Spor yazarları Samsunspor'un 4-1'lik Galatasaray galibiyetini değerlendirdi
Havalanmak iyi bir şey değil, faturası ağır olur Trendyol Süper Lig'in 32. haftasında Galatasaray'ı konuk eden Samsunspor, 1-0 geriye düştüğü maçta rakibini 4-1 mağlup etmeyi başardı. Spor yazarları karşılaşmayı değerlendirdi
SPOR YAZARLARI SAMSUNSPOR'UN 4-1'LİK GALATASARAY GALİBİYETİNİ DEĞERLENDİRDİ: HAVALANMAK İYİ BİR ŞEY DEĞİL, FATURASI AĞIR OLUR
Kazanacak ve şampiyon olacak… İlk maçtan itibaren liderlik koltuğuna yerleşen ve hiç kalkmayan Galatasaray’ın, Samsunspor deplasmanı için “evdeki hesabı” bu. Çarşıya uymuyor… Zira Galatasaray’da çok önemli üç eksik var: Uğurcan, futbol hırsı ve konsantrasyon…. Samsunspor ise, konuğunun tam aksine gayet hırslı, hazır ve puan almak için sahaya çıkmış durumda… Galatasaray 9’da Yunus ile bulduğu ilk gol hariç oyuna etki edemiyor. Samsunspor ise sık sık Galatasaray savunmasını gafil avlamayı başarıyor. Ki bunların 4 tanesi ağlara kavuşuyor (22’ ve 71’ Mouandilmadji, 57’ ve 82’ Ndiaye). Bunda Günay’ın; adeta “Ben daha da bu takımda kalmayacağım” dedirten bir hatayla 63’te oyundan atılmasının etkisi büyük. Galatasaray’ın mağlubiyeti onu lider koltuğundan kaldırmıyor, iddiasından da koparmıyor ama karizmasının hasar gördüğü doğru… (Ebru Kılıçoğlu / Cumhuriyet)
Thorsten Fink'in son 3 maçını kazanan takımı, "Mayıslar sizin olabilir ama burası da bizim evimiz" futbolu oynadı. 4 kez arka arkaya şampiyonluğu ilan için gidip kalesinde 4 gol görüp, puan farkının 4'e düştüğü akşamda sezonun 4. mağlubiyetini almak yeteri kadar ekşi… Uğurcan'ın sadece kurtarışlarıyla değil, oyun kurmadaki ayak maharetinin de arandığı bir akşamdı. Alınacak derslerden önce kazanmaları gereken bir Antalyaspor sınavı var. Sonrasına bakarlar. (Bülent Timurlenk / Sabah)
Maçların aynı gün aynı saatte başlamasına karar verilmişse bile hakemlerin çaldığı düdükler arasında en az ikişer dakika fark vardı nedense! Bu kadar zor olmamalı başlama düdüğünü aynı anda çalmak… Samsun’da stadyum tıklım tıklım dolu. Kent bu performansı ligin başından beri göstermiş olsa belki de takım ligi geçen sezona yakın bir seviyede tamamlayacak ama tribün ‘şöhretli maç’ seçtiği için takımın da havaya girememesi doğal, değil mi? Galatasaray şampiyon olmaya gelmiş ve duruma uygun oynuyor. Yani ‘Temkin esas’ futbolu. Fakat Samsun baştan beri çalışkan ve arzulu. Üstüne bir de Victor Osimhen’in manasız geri pasında son maçların büyük talihsizi Günay Güvenç oyundan atılınca şampiyonluk maçı iyice sıkıntıya dönüşüyor. (Cem Dizdar / Fanatik)
Samsunspor Teknik Direktörü Fink, Holse’yi merkezde oldukça derinde oynatınca Torreira ile Lemina arasındaki uyumu bozdu. Samsun‘daki 3. sezonunu geçiren Danimarkalı futbolcu yine harikalar yarattı, birlikte oynadığı Yalçın’ı da yükseltti. Devre arasında Eyüp’ten gelen Yalçın 2 asistle gecenin yıldızlarından biriydi elbette ama Holse’nin kalitesi ve liderliği farkı yaratan en önemli detaydı. Galatasaray’ın yeni sezon planlamasında yedek kaleci meselesine eğilmesi kaçınılmaz. Günay kariyeri boyunca iyi sezonlar geçirdi ama gerek gençlik yıllarında Beşiktaş gerekse Galatasaray’da öylesine psikolojik kırılmalar yaşadı ve yaşıyor ki maçın içinde kalamıyor. Osimhen’in kısa düşen pasından sonra oyundan atılınca yerine Batuhan girdi o daha da kötüydü. Galatasaray, yeni sezon planlamasında kaleci rotasyonunu unutmamalı. (Serkan Akcan / Fanatik)
Günay Güvenç’in kırmızı kartı maçın tamamen kopmasına neden oldu. Ancak Galatasaray o ana kadar da zaten oyunun dengesini de kontrolünü de tamamen rakibine vermişti. Kırmızı kart, zaten kırılgan olan yapıyı tamamen dağıttı. Leroy Sane’nin çıkıp kaleci değişikliğinin yapılmasıyla Galatasaray’ın hücum gücü azaldı. Samsunspor ise bu dakikadan sonra oyunu daha rahat yönetti ve skoru büyüttü. Bu maç Galatasaray için basit bir yol kazası değil. Şampiyonluk kapısında gelen ciddi bir uyarı. Çünkü sorun sadece skor değil; hücumda plansızlık, savunmada geçiş zaafı ve merkezde kontrol kaybıydı. Galatasaray şampiyonluğu yine kazanabilir. Ama Samsun’da Galatasaray'a ve Okan Buruk'a verilen mesaj şuydu: Büyük hedeflere sadece yıldızlarla değil, doğru dengeyle gidilir. Son olarak; Thorsten Fink ve öğrencilerine böyle güzel bir oyun izlettikleri için teşekkür etmeliyiz. (Burak Özdemir / Fanatik)
Esasen Okan Buruk bunu ilk kez yaşamıyor Galatasaray’da. Buruk, final niteliğindeki pek çok maçta benzer senaryoları yaşadı ve kaybetti. Onun ve Galatasaray’ın bu sezon açısından en büyük artısı, geçen hafta büyük final niteliğindeki Fenerbahçe derbisinin kazanılması oldu. Ama o derbi zaferinin ardından Samsunspor deplasmanındaki oyun ve skor sarı- kırmızılılara yakışmadı. Açık konuşalım, bu kadronun rakipleriyle arasındaki puan farkının çok daha fazla olması gerekirdi. Şampiyonlar Ligi’nin sarı- kırmızılıları yıprattığını kabul ediyorum. Ama bu tek başına Galatasaray kadrosunun son iki haftaya en yakın rakibinin sadece dört puan önünde girmesini açıklama yetmiyor. Cim Bom, çok büyük bir sürpriz olmazsa şampiyonluğa yine çok yakın. Ama bu şampiyonluk diğerleri kadar tatmin edici olacak mı? (Tolga Ersarı / Milliyet)
Galatasaray, gergin Fenerbahçe derbisinin ardından belli ki tesislerin kapılarını kapatıp sadece çalışmış. Ancak dinlenmeyen zihin, antrenmanla onarılamaz. Sahadaki tablo, şampiyonluk yolundaki bir takımdan ziyade, sezonun tüm yükünü omuzlarında taşıyan bir yorgunlar kervanı gibiydi. Bir stat dolusu taraftar önünde yapılan antrenman da futbolcuların konsantre olmalarına yetmemiş demek ki! (Mustafa Ersoy / T24)
Yardımlaşma yoktu, orta alan kolay geçiliyordu. Samsun, etkili hücumlarıyla Galatasaray'a sahayı dar etti. Bu duruma Okan Buruk'un müdahale edecek şansı yoktu. Çünkü Okan hocanın elinde imkânı olsa 11 oyuncuyu da değiştirirdi. Atandan tutana kadar herkes derbi zaferi rehaveti içinde hareket etti. Bu yenilgi utanılacak bir mağlubiyet olarak tarihe geçecek. Farklı yenilgi nedeniyle utandıranlar utansın! Okan hocaya öneriyorum; İstanbul'a dönüşte tüm takımı Antalya maçına kadar Kemerburgaz'da kampa alsın. Samsunspor'u kutluyorum, ayrıca bu galibiyetle "Her sene Galatasaray'a yatıyorlar" iftirasından kurtulmuş oldular. (Levent Tüzemen / Sabah)
CimBom, Samsunspor’a 4-1 yenilirken sadece Osimhen’e değil, kalede Uğurcan’a da bu kadar bağımlı bir yapı olduğunu belli etti. Uğurcan olmayınca kale resmen çöktü. Galatasaray bu sezon rakibinin umutlarını diri tutmayı sevdiğini aldığı yenilgiyle yine gösterdi ve şampiyonluğun ilanını gelecek hafta oynanacak İstanbul’daki Antalya maçına öteledi. (Nevzat Dindar / Milliyet)
Samsunspor son haftaların en formda takımlarından. Atletik oyuncuları ile savunma arasına ve arkasına özellikle Sallai ve Davinson'un koridorlarına yaptıkları koşularla etkili oldular. Sanchez, Sallai, Barış ve Torreira kötü günündeydi. Reşat Onur Coşkunses 30 yaşında ligde 5. maçına çıktı. Bu seviye için henüz erken. Temaslı oyun ile faulü ayırt etmekte zorlandı. Hataları oldu. Lemina'ya yaptığı faulde Coulibaly'ye sarı gösterdi, 3 dakika sonra ceza alanı ön çizgisine yakın yerde Mouandilmadji'ye benzer net faulü Sallai yaptı ama ne faul ne de sarı verdi! Diyaloğa girdi diye yedek kulübesinden Soner'e sarı gösterdi ama Sanchez'e göstermedi. 60'ta Galatasaray penaltı bekledi devam kararı doğru. 64'te kaleci Günay ceza alanı dışında topu elle oynayınca bariz gol şansını ihlalden ihracı doğru. Hakem ikinci yarıda oyuna ısındı, rahatladı. Daha iyi performansa ulaştı (Mustafa Çulcu / Sabah)
Bilemiyorum, futbolcular ve hoca ne düşünüyor. Ama ne düşünüyorlarsa yanlış! Sahada yürüyerek şampiyon olunmuyor. Uğurcan geçen hafta derbide Oosterwolde ile niye takışıyorsun! Faul yaptıysa cezasını hakem versin. Sen adamın boğazına sarılıyorsun. Samsun’da sen kalede olsaydın bu gollerin ikisini yemezdin. Yanlış şeyler oluyor Galatasaray’da. Çok havalanmak iyi bir şey değil. Faturası ağır olur. Dilerim bu maçtan gerekli dersler alınmıştır. Yine söylüyorum, Antalya ve Kasımpaşa maçları kolay geçmeyecek. (Osman Şenher / Milliyet)
Çok çok uzun yılar önce arkayı dörtleyin diye bir laf vardı. Sansunspor yıllar önce F.Bahçe'yi 4-0 yendikten sonra ortaya çıkmıştı. Dün gece de aynısı oldu. Samsunspor, G.Saray'ı İstanbul'a matematiksel olarak şampiyon göndermedi. Belki de Samsunspor sezonun en iyi futbolunu oynadı. Pek tabii G.Saray da en kötüsünü. Rehavet ya da rahatlama hangi seviyede olursa olsun futbolcuyu bitiriveriyor. Tıpkı dün geceki gibi. İlk golü Yunus'la buldular. Orta yapmak istedi ama güzel bir vuruş olarak aşırtmayla gol oldu. Bu dakikadan sonra maçın mutlak hakimi Samsunspor. Önce beraberliği yakaladılar, ikinci yarıda da Osimhen dahil G.Saraylı oyuncuların vahim hatalarıyla farka gittiler. Osimhen bile diyoruz ya, onun da konsantrasyonu bitmiş. Sebebi rehavet. Orta sahadan Samsunsporlu oyuncuya gol pası attı, Günay açıldı, elle kesti ve oyundan atıldı. G.Saray, Fenerbahçe'yi mükemmel bir sonuçla yendikten sonra kafalarda işi bitirmişti ama bu, biraz G.Saray'ın havasını, cakasını bozdu. (Ahmet Çakar / Sabah)
Okan Buruk Hoca’nın ilk onbir seçimi gayet ciddi tercihleri yansıtıyordu. Osimhen, Torreira, Sane ciddiyetle mesai harcarken, Barış Alper Yılmaz, Yunus Akgün ve diğer arkadaşları da doğru ve güzel oyun için koşuşturdular. Skor tabelasının sıkça değişmesini de bu iyi niyet ve oynama isteği ortaya koydu. Galatasaray, 58’de Ndiaye’nin golüyle geri düşerken “Eyvah Fenerbahçe peşimizde” diye bir korkuya kapılmış mıdır? Sanmıyorum. Ancak yaptığı kural dışı hareketle Günay Güvenç’in ceza alanı dışında rakibine faulden sonra topa elle müdahalesi de kırmızı kartı ve tatsız tabloyu hazırladı. Mouandilmadji’nin üçüncü golü genç Batuhan’ınn bahtsızlığından başka bir şey değildi. Ev sahibinin dördüncü golü de Ndiaye’yle geldi. Günün özeti: Galatasaray yüze yüze kuyruğuna kadar getirdiği şampiyonluğu böylesine akıl almaz serilerle kaybedebilir mi? Sanmıyorum. Ama futbolda böyle şoklar var mıdır? Evet vardır! (Attila Gökçe / Milliyet)







YORUMLAR