Suriye ve Ege sorunu!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan dönüşü uçakta Suriye’deki gelişmelerle ilgili açıklamalar yaptı.
03 Mart 2017 - 09:43 - Güncelleme: 03 Mart 2017 - 09:47
“ABD yeni yönetiminin Menbiç ve Rakka ile ilgili kesinleşmiş kararı var diyemem ama bu konular görüşüldü. Bütün ülkeler anlaşırsa ortak bir operasyon yapılabilir” dedi.
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş ise dün “YPG güçlerinin Menbiç’ten çekilmesini bekliyoruz… Bu operasyonları şehirlerin ‘kendi halkları tarafından yönetilmesi’ için, bölge halklarının menfaati için yapıyoruz” dedi.
ABD’nin Rakka ile ilgili kararı kesinleşmemiş olabilir ama ‘Menbiç’le ilgili kararının kesin olduğunu, bu kentin PYD-PKK’nın elinden alınmasına izin vermeyeceğini’ belli etti.
Bu durumda yapılması gereken şey, ABD ile açık açık “Sınırımızın güneyi boyunca kurulacak bir PYD özerk bölgesinin Türkiye’de PKK terörünü arttıracağını, sınırlarımızın güvenliğinin tehlikede olacağını” konuşmak ve Rakka operasyonu sonunda bu kentin yönetiminin kime verileceğini sormaktır.
Dış politikada zıtlaşmayla çözüm mümkün değildir ve Türkiye için çok sıkıntılı ve uzun bir süreç başlayabilir.
Kardak ve adalar
Yunan Savunma Bakanı Panos Kammenos, TV’de “Kardak’a gelsinler, nasıl gideceklerini görelim. Yunan Silahlı Kuvvetleri her ihtimale karşı hazırlıklıdır” diyerek Türkiye’ye meydan okudu.
Yunanistan daha önce çok sayıda Türk adasına el koyarak Yunan bayrağı dikmiş, askerlerini bu adalara yerleşmişti.
11 Nisan 2016’da ise Yunan Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı Muğla’ya bağlı Ardıççık adasına giderek “Ege, Yunan denizidir. Savaşmak istemeyiz ama haklarımızdan 1 cm taviz vermeyiz” dedi.
Yunan Bakan daha da ileri gidip Kardak’ın Yunan adası olduğu imasıyla “Yunan adasına ayak basacak olanlar geri dönerler mi görürüz” tehdidini de savurdu.
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu buna “Türk askerinin geldiği zaman ne yapacağını en iyi onlar bilir. O şımarık çocuğa iyi anlatsınlar, bizim de sabrımızı taşırmasınlar” cevabını verdi.
Verdiğimiz cevap güzel ama sonuçta “şımarık çocuğun” yaptıkları bu şekilde söz düellolarıyla çözülecek türden değil.
Yazının devamı için tıklayın >>
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş ise dün “YPG güçlerinin Menbiç’ten çekilmesini bekliyoruz… Bu operasyonları şehirlerin ‘kendi halkları tarafından yönetilmesi’ için, bölge halklarının menfaati için yapıyoruz” dedi.
ABD’nin Rakka ile ilgili kararı kesinleşmemiş olabilir ama ‘Menbiç’le ilgili kararının kesin olduğunu, bu kentin PYD-PKK’nın elinden alınmasına izin vermeyeceğini’ belli etti.
Bu durumda yapılması gereken şey, ABD ile açık açık “Sınırımızın güneyi boyunca kurulacak bir PYD özerk bölgesinin Türkiye’de PKK terörünü arttıracağını, sınırlarımızın güvenliğinin tehlikede olacağını” konuşmak ve Rakka operasyonu sonunda bu kentin yönetiminin kime verileceğini sormaktır.
Dış politikada zıtlaşmayla çözüm mümkün değildir ve Türkiye için çok sıkıntılı ve uzun bir süreç başlayabilir.
Kardak ve adalar
Yunan Savunma Bakanı Panos Kammenos, TV’de “Kardak’a gelsinler, nasıl gideceklerini görelim. Yunan Silahlı Kuvvetleri her ihtimale karşı hazırlıklıdır” diyerek Türkiye’ye meydan okudu.
Yunanistan daha önce çok sayıda Türk adasına el koyarak Yunan bayrağı dikmiş, askerlerini bu adalara yerleşmişti.
11 Nisan 2016’da ise Yunan Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı Muğla’ya bağlı Ardıççık adasına giderek “Ege, Yunan denizidir. Savaşmak istemeyiz ama haklarımızdan 1 cm taviz vermeyiz” dedi.
Yunan Bakan daha da ileri gidip Kardak’ın Yunan adası olduğu imasıyla “Yunan adasına ayak basacak olanlar geri dönerler mi görürüz” tehdidini de savurdu.
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu buna “Türk askerinin geldiği zaman ne yapacağını en iyi onlar bilir. O şımarık çocuğa iyi anlatsınlar, bizim de sabrımızı taşırmasınlar” cevabını verdi.
Verdiğimiz cevap güzel ama sonuçta “şımarık çocuğun” yaptıkları bu şekilde söz düellolarıyla çözülecek türden değil.
Yazının devamı için tıklayın >>







YORUMLAR