TL bıçak sırtında

YSK'nın 6 Mayıs'taki İstanbul kararından önce 6 TL barajını aşan ABD Doları, çıkışını sürdürerek 6.24’ü geçti. Bu seviye, 24 Eylül 2018’den bu yana doların TL karşısında ulaştığı en yüksek düzey. Merkez Bankası, TL'deki değer kaybına karşı 1 hafta vadeli repo ihalelerine ara verdi ancak bu hamle piyasalarda karşılık bulmadı

TL bıçak sırtında

YSK'nın 6 Mayıs'taki İstanbul kararından önce 6 TL barajını aşan ABD Doları, çıkışını sürdürerek 6.24’ü geçti. Bu seviye, 24 Eylül 2018’den bu yana doların TL karşısında ulaştığı en yüksek düzey. Merkez Bankası, TL'deki değer kaybına karşı 1 hafta vadeli repo ihalelerine ara verdi ancak bu hamle piyasalarda karşılık bulmadı

TL bıçak sırtında
09 Mayıs 2019 - 23:01

İç ve dış gelişmeler Türk ekonomisini derinden sarsıyor. Ekonominin üç ana göstergesinden birinin de döviz kurlarında yaşanan değişim teşkil ediyor.

Diğer iki faktörü ise faiz ve enflasyon oranları oluşturuyor. Türkiye'de şu an her 3 gösterge raydan çıkmış durumda. Faiz oranları yüzde 24, enflasyon yüzde 20, dolar kuru ise 6.24 TL...

Merkez Bankası'nın döviz rezervlerindeki azalma, önümüzdeki 12 ay içinde Türkiye'nin 177 milyar dolar borç ödeme yapacak olması, ABD ile yaşanan S-400 anlaşmazlığı kurların roketlemesinde etkili oluyor. Döviz kurarının akıbeti aslında tümüyle 177 milyar dolarlık borç ödemesine bağlı.

Türkiye borç para bulmak zorunda

Merkez Bankası'nın kasasında kullanılabilir net döviz rezervi 16-18 milyar dolar olunca, haliyle para piyasalarında iş yapanlar "Türkiye nereden para bulacak da bu borcu ödeyecek?" sorusunu yöneltiyor. Kasada olmadığına göre bu paranın borç alınması gerekiyor.

Borç veren merkezler ise belli: Londra ya da New York.

Her iki piyasa da ilk önce Türk-Amerikan ilişkilerine bakıyor. Bu ilişkiler iyi ise ekonomik göstergelere göz atılıyor. Türkiye şu sıralar bu parametrelerin tamamından sınıfta kalmış durumda. O zaman başka bir kanaldan borç alınması gerekiyor.

Bu noktada Çin önemli bir kapı ancak Çin yönetimi şu sıralar ABD ile sıkı bir ticaret savaşına girdiğinden Türkiye'ye borç verme konusunda hevesli değil. Çin ve Hong Kong piyasalarının da Türkiye'ye kredi açma gibi düşüncesi yok. Peki, Katar destek olabilir mi? Katar gibi küçük bir ülkenin kaynakları Türkiye'nin açığını kapatmaya yetmez. Bir de Katar da neticede borç veriyor, karşılığında faiz alıyor!

YSK kararı da sarstı

Öte yandan YSK'nın 6 Mayıs'ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini iptal etmesi de döviz kurlarının yükselmesinde etkili oldu. Nitekim ABD Doları, son 3 günde TL karşısında yüzde 4 değer kazanarak, 6.00'dan 6.24 liraya çıktı.

TL, son 3 gün içinde açık ara en fazla değer kaybeden para birimi oldu. Özellikle yüksek bütçe açığının olduğu bir dönemde hükümetin yeniden seçim ekonomisi uygulama ihtimali, kurların ipini koparmasına yol açıyor.

Bu çerçevede TÜSİAD'ın YSK kararından sonra yaptığı "Kapsamlı bir ekonomik ve demokratik reform gündemine odaklanmamız gereken bu dönemde, seçim ortamına geri dönmek kaygı vericidir" açıklamasını da not etmek gerekiyor. Merkezi yönetim bütçesi bu yılın ilk 3 ayında 36 milyar lira açık verdi.

Eğer seçim programı uygulanırsa açığın nereye varacağını kestirmek zor. Bütçe açığı faizleri yükseltiyor zira bu açık, bankalardan borç alınarak kapatılıyor. Faizler artınca enflasyon ve döviz kurları artıyor. Bu da hayat pahalılığı ve işsizlik gibi sosyal sorunlara kapıyı açıyor. 

Merkez, bankaları yüksek faize zorluyor

Merkez Bankası, TL'deki değer kaybını engellemek için 1 hafta vadeli repo ihalelerine ara verdi. Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada, "Finansal piyasalarda yaşanan gelişmeler dikkate alınarak, 1 hafta vadeli repo ihalelerine bir süreliğine ara verilmesi kararlaştırılmıştır" denildi.

Açıklama, yüzde 24 seviyesinde bulunan politika faizinden yapılan TL fonlamasına ara verilmesi anlamına geliyor. Merkez Bankası politika faizi olan bir haftalık repo faizini kullanarak bankaların günlük TL nakit ihtiyacını karşılıyor.

Fonlamanın geçici süreliğine durdurulmasıyla, bankalar fonlama ihtiyacını faizlerin daha yüksek seviyelerde oluştuğu geç likidite penceresinden karşılıyor. Bankaların geç likidite penceresine yönlendirilmesi, TL'yi korumak adına sınırlı bir dönem için faizin yükseltilmesini sağlıyor.

Merkez Bankası'nın geç likidite penceresindeki borç verme faiz oranı yüzde 27 seviyesinde bulunuyor. Merkez Bankası, dövize müdahale kapsamında Perşembe günü ayrıca TL zorunlu karşılık oranını yüzde 40'tan yüzde 30'a indirdi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum