türk askeri idik de haklarımız verilirken neden farklı görülüyoruz? Şehitliğin rütbesi var mıdır? Gaziliğin derecesi olur mu? Fedakârlığın sınıfı olur mu?
Bu soruların cevabı vicdanlarda çok nettir. Öyleyse yapılması gereken de nettir. Artık yıllardır süren mağduriyet sona ermeli, er şehit aileleri ve er gazilerin özlük hakları gecikmeksizin yasal güvence altına alınmalıdır.
Son sözümüz şudur: Bizler bu vatan için toprağa düşenlerin emanetiyiz. Bizler bu bayrak uğruna uzuvlarını kaybedenlerin yaşayan şahidiyiz. Bugün burada yükselen ses, bir grubun, bir derneğin ya da birkaç kişinin sesi değildir. Bu ses, şehit mezarlarından yükselen sessiz duanın, gazi evlerinde yıllardır biriken sabrın ve milletimizin ortak vicdanının sesidir. Biz inanıyoruz ki, güçlü devlet, kahramanlarını unutmayan devlettir. Büyük millet ise şehidini ve gazisini birbirinden ayırmayan millettir. Şehitlik de gazilik de rütbeyle değil, ödenen bedelle ölçülür. Artık beklemek değil, adalet zamanı gelmiştir.”
***
Şırnak'ın Silopi ilçesinde 1994'te mayına basma sonucu sol ayağını kaybeden Güneydoğu Gazisi Mustafa Hak, emsal hakları için yaklaşık 4 yıldır mücadele ettiklerini belirterek “Son 1,5 yıldır komisyonda bulunan kanun taslağının son aşamaya geldiğini biliyoruz. Bir emsalimiz, bir kimliğimiz olsun istiyoruz. Milli Savunma Bakanlığına onbaşı uzman çavuş emsali talebimizi ilettik ancak hiyerarşinin bozulacağı gerekçesiyle kabul edilmedi. O zaman en azından A sınıfı uzman memur emsali verilsin.” diye konuştu.
Kırıkkale'den gelen gazi Aydın Babacan da “En büyük sıkıntımız emsal maaştır. Maaşlarımız çok düşük. Maaşlarımızın düzenlenmesini, statü verilmesini, ÖTV muafiyetinden yararlanmayı ve çocuklarımız için iş hakkının tanınmasını istiyoruz. Çocuklarımızın istihdamı konusunda da destek bekliyoruz. Üç yıldır söz veriliyor ancak yerine getirilmiyor.” dedi.
Başkan Çerçioğlu ve gaziler, durumu o kadar net bir şekilde özetledi ki bu sözlerin üzerine söz söylemeye gerek yok.
***
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, oturma eylemindeki er şehit ailelerini ve gazileri ziyaret etti. Dervişoğlu, “Teröristlere tanınmak istenen imtiyazları, kendi şehidinden kendi gazisinden ve onların ailesinden esirgeyen devlete devlet denmez. Bunu herkes iyi bilsin” dedi.
Teröristlere düz ovada siyaset hakkı ve terör örgütü başına statü verilmesi konuşulurken, şahit aileleri ve gaziler arasında rütbeye göre ayırım yapmak, hangi mantığın, hangi vicdanın ürünüdür? Devlete de millete de yakışmayan bu adaletsizliğe derhal son verilmelidir.








YORUMLAR