En büyük bayrama iki gün var
GÜNÜN YAZISI

GÜNÜN YAZISI

En büyük bayrama iki gün var

06 Ağustos 2020 - 10:54

Bugün Zilhicce'nin 16'sı. Gadir Hum'a iki gün var. Yani en büyük bayrama iki gün var. 

Diğer bir ifade ile Peygamber Efendimizin (s.a.a.v) ilk ve son Hac'cı, bu hac dönüşü nazil olan Ali İmran Suresi 67. ayet ve bu ayetin emrine binaen Efendimizin, ashabını Gadir Hum denilen mevkide toplayarak verdiği hutbe ve bu hutbede, Allah'ın (c.c) emri ile kendisinden sonraki halifenin (devlet yöneticisinin) İmam Ali olduğunu, aynı zamanda İmam Ali'nin velayetin başı olduğunu, kendisinden sonraki hidayet önderi olduğunu, Ali'ye çıkmayan her kapının batıl olduğunu deklere etmiş ve bütün sahabeler bu hakikatleri kabul (biat) etmişlerdi.

Sonrasından Efendimizin son demlerinde yaşanan 'Usame'nin Ordusu' ve 'Kırtas Olayı' Efendimiz (s.a.a.v) ruhunu teslim ettikten hemen sonra Sakife fitnesi hakikatlere perde olmuş ama hakikatleri değiştirememiştir.

21. yüz yılda bu perdeleri yırtan ve iman ehlini, Ehl-i Beyt ile buluşturan Prof. Dr. Haydar Baş'ı her daim rahmet ve özlemle anıyorum.

Bu bölümde Prof. Dr. Haydar Baş'ın Ehl-i Beyt Külliyatından, İslam tarihinin 'şöhretli Sünni alimi' diye tabir edilen büyük insanların bir kaçının 'hilafet' hakkındaki görüşlerini aktaracağım. 

İmam Gazali Hazretleri hilafet hakkında şöyle der;      

"Fakat (hilafet hususunda) delil (hüccet) bütün açıklığıyla ortaya çıktı. Ve konu aydınlandı. Cumhur (Müslümanların tamamına yakın çoğunluğu) Gadr-i Hum hutbesindeki hadisin metninde şeksiz, şüphesiz tam icma ve ittifak ettiler. Orada Resulüllah (s.a.v.) şöyle buyuruyor: "Ben kimin idarecisi ve velisi isem, Ali'de onun idarecisi ve velisidir." 

(Resulüllah hutbesini bitirir bitirmez) Ömer, derhal "yaşa, yaşa, bravo Sana ey Hasan'ın babası! Sen artık bizim velimiz, kadın, erkek bütün müminlerin velisi oldun" diyerek kutladı. Şüphesiz bu emre teslimiyet, tayin edilene ilişkin rıza beyanı ve açık hükümdür. 

Fakat daha sonraları makam ihtirası yüzünden hevâ ve heves galip geldi. Riyaset koltuğuna sarılmak ağır bastı. Samimiyetleri yok oldu. Arzularına boyun eğerek güç bayraklarını havaya kaldırıp dalgalandırdılar. Hayal dünyalarına ve ülkeleri fethetme ihtiraslarına karışıp kayboldular. Nefislerinin hevâ kaseleri onları demleyip başlarını döndürdü. 

Böylece kendisinden sonra vekil bırakan (Resulüllah)'dan yüz çevirdiler. O'na sırtlarını döndüler. (Kur'an'ın ahkâmını) az bir pahaya sattılar. Allah'a karşı işledikleri bu iş, ne kötü bir iştir. 

Bu sebeptendir ki, nitekim Resulüllah (s.a.v.) vefatından önce ölüm döşeğinde iken, "Bana kalem kâğıt getirin, size bazı şeyler not ettireyim, yapmanız gerekenleri hatırlatacak şeklide kaydettireyim" diye seslenirken Ömer, "Şüphesiz bu Zat hezeyana kapılmıştır" demişti. 

Dolayısıyla icmaya ve (icma ile sabit) naslara aykırı olarak teviller üretmek batıldır. (Ebu Bekir'in hilafeti bu sebeple geçerli değildir) eğer onun hilafetini kurtarmak için "icma hâsıl olmuştu" derseniz, şüphesiz bu da doğru değildir. 

Çünkü Ebu Bekir'in hilafetinde icma yoktur. Nasıl olsun ki? Hz. Abbas ve evlatları, Hz. Ali, zevcesi Fâtımâ ve evlatlarının hiçbirisi biat halkasında bulunmadılar. Dahası Sakife'de bulunanların bile birçoğu muhalefet ederek oradan ayrıldılar." 

Bu ifadeler, Gazali'nin hilafetle ilgili tespitleridir. (İmam Gazali, Sırr'ul Alemeyn ve Keşf-i Ma Fi'd-Dareyn s. 16-18 Millet Kütüphanesi yazma eserler, Ali Emiri Arabi böl. No. 915447)

Ebu Hanife hilafet için ne diyor?

İmam Azam Ebu Hanife ise bu konuda şunları söylemektedir;

"Şamlılar, bizi sevmiyor. Zira Hz. Ali veya Muaviye'nin saflarından birine iştirak etmemiz talep edildiğinde biz ancak Ali'nin askerleri arasına katılırız diyoruz. 

Ehl-i hadis diye bilinenler de bizi sevmiyor. Zira biz Ehl-i Beyt'i seviyoruz, Ehl-i Beyt'e gönülden bağlıyız. Hilafetin, Hz. Ali'nin hakkı olduğuna inanıyor ve savunuyoruz…

(Zeyd bin Ali Zeynelabidin'in, Hişam'a karşı başlattığı) savaşta bizzat yer alamadım. Çünkü halkın bana teslim ettiği emanetler vardı. Emanetlerin zayi olmasından korktum. 

İmam Zeyd'in hak davayı sürdürdüğüne kani idim. Ona malımla tam destek vermekten geri durmadım. İmam Zeyd'in bu çıkışı Resulüllah'ın Bedir'deki çıkışına benziyor." (Bezzazi, Menakıb-u Ebu Hanife, s. 275 Dar'ül Kitab'ül Arabi, Belazuri, Ensab'ül Eşraf, c. 3, s. 435/Menakıb-u Ebi Hanife, s. 267-268 Dar'ul Kitab'il Arabi)

Dikkat ettiyseniz kaynakların tamamı Sünni. Evet, Prof. Dr. Haydar Baş, 2 yüzden fazla Sünni diye tanımlanan alimlerin eserlerini tarayarak eşsiz bir külliyat ortaya koydu. 

Bu eserlerin tamamında ayet ve hadisler ışığından Peygamberimizden sonraki devlet başkanının (halifenin) İmam Ali (a.s) olduğu kesindir.  (devam edeceğiz)
Akın Aydın
akinaydin @ yenimesaj.com.tr


 

Bu yazı 1239 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum